Özel Haberler

Paleoekoloji nedir?

Paleoekoloji geçmişin ekolojisini ele alan çalışmalara verilen isimdir. Paleoekoloji, yaşamın tarihini ekolojik bağlamda ele almakta oldukça başarılıdır. Dünyadaki canlılığın ve ekosistemlerin, geçmişten günümüze değişimlerini gözlemlemek için iyi araçlar sunar. Günümüzde karşı karşıya olduğumuz küresel çevre değişiminin sebep olabileceği sorunları öngörebilmek için paleoekoloji vazgeçilmez bir alandır.

Paleoekoloji, temel olarak sedimentlerde bulunan biyolojik bilginin paleoçevrenin tahmin edilmesinde kullanılması olarak icra edilir.

Paleoekoloji’nin tarihi

İnsanlar çok uzun sürelerden beri doğada sedimentlerin arasındaki fosil kalıntılarını bulmakta, incelemekte ve araştırmaktadır. Leonardo Da Vinci Italya’daki Apennine Dağları’ndaki denizel fosilleri bulmuş ve incelemiştir. Bu bakımdan Da Vinci’nin ilk paleoekolojik yorumlarda bulunan kişilerden olduğunu söyleyebiliriz. Fosillerle ilgili sistematik çalışmalar 19. yy’da başlamıştır. Bu süreç içerisinde de jeolojik zamanlar ortaya çıkarılmıştır. Bunun yanısıra “Türlerin Kökeni” kitabı da bu süreci oldukça hızlandırmıştır. Neredeyse 200 yıldır süren çalışmalarla ortaya çıkan fosiller incelendiğinde, ana fosil gruplarıyla birlikte Paleozoik, Mesozoik ve Senozoik dönemleri takip edilebilmektedir.

1960’lar ve 70’lerde fosil kommunitelerini ya da paleokommunite çalışmaları arttı. Çağlar boyunca canlıların ekolojik ve evrimsel değişimleri bu kommuniteler üzerinden takip edilebildi. Bu süreçte evrimsel paleoekoloji ortaya çıktı. Evrimsel paleoekoloji, fosillerdeki değişimleri takip ederek uzun süreli makroevrim süreçlerini gösteren çalışmalar olarak önem kazandı.

Paleoekoloji ve gelecek

Dünya’nın geçmiş ekolojisi, çalışmak için ilham verici ve inanılmaz bir konu. Ancak bu konu sadece çok ilgi çekici olduğu için değil aynı zamanda geleceğimize ışık tutabilecek potansiyelde olduğu için de önemli bir konu. Kısa insanlık tarihi son 100 yılda, karbon döngüsünü değiştirerek çevresinde pek çok değişiklik yarattı ve günümüzde büyük ölçekli bir küresel değişim sürecine girmiş bulunuyoruz. Bunun en büyük sebeplerinden biri, katı olarak toprak altında bulunan karbonu oradan çıkartarak, atmosferik forma sokmuş olmamız. Yani, toprak altındaki kömür ve petrol olarak bağlı olan karbonu karbondioksite çevirerek atmosfere verdik. Bu durum, atmosferde sera etkisi yapan gazların artmasına sebep oldu. Yani topraktan karbon olarak çıkarıp atmosferde biriktirdiğimiz karbondioksit, sera gazı etkisi gösteriyor ve bu da Dünya’nın daha çok ısınmasına sebep oluyor.

Dünya varolduğundan beri ilk kez bir değişim yaşamıyor. Daha önce oldukça çok değişim geçirdi. Mesela atmosferde hiç oksijen bulunmazken, evrilen fotosentetik bakteriler sebebiyle atmosferde oksijen birikti, devamında ise canlılarda oksijenin oksitleyici etkisine karşı savunma mekanizmaları ve oksijenden enerji elde etme mekanizmaları gelişti. Yani, Dünya geçmişte de benzer değişimlerle deneyler yaptı. Bu deneylerden kimi canlılar sağ çıktı, kimi canlı grupları ise yok oldu. Ancak biliyoruz ki canlılık başladıktan sonra bir kesintiye uğramadı. Paleoekoloji, üzerine çalışmalar yürüttüğü sedimentler ve fosillerle bu geçmiş değişimleri, sebeplerini sonuçlarını, nasıl geliştiklerini ortaya çıkarıyor. Bu da günümüzde yaşadığımız ve gelecekte yaşamaya devam edeceğimiz bu yeni değişimi ele almamızı kolaylaştırıyor. Çünkü, elimizde Dünya’nın değişim süreçlerine ait bilgiler ve veriler var. Bu bilgi ve veriler üzerinden modeller geliştirebiliyor, tahminlerde bulunabiliyoruz.

Kaynak;

PALEOECOLOGY Past, Present, and FutureDAVID J. BOTTJER

Yazar Hakkında

Hacettepe Biyoloji Bölümünden 2011 yılında mezun olduktan sonra ODTÜ’de Antik DNA çalışmaları ile lisans üstü eğitimini sürdürmüştür. Lisans eğitiminde ve daha sonrasında ekoloji ve popülasyon ile ilgilenmiş olup, vektör ekolojisi üzerine çalışmaları ve yayınları bulunmaktadır. ODTÜ’de lisans üstü çalışmalarına devam ederken biyoteknoloji girişimciliğine adım atmış olup, Türkiye’de inovatif biyoteknoloji ekosisteminin gelişmesi için çalışmalarına devam etmektedir. Bildiklerini ve öğrendiklerini paylaşmaktan büyük mutluluk duyan Elçin, doğrulanabilir Türkçe bilimsel yayın kaynaklarının az olmasından rahatsız olmuş ve ortağı Emre ile birlikte Bilimma'yı kurmuştur. Ekim 2016'dan itibaren bilimsel haber ve bilgilerin sorgulanabilir kaynaklarla insanlara ulaşması için yazılar yazmaktadır. Fotoğraf çekmek, arazi çalışmalarına katılmak ve gezmek başlıca ilgi alanları olup, ERES Biyoteknoloji'de projelerini sürdürmektedir.
Alakalı İçerikler
Haber

Jeolojik bir Google planı

Bilim dünyasının son haberlerini kaçırmamak için eposta bültenimize hemen üye olun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir