Köpekbalığı : Hayır Hepsi Isırmıyor!

0
79
köpekbalığı

Köpekbalığı denildiğinde çoğunluğun aklına Jaws filminden kalma sahneler, testere gibi kesin dişler ve ölüm makinesi gibi devler geliyor. Zaten türkçe isimleri olan “Köpekbalığı” ismininde kaynağı “ısırma” davranışları. Ancak böyle isimlendirilmelerinin aksine tüm köpek balıkları aynı davranışları sergilemiyor. Genel olarak köpekbalıkları bir kaç farklı beslenme davranışına sahipler. Bir grup köpekbalığı türü yırtıcı ve isimlerinin hakkını veriyor. ikinci grup deniz diplerinden besleniyor. Üçüncü ve son grup ise, sudaki planktonları süzerek besleniyor. Bu yazıda planktonları süzerek beslenen bu ilginç ve nadir görülen köpekbalıklarını anlatacağız.

1

Köpekbalığı : Kemiksiz 420 milyon yıllık geçmiş!

Köpekbalıkları günümüzden yaklaşık olarak 420 milyon yıl önce dünya üzerinde yaşamaya başladılar. 17 cm’den 12 metreye kadar değişik boyutlarda 500’den fazla köpekbalığı türü okyanuslarda ve denizlerde yaşadı ve yaşamaya devam ediyor.

Köpekbalıkları aslında bildiğimiz diğer balıklar gibi kemik kökenli “kılçık”lara sahip değiller. Köpekbalıkları ve çok yakın akrabaları olan vatozlar ve kimeralar kıkırdaklı balıklar (Chondrichthyes) grubu içinde değerlendiriliyorlar. Chondrichthyes’te yaklaşık 1200 farklı tür bulunuyor.

2

4 farklı tür, 4 farklı gizem!

Köpekbalıkları genel olarak predatör canlılar. Avlanırken de avlarını kısmen ısırıyorlar ya da tamamen yutuyorlar. Ancak tüm köpekbalıkları avlarını ısırmıyor. 3 köpekbalığı ve bir vatoz türü beslenme davranışı bakımından çok farklı stratejilere sahipler. Bu 4 tür plankton ve küçük deniz canlılarını sudan süzerek besleniyor.

Derin denizlerin gizemli dev ağızı, dev manta ya da diğer ismi ile deniz şeytanı, balina köpekbalığı ve büyük camgöz. Her biri birbirinden farklı görünümde ve birbirinden farklı özelliklerde bu köpekbalıkları ve vatoz korkunç görünümlerine rağmen çok farklı beslenme alışkanlıklarına sahipler.

3

Uysal ve Zararsız : Deniz Şeytanı (Cephalopterus manta)

Manta ya da deniz şeytanı olarak anılan bu dev vatozlar görünüşlerinin aksine saldırgan değiller ve insanlara bir zararları bulunmuyor. Köpekbalıkları yakın akraba olan manta, dev ağızlarıyla suda yaşan planktonik canlıları süzerek besleniyor. Geçtiğimiz aylarda Ege kıyılarında da rastlanan bu türlerin ticari bir değeri bulunmamakla birlikte, uluslararası anlaşmalarla koruma altına alınmış durumdalar ve avlanmaları yasak. Çünkü sayıları her geçen gün azalmakta.

4

Korkunç Dev Ağızlı Köpekbalığı (Megachasma pelagios)

Hakkında en az bilgi sahibi olduğumuz köpekbalıklarından hatta canlılardan biri ise korkunç görünümüyle hemen dikkatleri çeken Dev Ağızlı Köpekbalığı. Bu tür 1976 yılında yanlışlıkla keşfedilmiştir. Keşfedildiği günden bu zamana kadar sadece 63 kaydı bulunmaktadır.

dev ağızlı köpekbalığı
1976 ‘da Megachasma pelagios ilk defa keşfedildi. FLMNH Ichtyology

1990 yılında bir dev ağızlı köpekbalığı örneğine radyo vericisi takılmış ve bu türün denizdeki hareketi takip edilmiştir. Bu çalışma ile gizemlerle dolu bu canlı hakkında daha fazla bilgi edinilmiştir. İki günlük takip sürecinde köpekbalığının denizde dikey ve yatay hareketleri kaydedilmiştir. Böylece aslında ömrünün çoğunu denizlerin derin bölgelerinde geçirdiği gözlenmiştir. Bunun yanı sıra çok yavaş hareket eden bu tür, dikey hareketlerini gerçekleştirirken aslında planktonların hareketini takip ettiği görülmüştür. 

 

Adın anlaşılacağı gibi çok büyük bir ağızı bulunuyor bu türün. Diğer pek çok köpekbalığından farklı olarak küçük dişlere sahip. Bunun yanı sıra, derinlerde planktonları cezbetmek için ağız etrafında ışıldayan fotoforları bulunuyor. Böylece planktonlar için bir tuzak kurmuş oluyor.

Bu türün günümüze kadar sadece 63 kere kaydının alınması ve hala bilinmeyen pek çok özelliğinin olması aslında derin deniz balığı olmasından kaynaklanıyor. Geçtiğimiz günlerde Japonya’da balıkçı ağı içine hapis olmuş olarak Hiroyuki Arakawa tarafından görüntülendi. Balıkçı ağından kurtarılmasına rağmen ertesi gün bu örnek maalesef hayatını kaybetti. Ayrıca yine bu sene mayıs ayının ilk günlerinde de Filipinler’de karaya vurmuş bir örnekte bulunmuştu.

5

Şehir Efsanesi : Büyük Camgöz (Cetorhinus maximus)

Camgöz ismi aslında Türkiye’de sıkça köpekbalıklarını tanımlamak için kullanılan bir isim. Kum köpekbalıkları için sıkça kullanılan bu isim ayrıca en büyük ikinci balık türü olan büyük camgöz içinde kullanılıyor. Görünüşü ve devasa boyutlarda olması insanları tedirgin etse de bu köpekbalığı da yine denizlerdeki planktonik canlıları süzerek besleniyor ve insanlara bir zararı yok. Genelde okyanuslarda yaşayan bu türü de kimi zamanlar denizlerimizde görebiliyoruz. Koruma altında olan bu türün avlanması yasak. Ancak denizlerimizde avlandığına da şahit oluyoruz.

6

En Büyük Balık: Balina Köpekbalığı (Rhincodon typus)

En büyük balıklar olarak bilinen balina köpekbalıkları 14 metre boyları ve 36 tona ulaşan ağırlıkları ile devasa boyutlardalar. Hatta gemilerle çarpışıp kazalara bile sebep oldukları gündeme getirilmiştir. Bu dev boyutlara ise diğer köpekbalıkları gibi avlarını vahşice yiyerek ulaşmamışlardır. Denizlerde sakince salınırlar ve bu arada sudaki planktonik canlıları süzerek beslenirler.

Review: Analysis of the evolutionary convergence for high performance swimming in lamnid sharks and tunas

Vertebrate Paleontology and Evolution, Robert L. Carroll

Sharks, Rays and Chimaeras: the Status of the Chondrichthyan Fishes. IUCN/SSC Shark Specialist Group, Gland, 2005

Advances in the Study of Feeding Behaviors, Mechanisms, and Mechanics of Sharks

İstanbul’da skandal manzara! Türkiye’nin koruma için imza attığı vatozlar böyle sergilendi

Şanssız Köpekbalığını Ege’de Türk Yakalar

Bir Cevap Yazın