Meme kanserinde bakteriler de mi rol alıyor ?

0
10

Mikrobiyal enfeksiyonların kanserde etkisi olduğu daha önceden de bilinen bir gerçekti. Applied and Environmental Microbiology dergisinde yayınlanan bir rapor ile meme kanserli olan ve olmayan iki farklı grubun meme dokusundaki mikrobiyal faunanın farklı olduğu ortaya çıkarıldı. Araştırmacı Camilla Urbaniak ve Gregor Reid 45’i kanser tümörlü, 13’ü kansersiz tümörlü ve 23’ü kansersiz ve tümörsüz 71 kadından aldıkları meme dokusunun mikrobiyomunu 16S rRNA yöntemiyle incelediler.

breast-1132240_1280Yapılan çalışma ile kanserli dokuya sahip olan ve olmayan kadınların memelerinde bulunan bakteri türleri arasındaki farkı ortaya çıkaran araştırmacılar ayrıca tümörlü dokuda yoğun olarak bulunan türlerin DNA’ya olan hasarlarını da belirlemek üzerine bir çalışma gerçekleştirdiler. Bunun sonucundaysa tümörlü dokudaki bakterilerin daha fazla DNA hasarına yol açtığı ortaya çıkarıldı.

f1-large
Fig 1 A 16S rRNA amplicon dizileme ile ortaya çıkarılan 43 Kanadalı kadının meme mikrobiyotaları. İlk grup sağlıklı, ikinci grup kanser tümörlü, üçüncü grup ise iyi huylu tümörlü. Turuncular E. coli’yi içeren grup, turkuazlar laktik asit bakterilerini içeren grup.

Sağlıklı meme dokularında Prevotella, Lactococcus, Streptococcus, Corynebacterium ve Micrococcus türleri yüksek oranlarda gözlemlenirken kanserli meme dokularında Bacillus, Staphylococcus, Enterobacteriaceae, Comamondaceae ve Bacteroidetes taksonları daha yoğun gözlemlenmiş. Daha sonra ise HeLa hücre hattında kanserli dokularda yoğun bulunan E. coli suşu DNA hasarı bakımından incelenmiş ve HeLa hücre hattında DNA hasarını arttırdığı belirlenmiş. Sağlıklı meme dokusunda bulunan laktik asit bakterileri E.coli‘nin çoğalmasını kontrol eden bakteriler olarak ayrıca önem kazandığından dolayı, meme mikrobiyomundaki değişimlerin meme kanseri gelişimindeki etkisinin önemli olabileceği vurgulamış. 

Appl. Environ. Microbiol.

Paylaş
Önceki İçerik“Jurassic Park, üzgünüm ama dinozor kükremiyor!”
Sonraki İçerikFotosentez yapmayan çiçek açmayan bitki !
Hacettepe Biyoloji Bölümünden 2011 yılında mezun olduktan sonra ODTÜ’de Antik DNA çalışmaları ile lisans üstü eğitimini sürdürmüştür. Lisans eğitiminde ve daha sonrasında ekoloji ve popülasyon ile ilgilenmiş olup, vektör ekolojisi üzerine çalışmaları ve yayınları bulunmaktadır. ODTÜ’de lisans üstü çalışmalarına devam ederken biyoteknoloji girişimciliğine adım atmış olup, Türkiye’de inovatif biyoteknoloji ekosisteminin gelişmesi için çalışmalarına devam etmektedir. Bildiklerini ve öğrendiklerini paylaşmaktan büyük mutluluk duyan Elçin, doğrulanabilir Türkçe bilimsel yayın kaynaklarının az olmasından rahatsız olmuş ve ortağı Emre ile birlikte Bilimma'yı kurmuştur. Ekim 2016'dan itibaren bilimsel haber ve bilgilerin sorgulanabilir kaynaklarla insanlara ulaşması için yazılar yazmaktadır. Fotoğraf çekmek, arazi çalışmalarına katılmak ve gezmek başlıca ilgi alanları olup, ERES Biyoteknoloji'de projelerini sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın