Köşe Yazıları

Pazartesi sendromu ve sendromsuz bir pazartesinin yolları

pazartesi sendromu

Pazartesi sendromu nedir? Sendromsuz bir pazartesi nasıl olur? Bu haftaki köşe yazısında Şafak Esra Aslan, “Sendromsuz pazartesi”yi anlatıyor.

Başlığımız pazartesiyi içeriyor olsa da yazıma hepimizin sevdiği cuma gününden başlamak istiyorum. Bana kalırsa, çalışanların mesai bitişini iple çekmeleri, öğrencilerinin iki günlük özgürlük için son ders saatinde kulaklarının zilde,
gözlerinin saatte olması, tüm haftanın yorgunluğunu atmak için özgür olduğumuz iki güne kavuşmak adına geçerli sebep olabilir. Peki, cuma günü akşam saatlerine doğru artan mutluluk ve heyecan, yorgunluk en üst seviyede olmasına rağmen işten veya okuldan çıkarken adeta dolup taşan enerji durumu ne oluyor da pazar günü akşam saatlerinde yerini endişe ve strese bırakıyor?

Stresin duygusal bileşeni haftanın günleri boyunca dalgalanmalar göstermektedir. Modern zamanlarda pazartesi günü haftanın ilk iş günü olması ve iki günlük tatile son vermesi nedeniyle olumsuz bir izlenime bir hayli açıktır ve endüstrileşmiş toplumlarda, pazartesi gününün duygu durum düzeyi açısından haftanın en kötü günü olduğu geniş bir kesim tarafından kabul edilmektedir. Gün bazında haftalık duygu durum döngüsüyle ilgili bir araştırmada, ortalama depresyon şiddeti en düşük cuma ve cumartesi günü en yüksek ise hepinizin tahmin ettiği üzere pazartesi ve perşembe günü çıkmıştır.

Kimi araştırmalara göre pazartesileri kardiyak ölümler daha fazla

Zararsız olduğunu anladığımız ama yine de ciddi bir şekilde korktuğumuz bir şey için zaman zaman hepimiz endişeleniriz. Bazense beyin endişeli olmak için herhangi bir neden bulamazken bu sefer de hiçbir şey hakkında endişelenir. İnsanların, işler yolunda gidiyorken acaba kötü bir şey mi olacak düşüncesine kapıldıklarına şahit olmuşsunuzdur veya kendiniz bu durumu sorgulamış olabilirsiniz. Bu tür süreçler kişiyi kronik kaygı bozukluğu yaşamaya götürebilir. İki günlük tatilden sonra tekrar iş ortamına dönüş sürecinde yaşanılan endişe ortada hiçbir sebep yokken bile endişelenmeye yatkın insanoğlu için çok görülmemeli.

Beynin endişelenme eğilimi bedenlerimiz üstünde; yüksek kan basıncı, baş ağrısı, kramplar vb. gibi fiziksel etki yaratarak hayatımıza tesir edebiliyor. Yapılan araştırmalar, pazartesi gününün diğer günler ile karşılaştırıldığında artmış kalp krizi, intihar, iş kazaları, işe-okula devamsızlık ve düşük iş performansı oranları ilişkili bulunmuştur. İskoçya’da kardiyak nedenlerle ölen 91 bin 193 erkek ve 79 bin 51 kadın hasta incelenmiş. İstatistiksel olarak ölüm oranın hangi gün en yüksek çıktığını düşünüyorsunuz? Evet, doğru tahmin ettiniz. Pazartesi günü ölüm oranı daha fazla görülmüş ve önemli nedenlerinden birisinin de işe bağlı stres olabileceği belirtilmiş.

Pazartesi sendromu sebebiyle kapalıyız!

Kamil Güneş. Foto; AA

Pazartesi Sendromu sebebiyle kapalıyız“. Kulağa oldukça ilginç geliyor. Eskişehir’de yaşayanların veya yolu bir şekilde Eskişehir Odunpazarı ’na düşenlerin belki gidip kahvesini içtiği Keçi Geçti Kahve Evi, eğer şekerli kahve içiyorsanız ve acaba gitmiş miydim diye düşünüyorsanız gitmediniz çünkü şekerin, kahvenin tadını bozduğunu düşünen işletme sahibi Kamil Güneş şekerli kahve taleplerini geri çeviyor ve satmıyor ayrıca satılmayan tek şey şekerli kahve değil, su da satılmıyor ve sürahilerin üzerinde ‘‘Ortak Miras’, ‘‘Satılamaz’’ yazıyor. Güneş, pazartesi günü kafesini açmama gerekçesini şöyle açıklıyor; ‘‘Pazartesiler ısı ve ses geçirmeyen güleryüzsüz yalıtımla kentsel dönüştüğü için, o gün Keçi Pan’ın flütüyle bizi çağırdığı yerdeyiz.’’ Keçi geçti Kahve Evi diğer altı gün ise atölye, sergi ve kafe olarak faaliyet gösteriyor. Hafta sonu gidip atölyelerine katılmak pazartesi stresinin etkilerini biraz azaltabilir mi dersiniz?

Herhangi bir işe başlarken, stres ve kaygı duymak oldukça normal ki işe başladıktan sonra bu kaygı hızla kaybolur, yerini başarmış olmanın hazzı ve mutluluğu alır. İzin günü pazartesi olan çalışanlar üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki pazar akşamı yaşanan kaygıların aynılarını onlar pazartesi akşamı yaşıyor ve salı günü için kaygı taşıyor. İnsanın tatil sürecinden çıkıp tempoya, iş hayatına adaptasyon süreci haftanın hangi günü olursa olsun benzer şekillerde kendini gösteriyor.

Pazartesi sendromunu motivasyonla yenmeye çalışın

Yeni bir haftaya başlarken pazartesi günüyle başa çıkmanın en büyük adımının motivasyon olduğunu düşünüyorum. Yani kişinin belli bir proje, hedef ya da sonuç karşısında ilgili kalabilmesi için gereken enerjiye sahip olması. Motive olmadığımız zaman şunu biliriz ki eğer en sevdiğimiz gün cumaya bir gün kala perşembeyi yaşıyorsak ve modumuz düşük, motivasyonumuz eksikse pazartesiden hiçbir farkı olmuyor. Modern teorilere göre motivasyonun; gelecekteki sonuçlar hakkındaki beklentilerin kaynağı olduğu ileri sürülmektedir. Olumlu beklentiler istenen sonucun alınması için daha fazla gayret etmemizi sağlar, olumsuz beklentiler ise o sonucun olmaması için çalışmamızı veya ondan uzak durmamızı sağlar.

Herkese yüksek motivasyonlu, sendromsuz pazartesi diliyorum…

Yazar Hakkında

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji bölümünden 2017 yılında mezun olan Şafak Esra Bitkisel Biyoteknoloji Bilim Dalında lisansüstü eğitimine devam etmektedir. Lisans sürecinde stres koşullarına dayanıklı bitki geliştirilmesi projesi ile TÜBİTAK 2209-A programı kapsamında proje yürütücülüğü yapmıştır, yüksek lisans tez konusu ise CRISPR/Cas9 sistemi aracılığıyla erkek kısır bitki geliştirilmesi üzerine olup aynı zamanda Curtovirüslere karşı şeker pancarında CRISPR/Cas9 temelli dayanıklılık sisteminin geliştirilmesi projesinde görev almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinde İş ve Proje Geliştirme Uzmanı olarak çalışmaktadır. Bitkilerde gen transformasyonu ve gen modifikasyonuna ilgi duymakla birlikte bitkilerin etken maddelerinin ilaç olma potansiyellerini araştırmaktan zevk almaktadır.
Bilim dünyasının son haberlerini kaçırmamak için eposta bültenimize hemen üye olun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir