“Modern insanlar” terimi artık anlamını yeterince karşılamıyor

8 dakikalık içerik

Modern insanlar” terimi günümüz insanlarını artık karşılayamıyor mu?

Bloomberg‘ten gazeteci Faye Flam‘ın yazısını derledik. Flam, yazısında “modern insanlar” teriminin günümüz insanlarını atalardan ayırmak için yeterli olmayacağını belirtti;

Bilim insanları, atalarımızı Neandertaller, Denisovalar vb. olarak farklılaştırıp ayırmamayı düşünerek ya da sadece genetiklerin modern insanlara göre farklı olmadığını göstermek için onları “insan” olarak adlandırmaktadır. “Homo sapiens (insan)” terimi artık yeterince anlamını karşılayamıyor.

Yakından ilişkili olan “modern insanlar” terimi, bizi (günümüz insanlarını) ve bize benzeyen ancak uzun yıllar önce ortadan kaybolarak sadece fosilleri bulunan insanları tanımlıyor. Bilim insanları, aklın sadece “sapiens”e ait olmadığını ve türümüzün gezegeni dolaşan diğer insan türlerinden daha akıllı olduğuna dair hiçbir kanıtın olmadığını söylüyor. Fakat sorun bundan daha büyük; kendimiz için bile nesnellik çok zor.

Yunanistan’daki Homo sapiens kafatası tarihi değiştirebilir

Temmuz ayında insanlık tarihini baştan yazabilecek bir çalışma açıklandı. 70’li yıllarda Yunanistan’da bulunan fosillerden biri 210 bin yıl öncesine dayanan bir Homo sapiens (daha önce Neandertal olarak tanımlanmıştı) kafa tasıydı. Homo sapiensin Afrika’da olduğunu ve oradan diğer bölgelere ayrıldıklarını düşünülüyordu. Ancak bu çalışma, modern insanların bugüne kadar bilinen süreden yaklaşık 150 bin yıl önce Afrika’dan ayrıldığını gösteriyor. Tam da bu çalışmanın yayımlanmasından sonra gazeteciler onları ne olarak adlandırmaları konusunda şüphede kaldı.

Aslında gayet açık bir anlayışa sahiptik: Yaklaşık 200 bin yıl önce Homo sapiens, özellikle Avrupa’daki Neandertaller ve Asya’nın bazı bölgelerinde yaşayan Denisovalar adında bir gruptan oluşan bir çok insan türünün ortasında ortaya çıktı. Fakat bizim bilgeliğimiz veya başka bir nitelikle iddia edilen türümüz kazandı ve yaklaşık 60 bin yıl önce, Neandertallerin ve diğer “yarışı kazanamayan” insanların yerine, dünyaya yayılmaya başladı. Ya da sadece böyle düşündük.

Ardından bilim insanları fosillerden çıkarılan DNA parçalarını okumaya başladı; türlerimizin Neandertallerle, Denisova‘larla ve temas kurduğumuz diğer insan türleriyle eşleştiğini buldular. Bu, türler kategorisine kimin dahil olacağı sorusu da dahil olmak üzere her şeyi karmaşıklaştırıyor.

Az önce değindiğimiz çalışmaya dönecek olursak, bize benzeyen bazı insanlar -modern insanlar- 210 bin yıl önce Avrupa’ya gitti; sadece Neandertaller ve diğer sapiens olmayanların orada yaşadığı sanılıyordu. Nature dergisinde Temmuz ayında açıklanan bulgular, bölgedeki modern insanların varlığını düşünülenden 100 bin yıl önceye götürüyor. Bu noktada terminoloji sorunu baş gösteriyor; “modern insanlar” yuvarlak kafatası, küçük çeneler ile bize benzeyen bir grup insanı tarif ediyor. Ayrıca tek, doğrudan atadan kalma soyumuzu da karşılıyor.

Kafatası insanlara daha çok benziyor

Yunanistan’da keşfedilen fosillerin bulguları evrensel olarak kabul görmedi. Söz konusu fosilin -bir kafatasından bir parça- yuvarlak şekli Neandertaller veya Denisova‘lardan daha çok bugünkü insanlara benziyordu.

Çalışmanın yazarlarının da belirttiği gibi, böyle bir göçün 210 bin yıldan daha uzun bir süre önce gerçekleştiğini göstermek için tek bir kafatasından daha fazla kanıt isteyen şüpheciler var. Wisconsin Üniversitesi’nden paleoantropolog John Hawks, Neandertallerin sözde modern insanlardan gelen genlere sahip olduğunu gösteren genetik kanıtlara uyduğunu söyledi.

Hawk, bir başka terimin varlığından söz ederek, Neandertaller ile ilgili, “Onları insanlar gibi gösteriyor” dedi. Peki bu durum çözülene kadar hepsini “insanlar” olarak mı tanımlamalıyız? Cins türümüz Homo sapiens, bazen modern insanlarla eşanlamlı olduğu kadar daha geniş bir anlamı da kapsıyor. Bazı bilim insanları, Denisovanlar ve Neandertalleri ayrı türlerden ziyade Homo sapiens türleri olarak kabul ediyor.

Fosil kayıtlarının bize gösterdiği şeylerden biri, türler arasında karışmanın tuhaf olmadığıdır. Sonuçta, farklı kedi türleri arasında, fillerin arasında ve köpekler ve kurtlar arasında bu gerçekleşmiştir. Bu da türleri ayırmayı zorlaştırıyor -özellikle kendi türümüz için-.

Kökenlerimizin yeni göstergeleri bir gizem içeriyor, çünkü genetik kanıtlar farklı türler olmadığımızı gösteriyor. Karışık kökenlerimize rağmen, 7 milyarın hepsi bir şekilde yakından ilişkili. Farklı popülasyonlar -farklı türler bile- nasıl bu kadar homojen bir hale geldi? Belki de gizemi çözdükleri zaman bilim insanları, tüm terimleri yeniden düşünebilir ve bize daha kesin olanları verebilirler.

Kaynak;

The Print

Sizin yorumunuz nedir?

Your email address will not be published.