Köşe Yazıları

Karıncaları görüntüleyen teyzeden “sosyal medya” kullanımına

sosyal medya kullanımı ve etkileri

Sosyal medya hayatımızın önemli bir parçası haline geleli yıllar oluyor. Birçoğumuzun elinde bulunan akıllı telefonlar veya tablet, bilgisayar gibi teknolojik ürünler ve Internet ağı, sosyal medyayı erişilebilir kılıyor. Çok küçük yaştaki çocuklardan, çok yaşlı insanlara kadar birçok insan sosyal medyanın adeta “bağımlı”sı olmuş durumda. Hatta zaman zaman hayvanların bile, bir videoya odaklandığına ya da oyundaki hareketli görüntülere dokunduğuna şahit oluyoruz.

Yazarımız Şafak Esra Aslan, bu hafta “sosyal medya”yı ele aldı. Cumartesi Okumaları köşemizdeki yazıda Esra Aslan, yaşadığı günlük bir olaydan sosyal medyanın kullanım oranlarına ve etkilerine kadar uzanan bir yazı kaleme aldı. Şafak Esra Aslan’ın kaleminden “sosyal medya“;

Karıncaları çeken teyze torununa Karınca ile Ağustos Böceği hikayesini anlatacakmış

karınca ile ağustos böceği

Tesadüfen tanıştığınız bir kişi hayatınızı ne kadar etkileyebilir? Bugüne kadar tesadüfen tanıştığınız bir kişi sizi ne kadar etkiledi veya etkiledi mi bilmiyorum ama benim için bu sorunun cevabı köşe yazımın konusunu değiştirecek kadar etkiledi olacak. Yazmayı planladığım konu bambaşkayken o yazımı rafa kaldırıp yeniden yazmaya başladım. Peki neden?

Parkta bastonundan destek alarak yere eğilmiş yaşlı bir teyzeyle tanışmış olmam bir konuda merak uyandırdı. Teyzenin yanına yaklaştığımda, “iki büklüm haldesin tutuldun mu diye soracaksın değil mi?” dedi, gülümsedim, çünkü yaklaştıkça teyzenin herhangi bir sağlık problemi yaşamadığından emin oldum. Ağrılarına aldırış etmeden eğilen teyze torunu için video çekiyormuş, bir sürü karınca küçük bir ekmek parçası taşıyor. “Torunum bu yıl 1. sınıfa başlayacak ona Karınca ile Ağustos Böceği’nin hikayesini anlatacağım bu videoyu da beraberinde izleteceğim. Whatsapp’dan yollayacaktım ama sonra ‘anlatmayı unuturum’ diye saklayacağım, geldiği zaman da izleteceğim” dedi. Sonra galerisini açtı ve tahmin edeceğiniz üzere torunlarını takdim etti. Telefon kullanırken herhangi bir şekilde takılmaması ve zorlanmaması şaşırttı, çünkü teyze tam 76 yaşındaydı. Biraz daha sohbet edince, eşi askerdeyken 3-4 ay mektup beklediğini ve postacının gelme saati yaklaşınca pencere kenarındaki bekleyişini anlattı. Tabiki sohbet, “nereden nereye” sorgulamasıyla bitti.

Sosyal medya ile neler neler yapıyoruz?

Teknolojideki hızlı gelişmeler, modern hayatın farklı alanlarında olduğu kadar, insanların yaşayış biçimleri üzerinde de etkili oldu ve 7’den 70’e herkesi son derece etkiledi. Devrimsel bir iletişim teknolojisi olan internet aracılığıyla; video, müzik, fotoğraf gibi farklı türde veri paylaşımlarının anlık gerçekleştirilmesi sağlanıyor. İnternet erişimi olan her kullanıcıya içerik üretme, yenilik yaratma, iş-arkadaş çevresi oluşturma gibi birçok alana hitap eden mecralar da mevcut. Neredeyse hepimiz aktif birer sosyal medya kullanıcısıyız.

Sosyal medya paylaşımları depresyona sürükleyebilir

sosyal medya kullanımı depresyon

Foto; Isabella Keaton

Peki teknolojinin, internetin ve sosyal medyanın hayatımızdaki olumsuz etkilerini hiç merak ettiniz mi?

Örneğin; sosyal medyada çok fazla zaman geçirmek bazı problemlere neden olabiliyor. Bu konu ile ilgili danışmanlığını Işık Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Berna Akçinar’ın yaptığı, arkadaşım Atahan Karadağ’ın yapmış olduğu bir araştırmadan bahsetmek istiyorum. Araştırma kapsamında 18-26 yaş grubundaki üniversite öğrencilerinin, sosyal medya kullanımı, aile tutumları ve bilinçli farkındalık düzeylerinin depresyon, obsesif kompulsif bozukluk ve somatizasyon semptomları arasındaki yordayıcı ilişkilerin belirlenmesi amaçlandı. Yapılan araştırmada demografik ve sosyo-ekonomik form, sosyal medya bağımlılığı ölçeği, sosyal ortamlarda gelişmeleri kaçırma korkusu ölçeği, kısa semptom envanteri ve bilinçli farkındalık ölçeği kullanıldı. Araştırma sonuçlarından bazıları;

Sosyal medya bağımlılığı ve gelişme kaçırma korkusu depresyon, somatizasyon ve obsesif kompulsif bozukluk ile olumlu yönde ilişkilidir. Yani, sosyal medya bağımlılığı yüksek olan bireylerin psikolojik semptom gösterme olasılığı yüksektir. Sosyal medyayı destek aracı olarak görenlerin depresyon, somatizasyon ve obsesif kompulsif bozukluk seviyesi destek aracı olarak görmeyenlere göre daha yüksektir. Yani, katılımcılar sosyal medyayı sosyal destek aracı olarak algıladıklarında, tüm psikolojik
semptomları daha yüksek olmaktadır.

Sürekli olarak sosyal medya kullanan insanlar, günlük işleyişlerini olumsuz anlamda etkilemekte. Sosyal medyada maruz kaldıkları içerikler bilişsel ve duygusal açıdan depresyona yol açabiliyor. Bu süreçler, bireylerin stres seviyelerini arttırıyor ve ayrıca bireylerin yaşadığı bu psikolojik semptomlar fiziksel açıdan da etkilerini gösteriyor. Böylelikle bireylerin sosyal medya kullanımı arttıkça somatizasyon seviyelerinin de buna bağlı olarak arttığı görülmektedir. Bireylerin kullandığı sosyal medya uygulamalarının sanal dünyada sağlıklı bir şekilde vakit geçirebilmeleri için farkındalık içerisinde yaşamalarının gerekliliğini vurgulayan bu araştırma
sonuçları, sosyal medyanın hayatımızın bir parçası olması gerekirken bizlerin sosyal medyanın bir parçası olduğumuzu gözler önüne seriyor.

Türkiye en çok YouTube kullanıyor

Youtube kullanımı

Her yıl We Are Social ve HootSuite tarafından yayınlanan Küresel Dijital Raporu’nun 2019 verileri bu duruma ne diyor? 200’den fazla ülkenin dijital verilerine yer verilen raporda, Türkiye’ye dair önemli dijital veriler mevcut. 77 sayfadan oluşan bu rapor Yıllık Dijital Büyüme, Cihaz Kullanımı, İçerik Yayın Aktiviteleri ve İnternet Kullanımı gibi önemli başlıklardan oluşuyor. 2019 Küresel Dijital Raporu’na göre 82,44 milyonluk Türkiye nüfusunun;

Yüzde 72’lik nüfusu internet kullanmaktadır.
Yüzde 63’lük nüfusu sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanmaktadır.
Yüzde 53’lük nüfusu sosyal medyayı mobil olarak kullanmaktadır.
Sosyal medya kullanıcılarının büyük bir kısmını 25-34 yaş grubu bireyler oluşturmaktadır.

(Editörün yorumu; YouTube kullanımının en fazla olma sebebi muhtemelen satın aldığımız bir ürünün paket açımından, bir yemeği nasıl yapabileceğimize; bir maçın özet görüntüsünden, canlı yayınlara kadar çok geniş bir içerik kitlesine sahip olmasıdır.)

Şimdi de hangi platformların daha çok tercih edildiğine göz atalım;

Türkiye’de en çok kullanılan sosyal medya platformu: yüzde 92 kullanım oranı ile YouTube olurken;
İkinci sırada yüzde 84 kullanım oranı ile Instagram;
Üçüncü sırada yüzde 83 kullanım oranı ile WhatsApp;
Dördüncü sırada yüzde 82 kullanım oranı ile Facebook;
Beşinci sırada ise yüzde 52 kullanım oranı ile Twitter yer alıyor.

Kaynaklar;

Karadağ A , Akçinar B . Üniversite Öğrencilerinde Sosyal Medya Bağımlılığı ve Psikolojik Semptomlar Arasındaki İlişki. Bağımlılık Dergisi. 2019; 20(3): 166-154.

Yazar Hakkında

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji bölümünden 2017 yılında mezun olan Şafak Esra Bitkisel Biyoteknoloji Bilim Dalında lisansüstü eğitimine devam etmektedir. Lisans sürecinde stres koşullarına dayanıklı bitki geliştirilmesi projesi ile TÜBİTAK 2209-A programı kapsamında proje yürütücülüğü yapmıştır, yüksek lisans tez konusu ise CRISPR/Cas9 sistemi aracılığıyla erkek kısır bitki geliştirilmesi üzerine olup aynı zamanda Curtovirüslere karşı şeker pancarında CRISPR/Cas9 temelli dayanıklılık sisteminin geliştirilmesi projesinde görev almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinde İş ve Proje Geliştirme Uzmanı olarak çalışmaktadır. Bitkilerde gen transformasyonu ve gen modifikasyonuna ilgi duymakla birlikte bitkilerin etken maddelerinin ilaç olma potansiyellerini araştırmaktan zevk almaktadır.
Alakalı İçerikler
Haber

Sosyal medya empatiyi artırıyor olabilir

Haber

Sosyal medya kullanım süresi çocukların zihinsel sağlığını etkilemiyor

HaberPsikolojiSağlık

Birden çok sosyal medya anksiyete sebebi oluyor

Bilim dünyasının son haberlerini kaçırmamak için eposta bültenimize hemen üye olun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir