/

Uzun Süreli Oturma Problemine Çözüm: Her Yarım Saatte Bir Yürüyüş

7 dakikalık içerik

Bireylerin günlük yaşamda oturarak vakit geçirme sürelerinde bir artış gözlemleniyor. Çoğu zaman ev ortamlarında karşılaşılan bu durum, şimdilerde iş yerlerinde ya da çevrimiçi işler vasıtasıyla bizlere ulaşıyor. Hareketin kısıtlı olduğu masa ve bilgisayar başı işler, çevrimiçi eğitim gibi faaliyetler bu durumu tetikliyor.

Uzun Süreli Oturmalar Sağlığı Tehdit Edebiliyor

Bilim insanlarına göre düzenli olarak egzersiz yapsanız dahi, günlük yaşamın temel unsuru olan uzun süreli oturmalar sağlığı tehdit edebiliyor. Yapılan araştırmalardan edinilen bulgulara göre doktorlar tüm yetişkinlere daha az oturmalarını ve daha fazla hareket etmelerini tavsiye ediyor.

Bu durumda akıllara gelen soru ise şu, ne kadar sıklıkla oturduğumuz sandalye ve koltuklardan kalmamız gerekiyor? Ayrıca bunu ne kadar süreyle yapmalıyız? İşte bilim insanları bu konuyu araştırdı.

Her Yarım Saatte Bir Sadece Beş Dakikalık Yürüyüş Sistemi

Columbia Üniversitesi egzersiz fizyologları tarafından yapılan bir araştırma, bu soruları yanıtlamayı hedefledi. Araştırmaya göre, uzun süreli oturma dönemlerinde her yarım saatte bir sadece beş dakikalık yürüyüş, zararlı etkileri dengeleyebilir.

Columbia University Vagelos College of Physicians and Surgeons’ta davranışsal tıp profesörü Doç. Dr. Keith Diaz liderliğindeki çalışma, American College of Sports Medicine dergisinde çevrimiçi olarak yayınlandı.

Bir veya iki aktivite seçeneğini test eden diğer çalışmaların aksine, Doç. Dr. Diaz’ın çalışması beş farklı durumu test etti. Bu test; her 30 dakikalık oturmadan sonra bir dakikalık yürüme, her 60 dakikada bir dakika, her 30 dakikada beş dakika, her 60 dakikada beş dakika ve yürümenin hiç olmadığı beş ayrı durumu içeriyor.

Birden Fazla Seçenek En Doğru Bulguya Ulaşmak İçin Önemliydi

Doç. Dr. Diaz, “Birden fazla seçeneği karşılaştırmasaydık ve egzersizin sıklığını ve süresini değiştirmeseydik, insanlara en uygun rutin hakkında en doğru bilgiyi sunamazdık” dedi.

Çalışmaya katılan 11 yetişkin Doç. Dr. Diaz’ın laboratuvarında sekiz saat boyunca ergonomik bir sandalyede oturdu. Katılımcılar sadece koşu bandında yürüyüş veya banyo molası gibi önerilen egzersiz seçenekleri için yerlerinden kalktı. Araştırmacılar, aşırı veya eksik egzersiz yapmamalarını sağlamak için her katılımcıyı gözlemledi. Katılımcıların kan basıncı ve kan şekeri (kardiyovasküler sağlığın temel göstergeleri) periyodik olarak ölçüldü. Katılımcıların oturumlar sırasında bir dizüstü bilgisayarda çalışmasına, kitap okumasına ve telefon kullanmasına izin verildi. Deneyde katılımcılar için standart yemekler sağlandı.

Kan Şekerindeki Ani Yükselmeleri Yüzde 58 Oranında Azalttı

Araştırmacıların bulduğu en uygun hareket miktarı, her 30 dakikada bir beş dakikalık yürüyüştü. Bu, hem kan şekerini hem de kan basıncını önemli ölçüde düşüren tek miktardı. Buna ek olarak, bu yürüyüş sistemi, katılımcıların büyük öğünlere nasıl tepki verdiğini göstererek, tüm gün oturmaya kıyasla kan şekerindeki ani yükselmeleri yüzde 58 oranında azalttı.

Her 30 dakikada bir 1 dakika yürüyüş molası vermek de gün boyunca kan şekeri seviyelerinde mütevazı faydalar sağlarken, 60 dakikada bir (bir dakika veya beş dakika) yürümek hiçbir fayda sağlamadı.

Tüm gün bu sistemle yürüyüşleri, tüm gün oturmaya kıyasla kan basıncını 4 ila 5 mmHg oranında azalttı. Doç. Dr. Diaz bu düşüşün gayet yüksek olduğunu belirterek, “Bu, altı ay boyunca günlük egzersiz yapmaktan bekleyeceğiniz azalmayla karşılaştırılabilecek bir düşüş” dedi.

Katılımcıların Ruh Hali, Yorgunluk Ve Bilişsel Performans Düzeyleri De Ölçüldü

Araştırmacılar ayrıca, test sırasında katılımcıların ruh hali, yorgunluk ve bilişsel performans düzeylerini periyodik olarak ölçtü. Saatte bir dakika yürüyüş dışındaki tüm yürüyüş rejimleri, yorgunlukta önemli azalmalara ve ruh halinde önemli iyileşmelere yol açtı. Yürüme rejimlerinin hiçbiri bilişsel performansı etkilemedi.

Doç. Dr. Diaz, ruh hali ve yorgunluk üzerindeki etkilerin önemli olduğu söyleyerek, “İnsanlar kendilerini iyi hissettiren ve keyifli olan davranışları tekrar etme eğilimindedir” diye konuştu.

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.