//

Su Samurlarının Soğuk Sularda Vücut Isılarını Nasıl Koruduklarını Öğrendik

5 dakikalık içerik

Suda yaşayan memelilerin vücut ısılarını koruması, kara memelilerine göre çok daha zordur. Çünkü su, ısıyı havadan çok daha hızlı iletir. Çoğu deniz memelisinin büyük bedenleri ve yalıtım için sahip oldukları kalın yağ tabakaları, vücut ısılarını korumakta oldukça işlevseldir. Fakat su samurları suda yaşayan memelilerin en küçüğü olup, yalıtım için gereken kalın yağ tabakasına da sahip değildirler. Bunun yerine 25.4mm kare başına 1 milyon tüy ile tüm memelilerden daha sık bir kürke sahiptirler. Bu sık kürk tabakası da yalıtım için gerekli olan hapsettiği hava tabakasını sağlaması için düzenli bakıma ihtiyaç duymaktadır. Bu da bir samurun günlük aktivitesinin yaklaşık %10 civarını kapsar. Bunun yanı sıra istirahat halindeki bir su samurunun metabolizma hızı benzer boyuttaki memelilere göre 3 kat daha hızlıdır. Bu yüksek metabolizma hızı ve günlük tüy bakımının enerji bakımından yüksek bir maliyeti vardır. Bir su samuru bunu karşılayabilmek için kendi ağırlığının %20’si oranında yiyecek tüketmelidir. 100 kg bir insanın günde 20 kg yemek yemesi gerektiği düşünüldüğünde oranın fazlalığı daha net anlaşılmaktadır.

Peki, bu metabolizma hızı ısıya nasıl dönüşüyor? 

Hücrelerde besini ve oksijeni enerjiye dönüştüren yapı taşı mitokondridir. Mitokondrinin besinleri yüksek enerjili molekül olan ATP’ye dönüştürmesini araştırmacılar bir barajın depolanan suyunun elektriğe dönüştürülmesi mekaniğine benzetmekteler.

Araştırmacılar farklı yaşlardaki (yetişkin, orta yaşlı ve bebek) su samurlarından aldıkları kas dokusu örneklerini incelediler. Bu inceleme neticesinde su samurunun kaslarındaki mitokondri aracılığıyla su barajı örneğinde olduğu gibi, suyun yani besinin az bir kısmının enerjiye dönüştürüldüğü, diğer bir kısmının bir nevi sızdırma mekaniği göstererek ısı olarak kazanım sağladığı ortaya konuldu. Bu kas metabolizmasının su samurlarında soğukta hayatta kalmalarını sağlayan ana faktör olduğu anlaşılırken yeni doğan, yüzme ve dalış için olgunlaşmamış yavru su samurlarının kaslarının da bu metobolik davranışı sergilediği görüldü.

Araştırma açıkça gösteriyor ki kas dokusu hareket etme faaliyetlerinden çok daha fazlasına muktedir. Kas, vücut kütlesinin çok büyük bir bölümünü oluşturduğundan, kas metabolizmasındaki küçük bir artış bile, bir hayvanın kullandığı enerji miktarını önemli ölçüde artırabilir.

Bunun insan sağlığı için önemli etkileri olabilir. Bilim insanları istirahatte iskelet kası metabolizmasını güvenli ve geri dönüşümlü olarak artırmanın yollarını keşfederse, doktorlar bunu bir hastanın yakabileceği kalori miktarını arttırarak obezite artış oranlarını azaltmak için bir araç olarak kullanabilirler.

Tersine, iskelet kası metabolizmasını azaltmak, kanser vb. hastalıklarından muzdarip hastalarda enerji tasarrufu sağlayabilir ve uzun süreli uzay uçuşlarında astronotları desteklemek için gereken yiyecek ve kaynakları azaltabilir.

 

Kaynak: Skeletal muscle thermogenesis enables aquatic life in the smallest marine mammal-DOI: 10.1126/science.abf4557

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.