PISA 2018 açıklandı – Türkiye OECD ortalamasının altında kaldı

9 dakikalık içerik

PISA 2018 sonuçları açıklandı. 

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 3 yılda bir düzenlenen PISA testinin sonuçları açıklandı. PISA testi, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiriyor. 

BBC Türkçe’nin haberine göre, PISA testine ülkemizden 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 73’ünü temsil eden 186 farklı okuldan 6 Bin 890 öğrenci katıldı. 2018 sonuçlarına göre, 2015 sonuçlarına kıyasla Türkiye’deki öğrencilerin puanları artsa da, Türkiye “okuma, matematik ve fen bilimi” alanlarının tamamında OECD ortalamasının altında kaldı.

PISA 2018 sonuçlarına göre Türkiye, teste katılan 37 OECD ülkesi arasında; Slovakya, Yunanistan, Şili, Meksika, Kolombiya ve İspanya’yı geçerek 31. sırada yer aldı.

PISA kapsamında öğrenciler “okuma, matematik ve fen” alanlarında verdikleri yanıtlara göre 1’den 6’ya kadar gruplara ayrılıyor ve en üst düzey “5 ve 6. seviye” olarak tanımlanıyor. Türkiye’de öğrencilerin sadece küçük bir kısmı en azından bir alanda yüksek (5 ve 6 seviyesinde) başarı gösterebildi.

Türkiye tüm branşlarda OECD ortalamasının altında kaldı

Türkiye 2003’den bu yana tüm branşlarda OECD ortalamasının altında kaldı. Ancak Türkiye’de öğrencilerin becerisi 2003’ten 2012 yılına dek artan bir eğilim vardı. Okuma alanında OECD ortalamasına en çok 2012 yılında yaklaşıldı. Fakat 2015 yılı PISA sonuçlarında Türkiye, 2012 yılı sonuçlarına göre sert bir düşüş göstererek matematik ve okuma alanlarında 2003 yılındaki seviyesine, fen alanında ise 2006 yılındaki seviyesine geriledi. 2018 sonuçları ise Türkiye’nin okuma alanında yeniden 2012 yılındaki seviyesine yaklaştığını, matematik ve fen alanlarında ise 2012 seviyesinin de bir miktar yukarısına çıktığını gösteriyor.

Okuma becerileri

PISA sonuçlarına göre Türkiye’de 15 yaş grubundaki öğrencilerin sadece yüzde 3’ü yüksek başarı seviyesinde (5 ve 6. Seviye) okuma becerilerine sahip. OECD ortalamasına göre okuma alanında yüksek başarı gösteren öğrencilerin oranı ise yüzde 9. Öğrencilerin yüzde 74’ü okumada seviye 2 ve üzerine erişebilirken bu oran OECD ortalamasında yüzde 77.

Türkiye matematikte nasıl?

PISA sonuçlarına göre, Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 63’ü matematikte seviye 2 ve üzerine erişebilirken bu oran OECD ortalamasında yüzde 76. Matematik alanında seviye ikiyi başarabilen öğrenciler asgari seviyede; net yönergeler verilmeden, basit bir durumun matematiksel temsilini yorumlayabilirler ve ayırt edebilir. Raporda bunun örneği olarak ‘alternatif iki rotanın arasındaki mesafeyi karşılaştırma’ ve ‘fiyatları farklı para birimlerine çevirme’ gösteriliyor.

Türkiye’de öğrencilerin yalnızca yüzde 5’i matematikte seviye 5 ve üzerine çıkabilirken, OECD ortalamalarında bu oran yüzde 11.

Fen bilimlerinde Türkiye

Fen alanında ise Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 75’i seviye 2 ve üzerine ulaşabilirken, OECD ortalamasına göre öğrencilerin yüzde 78’i fen bilimlerinde seviye 2 ve üzerine çıkabildi. Türkiye’de öğrencilerin yüzde 2’si fen bilimlerinde en yüksek performansı gösteren seviye 5 veya seviye 6 gruplarına dahil olabilirken OECD ortalamasında aynı oran yüzde 7 olarak gerçekleşti.

Raporda, tüm PISA katılımcısı ülkelerde öğrencilerin sosyoekonomik durumunun özellikle matematik ve fen bilimlerindeki performanslarında etkili olduğu belirtiliyor. Örneğin, Türkiye’de sosyoekonomik olarak avantajlı öğrencilerin dezavantajlı olanlara göre okuma alanında 76 puan daha fazla yaptığını ortaya koyuyor. OECD ortalamasına göre avantajlı ve dezavantajlı öğrenciler arasında okuma alanında 89 puan fark var. 

Öte yandan Türkiye’de avantajlı öğrencilerin yüzde 9’u, dezavantajlıların ise yüzde 1’i okuma branşında yüksek başarı gösterdi. OECD ortalamasında bu; avantajlı öğrencilerin yüzde 17’si ve dezavantajlı öğrencilerin yüzde 3’ü şeklinde seyretti.

Raporda ayrıca, Türkiye’de sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrencilerin yüzde 15’inin okuma alanında Türkiye’de en iyi çeyrek dilime girdiği ifade edilerek, “Bu da sosyoekonomik olarak dezavantajlı olmanın kader olmadığını gösteriyor” değerlendirmesi yapıldı.

Raporda Türkiye’de en az ve en çok başarılı öğrencilerin, OECD ortalamasına göre daha yüksek oranda aynı okulda kümelenmiş olduğu ifade edildi. Fakat Türkiye’de özellikle dezavantajlı okullarda okuyan çoğu öğrenci, onlardan beklenen “akademik başarıya ulaşma hırsının” altında bir istek gösterdi. Nitekim Türkiye’de dezavantajlı okullarda okuyan ve yüksek başarılı olan her 20 öğrenciden 1’i ve avantajlı okulda okuyup yüksek başarılı olan her 50 öğrenciden 1’i liseden sonra öğrenim hayatına devam edebileceğine inanmıyor.

Kız çocuklarının durumu

PISA 2018’e katılan tüm ülkelerde ve ekonomilerde, okuma alanında kız öğrenciler erkeklerden daha iyi bir performans sergiledi. OECD ülkeleri ortalamasına göre okuma alanında kız öğrenciler erkeklerden 30 puan fazla aldı. Türkiye’de ise kızlar okuma branşında erkeklerden 25 puan ileride.

Türkiye’nin matematik sonuçlarında kız ve erkek öğrencilerin puanları ise yakın. Fen bilimleri alanında OECD ülkeleri ortalamasında kızlar erkeklerden iki puanlık daha iyi bir performans ortaya koyarken, Türkiye’de kızlar fen bilimlerinde erkeklerin yedi puan önünde.

Türkiye’de matematik ve fen bilimlerinde yüksek başarı gösteren öğrenciler arasından her üç erkek öğrenciden birisi 30 yaşına geldiğinde mühendis ya da bilimle ilgili bir meslekte çalışıyor olmayı beklerken, kızlar arasında bu oran her beş öğrenciden birisi şeklinde seyrediyor. Yüksek başarı gösteren her iki kız öğrenciden birisi sağlıkla ilintili bir meslek sahibi olmayı beklerken, erkekler arasında sağlıkla ilintili bir meslek sahibi olmayı bekleyenler her dört öğrenciden birisi oluyor.

Kaynaklar;

OECD

BBC Türkçe

Sizin yorumunuz nedir?

Your email address will not be published.