Köşe Yazıları

İnsan gücünden Tarım 4.0’a

tarım 4.0 nedir

İnsan ve hayvan gücüne dayalı üretim tarzından, makine gücünün hakim olduğu üretim tarzına geçiş 18. yüzyılda İngiltere’de, buharlı makinelerin sanayide kullanılmasıyla başlamıştır. Yeni üretim şekli özellikle dokuma sektöründe ortaya çıkmış olmasına rağmen ilerleyen süreçte diğer alanlara da yayılmıştır. Daha sonra elektrik enerjisinin sanayide kullanımı derken ardından bilgisayarlar ve dijital teknoloji ürünlerinin kullanılması sanayi sektörünün dönüm noktaları olmuştur.

Ulusal ve uluslararası rekabet çerçevesi açısından değerlendirildiğinde elbette süreç bu dönüm noktaları ile sınırlı kalmayacaktı ve bir yerlerde konuşulduğuna, yazıldığına mutlaka denk geldiğiniz Sanayi 4.0 ortaya çıkacaktı. Milli ekonominin temeli olan tarım sektörünün de bu gelişmeden nasibini almaması kaçınılmazdı ve akıllı tarım, hassas tarım, dijital tarım, çiftlik yönetimi yazılımları ve otonom araçlar gibi yeni teknik terimler artık hepimizin dilinde olduğuna göre nasibini çoktan almış diyebiliriz.

2050 yılında artan nüfusun, zenginleşen orta sınıfın gıda ihtiyaçlarını ve dünyanın enerji ihtiyacını karşılamak için tarımsal üretimin en az 2 kat artması öngörüsünden yola çıkarak dünya çapında tarıma elverişli alanların maalesef her geçen gün azaldığı gerçeğini de göz önüne alırsak tarım ve teknoloji entegrasyonunun kontrollü üretim sağlaması, birim alandan yüksek verim eldesi,  üreticinin iş yükünü azaltmak ve maliyeti azaltmak gibi faydalarından dolayı Tarım 4.0, tarımsal üretim için önem arz etmektedir.

Tarım 4.0 uygulamaları neticesinde; gübre ve ilaç gibi kimyasal girdi giderlerinin düşürülmesi, yüksek verim, dane kaybının önlenmesi, yabancı ot kontrolü, çevre kirliliğin azaltılması, üreticiler için etkin bilgi akışının sağlanması bitkisel üretimde sürdürülebilirliğe imkan sağlayacaktır. Bitkisel üretimin yanı sıra hayvansal üretimde de öneme sahip olan bu yaklaşım, örneğin; çiftlik hayvanlarının takibinde kullanılan sensörler sayesinde, bağlantılı sürü yönetiminde sürü içerisindeki hayvanlara yerleştirilen sensörlerden gelen mesajla sürü içerisinde hangi ineklerin hamile ya da hasta olduğunu anlık öğrenme şansı hayvan sağlığı, verim ve üreticilerin zaman tasarrufu açısından fayda sağlamıştır.

Yazar Hakkında

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji bölümünden 2017 yılında mezun olan Şafak Esra Bitkisel Biyoteknoloji Bilim Dalında lisansüstü eğitimine devam etmektedir. Lisans sürecinde stres koşullarına dayanıklı bitki geliştirilmesi projesi ile TÜBİTAK 2209-A programı kapsamında proje yürütücülüğü yapmıştır, yüksek lisans tez konusu ise CRISPR/Cas9 sistemi aracılığıyla erkek kısır bitki geliştirilmesi üzerine olup aynı zamanda Curtovirüslere karşı şeker pancarında CRISPR/Cas9 temelli dayanıklılık sisteminin geliştirilmesi projesinde görev almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinde İş ve Proje Geliştirme Uzmanı olarak çalışmaktadır. Bitkilerde gen transformasyonu ve gen modifikasyonuna ilgi duymakla birlikte bitkilerin etken maddelerinin ilaç olma potansiyellerini araştırmaktan zevk almaktadır.
Bilim dünyasının son haberlerini kaçırmamak için eposta bültenimize hemen üye olun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir