İki kadın, bir erkek ve bir bebek!

0
50

Geçtiğimiz günlerde annesi, babası ve donorünün DNA’sına sahip üç ebeveyni olan ve  ilk bebek doğdu. Özellikle “Ebeveynlik” kavramı üzerinden tartışmalara da sebep olan bu üç ebeveynli bebek (A.H.) ilk ancak görünen o ki son bebek olmayacak.

1990’larda mitokondri aşılama çalışmalarıyla üç ebeveynli bebek denenmişti. Ancak başarılı olamayan ve genetik sorunlara sahip embroyoların geliştiği bu çalışmada geliştirilen  yöntemlerin insanlarda kullanılması FDA tarafından onaylanmamıştı.

New Scientist‘in raporuna göre A.H.’nin ebeveynleri Ürdün’den ve bu çiftin başarısız gebelik ve taşıyıcı anne deneyimleri bulunuyor. Bunun sebebi de A.H.’nin annesinin Leigh’s Sendromu taşıyıcısı olması. Leigh’s sendromu küçük bebeklerde gelişim bozukluğuna sebep olan bir hastalık. Mitokondri dediğimiz organellerdeki genetik materyalde taşınmakta (mtDNA). Bu durum mitokondri değişim tekniği uygulamak için A.H.’nin annesini iyi bir aday yapıyor. Bu teknikte hasta annenin mitokondrileri sağlıklı donörün mitokondrileri ile değiştiriliyor.

Tabi ki teorikte herşey harika ve kolay görünüyor. Bu işlemi yapmak için babanın spermleri hem dönorün yumurtasını hem de annenin yumurtasını döllüyor. Donör’ün döllenmiş yumurtasında sağlıklı mitokondriler ve hücre çekirdeği (tüm kromozomların yani tüm genetik materyalin bulunduğu kısım) yer alıyor. Annenin döllenmiş yumurtasında ise Leigh’s hastalığına sebep olan mitokondriler ve yine hücre çekirdeği bulunuyor. İkinci aşamada her iki yumurta hücresininde çekirdeği çıkarılıyor ve elimizde iki tane boş hücre kalıyor. Donörden elde edilen boş hücre sağlıklı mitokondrilere sahip. Annenin yumruta hücresinden çıkarılan çekirdek dönor’un yumurta hücresine aktarılıyor. Böylece annenin genetik materyali sağlıklı mitokondrileri içeren donörün yumurta hücresinde bölünmeye başlıyor.

Ancak burada şöyle bir durum var, dönorun yumurta hücresinden çıkarılan hücre çekirdeğine ne olacak ?

Oluşturulan iki döllenmiş yumurtadan bir tanesi embroyo olarak gelişimine devam debilirken diğeri yok edilmiş oluyor. Ancak A.H.’nin ebeveynleri Müslüman ve embroyoların öldürülmesine karşılar. Ayrıca etik olarak araştırma grubuda böyle bir duruma karşı çıkıyor. Üç ebeveynli bebek projesinin başı olan Dr. John Zhang projeye yan  bir çalışmada bu problemi çözüyor. Donorün yumurtasından alınan döllenmiş hücre çekirdeğini, döllenmemiş ve çekirdeği alınmış bir yumurtaya aktarıyorlar. Buna “Spindle nuclear transfer” deniyor. Tüm çalışma sonucunda toplam 5 tane embriyo elde ediliyor. Ancak bu 5 embriyodan sadece 1 tanesi hayatta kalabiliyor.

Hayatta kalan embriyo A.H. ve şu anda A.H. nin bir annesi, bir babası ve bir de donörü bulunuyor. Yani üç tane ebeveyni var. Ancak bu noktada da etik tartışmalar hızla sürüyor. Çünkü bu güne kadar insan toplumunda üç ebeveynli çocuk bulunmamakta ve tüm sosyal yapı bildiğimiz aile kavramı üzerine inşa edilmiş durumda. Tabi bu noktada dönor dönordur, nihayetinde  çocuğun ebeveyni değil diyebilir pek çok kişi, ancak çocuğun kalıtım materyallerinin bir kısmı dönora ait ve dolayısıyla aslında onunda çocuğu A.H. . Ancak eğer A.H. dönorunda çocuğu ise nasıl bir aile yapısı oluşturmaları gerekiyor?

Donör gerçekten A.H.’nin ebeveyni oalrak kabul edilmeli mi edilmemeli mi? Bu tartışmalar hala devam ediyor.

Kaynak: Fertility and Sterility

Paylaş
Önceki İçerikSivilce sahiplerine güzel haber !
Sonraki İçerikBilgisayar oyuncuları bilim insanlarını yendi!
Hacettepe Biyoloji Bölümünden 2011 yılında mezun olduktan sonra ODTÜ’de Antik DNA çalışmaları ile lisans üstü eğitimini sürdürmüştür. Lisans eğitiminde ve daha sonrasında ekoloji ve popülasyon ile ilgilenmiş olup, vektör ekolojisi üzerine çalışmaları ve yayınları bulunmaktadır. ODTÜ’de lisans üstü çalışmalarına devam ederken biyoteknoloji girişimciliğine adım atmış olup, Türkiye’de inovatif biyoteknoloji ekosisteminin gelişmesi için çalışmalarına devam etmektedir. Bildiklerini ve öğrendiklerini paylaşmaktan büyük mutluluk duyan Elçin, doğrulanabilir Türkçe bilimsel yayın kaynaklarının az olmasından rahatsız olmuş ve ortağı Emre ile birlikte Bilimma'yı kurmuştur. Ekim 2016'dan itibaren bilimsel haber ve bilgilerin sorgulanabilir kaynaklarla insanlara ulaşması için yazılar yazmaktadır. Fotoğraf çekmek, arazi çalışmalarına katılmak ve gezmek başlıca ilgi alanları olup, ERES Biyoteknoloji'de projelerini sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın