Gündem

Zipf Kanunu şempanzeler için de geçerli; sık kullanılan hareketler daha kısa süreli

Zipf Kanununda yer alan insan dillerinde kısa süreli kelimlerin en sık kullanılan kelimeler olduğu görüşü şempanzeler için de geçerli. Royal Society B’de yayımlanan yeni bir makale, şempanzelerin el ile iletişiminde kullanılan dilsel yasaları araştırdı. Makalenin yazarı Neuchatel Üniversitesi’nde doktora öğrencisi Raphaela Heeson, araştırma bulgularını açıkladı. İnsan dilleri, dilsel yasalar olarak bilinen ortak istatistiksel kalıplarla tanımlanır. Örneğin, Zipf’in kısaltma yasasına (Zipf Kanunu) göre, daha yaygın olarak kullanılan kelimeler daha kısadır. Çalışma, Uganda’daki Budongo Orman Koruma Alanı’ndaki bir vahşi şempanzeler topluluğu tarafından oyun bağlamında kullanılan jestler üzerinde yoğunlaştı. Çalışmada sosyal oyun bağlamında kullanılan elli sekiz farklı hareket tipi ayırt edildi. Bu hareketler…

Dünya’nın En Güzel Manzaraları Bu Kitapta

/

Dünya’nın en güzel manzaraları için bir kitap olduğunu biliyor muydunuz? Nasa son yayınladığı kitapta uzaydan çekilmiş Dünya fotoğraflarını paylaşıyor. Sadece fotoğrafları paylaşmakla da almıyor e bu fotoğrafların arkasındaki teknolojiyi açıklıyor. Nasa’nın bu ay yayınladığı kitap 168 sayfadan oluşuyor ve hikayeleriyle birlikte 69 fotoğraf bulunuyor. Bu fotoğraflar yeryüzü, kar, atmosfer ve su olarak bölümlere ayrılmışlar. “Earth” isimli kitap, Nasa’nın 60 yıllık uydu çalışmaları sonucunda elde edilen etkileyici görseller ve ilginç coğrafik ve atmosferik olayları içeriyor. Uygulamalı Bilimler direktörü olan Lawrence Friedl, “Umarız ki bu fotoğraflar, evimiz dediğimiz gezegeni keşfetmek, anlamak ve beğenmek için herkese ilham verir.” sözleriyle NASA Earth kitabını değerlendiriyor.…

Yüksek irtifada enerji üretimi

Science News’deki yeni bir makaleye göre, ‘Havadaki Rüzgar Enerjisi Sistemleri’ (Airborne Wind Energy Systems / AWES) rüzgar enerjisini toplamak ve enerji üretimi için yeni bir teknoloji türü. Geleneksel bir rüzgar türbininin pahalı ve ağır kulesi ve rotoru burada sırasıyla hafif bir ip ve bir uçakla (esnek dev uçurtmalar veya büyük uçaklar) değiştirilir. AWES, zemin oluşturma şemasında, bir elektrik jeneratörünü yere hareket ettirmek için ipin gerilim kuvvetini kullanır. Rüzgarların daha yoğun ve daha az kesintili olduğu yüksek irtifalarda (500 metreden fazla) çalışır. Aynı zamanda kolay taşınmaları, onları uzak ve zor erişim alanlarında enerji üretmeye uygun hale getirir. Bu çerçevede, UC3M (University…

Denizaltındaki yaşamdan gökyüzündeki kuşlara kadar her şey ‘Natgeo’da

/

National Geographic’in Instagram hesabı ‘@natgeo’, filtrelenmemiş ve orijinal fotoğraflar paylaşıyor. Katkıda bulunan 135 fotoğrafçı, her biri seyahatlerinden çarpıcı ve samimi bir anı ayrıntılandıran yaklaşık 20 bin fotoğraf paylaştı. Natgeo hesabındaki her fotoğraf 750 binin üzerinde beğeni ve yorum aldı. Bu fotoğraflar, büyük fırtınalardan meraklı hayvanlara kadar bizi birleştiren hikayeler. View this post on Instagram A post shared by National Geographic (@natgeo) Hayvanlar ve insanlar arasındaki bağ ile ilgili en beğenilen bazı fotoğraflar. Son dört yılda, hesaptaki fotoğraflar dört milyardan fazla beğeni ve 20 milyon yorum aldı. Vincent Musi’nin kumdaki köpek ve insan ayak izlerinin fotoğrafı gibi gönderiler, yaklaşık bir milyon…

Yunusların eğlencesi de kirpi balıklarını şişirmekmiş

BBC belgesel dizisi ‘Spy in the Pods’un yeni yayınından çıkan bir görüntüye göre, yunuslar eğlenmek amacıyla kirpi balıklarını tehdit ediyor. Sonucunda ise kirpi balıkları kendilerini şişirerek, kimyasal savunma mekanizmalarını aktifleştiriyor. Hayvanların da madde bağımlılığı sorunu olduğu bilinmektedir. Atların hülüsinojenik otları yemeyi sevmesi, yaban geyiklerinin narkotik likenleri sevmesi gibi örnekler vardır. Bazı araştırmacılar ise maymunların şeker bakımından zengin ve etanol içeren meyveleri sevmesini insanların alkol kullanımı gibi olduğunu açıklar. Şimdi bu örneklere bir yenisi daha eklendi; yunuslar! Kirpi balıkları, tehdit edildiğinde güçlü bir savunma kimyasalları üretir. Yunuslar, kirpi balıkları ile oynayarak bu kimyasalları üretmelerinden hoşlanıyor. Kaynak; https://www.smithsonianmag.com/smart-news/dolphins-seem-to-use-toxic-pufferfish-to-get-high-180948219/…

Sincap beyni yiyen avcı deli dana hastalığından öldü

61 yaşındaki avcı, Ekim ayında yayınlanan bir makaleye göre, sincap yediği için sincabın beyin hastalığının komplikasyonlarından öldü. Adamın beyni tarandığında, doktorlar ona Creutzfeldt-Jakob hastalığı (deli dana hastalığının bir çeşidi) tanısı koydu. 1997’de New York Times, “Kentucky Doktorları Yerel Bir Yemeğe Karşı Uyardı: Sincap Beyni!” başlıklı bir makale yayınladı. Makaleye göre, Kentucky’deki doktorlar, insanları sincap beyni yememesi için uyardı. Çünkü sincaplar, insanlara bulaşabilen ve ölümcül sonuçlar doğuran bir çeşit deli dana hastalığı taşıyabilir. Hiçbir sincap test edilmemiş olmasına rağmen, Lexington’daki Kentucky Üniversitesi Nöroloji Bölüm Başkanı Dr. Joseph Berger, virüs bulaşabileceğine inanmak için bir neden olduğunu söyledi. Kanada geyiği, geyik, vizon, kemirgenler ve…

UV ışıkta pembe olan uçan sincaplar

Kuzey Amerika’da yaşayan ‘Yeni Dünya uçan sincaplar’ın üç türünün UV (ultraviyole) ışığı altında pembe renkte parladığı ortaya çıktı. Uçan sincaplar, yarım kilonun altında, küçük memelilerdir. Yeni bir araştırmaya göre bu sincaplar UV ışığında pembe renkte parlıyor. Bu fenomeni keşfeden araştırmacılar henüz tam olarak nedenini keşfedemedi. Texas A&M Üniversitesi’nde vahşi yaşamı inceleyen yüksek lisans öğrencisi Allie Kohler, araştırma ekibi arasında. Kohler, araştırmasına Minnesota Bilim Müzesi’ndeki örneklere bakarak başladı. Araştırmacılar, aynı şeyi yapan Chicago’daki Field Müzesi’ndeki diğer canlıları da inceledi. Bu uçan sincaplar, geceleri, şafak ya da alacakaranlıkta aktif oluyor. Yani bu sincaplar krepüskülerdir. Bu kemirgenlerin alt taraflarında floresan etkisi daha güçlüdür. Floresan,…

Küresel Isınma terimini popülerleştiren Broecker öldü

/

Küresel ısınma teriminin yaygınlaşmasını sağlayan Wallace Smith Broecker, 87 yaşında hayatını kaybetti. Broecker, 1975 yılında, yükselen CO2 (Karbondioksit) seviyelerinin etkileri üzerine bir bildiriyle “küresel ısınma” terimini popülerleştiren bilim insanı idi. Broecker aynı zamanda, su ve besinleri dolaştıran küresel bir okyanus akıntıları sistemi olan Ocean Conveyor Belt (Okyanus Taşıyıcı Bölge) olarak adlandırdığı okyanus bölgesini ilk tanıyan kişi oldu. Broecker’in ölümüne ilişkin açıklamayı Columbia Üniversitesi Lamont-Doherty Dünya Gözlemevi yaptı. Ulusal Bilim Madalyası sahibi ve Ulusal Bilim Akademisi üyesi Broecker, hava sıcaklığından yağmur dağılımına kadar her şeyi etkileyen küresel okyanus akıntı ağının önemini tespit etmişti. 1959’da Columbia Üniversitesi’ne katılan bilim insanı, bilim çevrelerinde “iklim…

Ne nesli tükeniyor ne de beyaz renkli; Beyaz gelincik bir tür değil!

Geçtiğimiz haftadan beri birçok ana akım medya organının “nesli tükenmek üzere olan” ifadesiyle paylaştığı “beyaz gelincik” hakkında kısa bir araştırma yaptık. İddia edildiği şekilde bu ifadenin yanlış olduğu ve üstelik nesli tükenmesi gibi bir durumun olmadığı anlaşıldı. Evrimsel biyolog Emrah Çoraman, ana akım medyanın da ortak olduğu bu “beyaz gelincik” yalan haberinin üzerine Twitter hesabı üzerinden birkaç alıntı tweet attı. Çoraman, “Gelincikler kışın renk değiştirip beyazlara bürünüyor. Hatta adları da bu sebepten gelincik.  Avrasya’da yaygın bir tür; koruma statüsü “asgari endişe.” Bilimsel adı: Mustela nivalis” şeklinde bir tweet ile dikkatsizce ve peşi sıra yapılmış bu tür haberlere yorum atsa da ana…

Kutup çevresinde 30 bin yıllık olduğu tahmin edilen bir kuş fosili bulundu

Buz Çağı ekoloğu Dr. Jacquelyn Gill, Twitter hesabından ilginç bir paylaşımda bulundu. Dr. Gill’in bir fotoğraf eşliğinde yayınladığı yazısında, Permafrost (Kutup çevresindeki donmuş topraklar) araştırmasında çıkan bir kuş fosilinin tahminen 30-40 bin yıllık olduğu düşünülüyor. Kuşun, henüz birkaç gün içinde ölmüş gibi olan görüntüsü şaşırttı. Jacquelyn Gill, geçtiğimiz Eylül ayında Sibirya’dayken Discovery ile birlikte bir belgesel çekerken bu kuş fosilini bulduklarını ifade etti. Gill, paylaşımının devamında “İnsanlara hatırlatmayı sevdiğim ilk şey, bugün manzarada gördüğümüz her türün bir buzul çağı kurtulanı olduğudur. Hayatınızda gördüğünüz herhangi bir bitki, hayvan, mantar vb. her şey bir buz çağı türüdür -sadece mamutlar gibi soyu tükenmiş…