/

Yeryüzünde Filizlenen Mantarlar Ekosisteme Katkı Sağlıyor

6 dakikalık içerik

Yeni bir araştırmaya göre yağmurdan sonra oluşan mantarların, görsel güzellik oluşturmaktan daha önemli bir görevi olduğu ortaya çıktı. Bu mantarları üreten fungi’lerin (fungus, mantar) dünyayı daha istikrarlı ve üretken tutuyor olabileceği düşünülüyor. Berlin Özgür Üniversitesi bitki ekolojisi profesörlerinden Prof. Dr. Matthias C. Rilling, bahsi geçen mantarlar hakkında, “Gerçekten de Dünya ekosistemlerinin sağlığı için kritik öneme sahip olabilirler” dedi.

Tropikal, Ilıman Ve Kutup İklimlerinden Yaklaşık 700 Örnek İncelendi

Günümüzde 70 bin tane fungi türü olduğu biliniyor. Bu türler içinde ekmek pişirmeye yarayan mayalarla beraber, küfler, likenler, mantarlar, şapkalı mantarlar ve kurtmantarları da bulunuyor. Bunların çoğu yer altında yaşıyor ve araştırmacılar genellikle onları pek önemsemiyorlar. Fakat son yıllarda bilim insanları ilginç keşifler gerçekleştirdi. Kök mantarları gibi bazı mantarların, ağaçları birbirine bağladığı, onlara besin sağladığı ve dolayısıyla da ormanın gelişimine katkıda bulunduğu ortaya çıktı.

Yer altı mantarlarının bu performansını fark eden bilim insanları, yer üstü mantarlarının da aynı işleve sahip olup olmadığını sorguladı. Bu amaçla yola çıkan İspanya Ulusal Araştırma Konseyi’nden ekosistem araştırmacısı Manuel Delgado-Baquerizo, dünyanın dört bir yanından farklı projeler için yerel toprak örneklerini ve içerdikleri mantarları sistematik olarak toplayan ve analiz eden meslektaşlarıyla bir araya geldi. Bu ekip toplamda tropikal, ılıman ve kutup iklimlerinden yaklaşık 700 örneği analiz etti.

Çeşitli Ayrıştırıcılar Kurak Dönemlerde Bile Bitki Örtüsünü Besliyor

Delgado-Baquerizo’nun ekibi, DNA’yı kullanarak, her bölgedeki toprak mantarlarının ne kadarının hastalık yapıcılar, kökmantarlar, ayrıştırıcılar (küf gibi) ve bitki köklerinin içinde yaşayan mantarlar olduğunu belirledi. Araştırmacılar ayrıca, her alanda ne kadar fotosentez yapıldığını, dolayısıyla bitki örtüsünün ne kadar verimli olduğunu ve bu verimliliğin son 20 yılda ne kadar değiştiğini gösteren uydu görüntülerini de inceledi. Rillig tüm çalışmaları hakkında, “Bu, verilerin akıllıca bir birleşimidir” diye konuştu.

Araştırmanın sonucu netleşti. Delgado-Baquerizo ve meslektaşlarının Nature Ecology & Evolution’da yayınladıkları rapora göre, çayırlardan ormanlara ve çöllere kadar çok çeşitli ekosistemlerde, daha fazla ayrıştırıcı türü, daha fazla bitki üretkenliği zaman içinde aynı kaldı. Yazarlar, çok çeşitli ayrıştırıcılara ve daha az ölçüde kök mantarlara sahip olmanın, kurak dönemlerde bile bitki örtüsünün büyümesine yardımcı olduğunu ortaya çıkardı.

Bu Mantarların Rolleri Kök Mantarlarından Daha Büyük Olabilir

Bu çeşitlilik, koşullar nasıl değişirse değişsin bazı mantarların üstlerindeki bitkilere besin sağlayabileceğini garanti edebilir gibi görünüyor. Yeni Zelanda Birincil Endüstriler Bakanlığı’nda mantar hastalığı ekoloğu olan ve çalışmaya dâhil olmayan Sarah Sapsford bu mantarlar için, “Rolleri kökmantarlardan daha büyük olabilir” diyor.

Rillig mantarlar üzerinde yaptığı araştırma ile ilgili, “Konumdan konuma değişen tüm değişkenlere rağmen, bu kalıpların öne çıkması büyüleyici” dedi. Bununla birlikte Rilling, çalışmanın mantar çeşitliliğinin durağanlığına (veya hasar görebilirliğine) neden olduğunu kanıtlamadığına dikkat çekti. Bu noktada topraktaki diğer mikrop türlerinin çeşitliliği gibi faktörlerin de önemli olabileceğini söyledi.

 

Kaynak: science.org

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.