dev virüslerin içindeki küçük enfekte virüsler

Virüsler de diğer virüsleri enfekte edebilir

5 dakikalık içerik

Ontario Gölü’ndeki tek bir damla suda, bol miktarda yosun bulabilirsiniz. Bu alglerde, 2015 yılında biliminsanları “dev virüs” denilen gizemli bir gruba ait yeni bir virüs buldu. Şimdi ise biliminsanları bu dev virüslerin içinde yeni virüsler keşfetti; CpV-PLV Larry, Curly ve Moe isimleri verilen üç küçük virüs.

Michigan Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırma görevlisi Joshua Stough, Three Stooges (Üç Yardakçı-üç küçük virüs için deniliyor) makalesinin yazarlarından biridir. Stough, “Onlarla başa çıkıp çıkamayacağımı görmek için başlangıçta isimlerini verdim” dedi.

Bu virüslerin üçü de, diğer virüsleri enfekte etme konusunda uzmanlaşmış virüsler olarak bilinen virofajlardır. İlk önce 2008’de su soğutma kulesinden dev virüsler bulaştıran virofajlar keşfedildi. O zamandan beri, biliminsanları, sadece algler veya amipler gibi mikroskobik organizmaları enfekte eden dev virüslerden sadece küçük bir kısmını izole ettiler. British Columbia Üniversitesi’nden virolog Curtis Suttle, “Rus bebeği gibiler” diyerek, virüsleri matruşkalara benzetti.

Dev virüslerde üremek için genler bulundu

Dev virüsler tuhaf ve anlaşılamıyor. Virüslerin geleneksel olarak yaşamadığı kabul edilir, çünkü bakteri veya çok hücreli organizmalar gibi kendi başına üremez. Ancak dev virüsler canlı ve ölü arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor. Çünkü bazıları neredeyse bakteri kadar büyük ve genomlarında üreme için gerekli birçok gen var.

Ekip, çok daha az renkli olan CpV-BQ2 isimli dev virüsün DNA’sını sıralamayı başardı. Stough, saf DNA’yı CpV-BQ2 virüslerinden sıraladıklarını söylüyor. Ancak verilerdeki tuhaflık, üç yeni virofajı da görmeleriydi. Özellikle, CroV olarak adlandırılan başka bir dev virüsü parazitleyen bir virofaj ile benzerlikleri vardı.

Virofajlar da virüstür ve diğerlerini enfekte eder

Suttle, 1995 yılına kadar bilmeden CroV’yi izole etmişti. Diğer biliminsanları dev virüslerin var olduğunu bile fark etmeden önce o, yıllarını CroV’yi incelemekle harcadı. Suttle, DNA dizilimi teknolojisi gelişince ve Matthias Fischer laboratuara katılınca CroV’yi çözdü. Donma, virofajların çoğunu tahrip etti. Ancak dev virüsleri dondurucudan çıkardıklarında ve laboratuvarda geliştirdiklerinde, virofajlar dev virüslere kopyalanıp saldırmaya başladı.

Suttle’nın bulduğu virofajlar ayrıca başka bir garip genetik olgunun kökenini de açıklayabilir. Transpozonlar veya “zıplayan genler”, canlı organizmaların genomları içinde hareket edebilen DNA dizileridir. Suttle ve ortağı Mattihas Fischer’ın bulduğu virofajların DNA dizileri, Polinton transpozonunkilere benziyordu. Virofajların artık alg veya amip gibi konakçı hücreleri enfekte eden dev virüsleri enfekte ettiği bilinmektedir.

Suttle ve Fischer, bunun geçmişte bir adım daha ileri gitme ihtimalini varsayıyor; eski virofajlar, zamanla konakçı hücrenin bir parçası olmuş olabilir. Virofajlar, dev virüsleri öldürerek ev sahibi oldu ve kendilerine güvenli bir yer edindi. Sonunda bu virofajlar, transpozon haline geldi.

Ontario Gölü’nden açıklanan Stough’nun üç virofajı da, bu Polinton transpozonlarına genetik olarak benzer. Ancak, üç virofajın bir şekilde dev virüs CpV-BQ2’nin içinde saklandığı söyleniyor.

Kaynak; The Atlantic

Sizin yorumunuz nedir?

Your email address will not be published.