Homo naledi : insanlığın evriminde yeni nokta

0
147

Homo naledi nedir? Diğer fosillerden ayıran önemli özellikleri nedir? Ve en son bulunan Homo naledi fosili bize ne anlatıyor? İnsan evrimine yeni yaklaşımlar katabilme potansiyeli taşıyan son araştırma H. naledi‘nin H. sapiens‘lerle aynı dönemde de yaşadığı ve ölü gömme davranışları olduğunu ortaya çıkardı.

H. naledi, iki yıl önce Rising Star mağara sistemlerinin Dinaledi odasında bulunan ve daha önceden bilinmeyen bir hominin türü. Morfolojik özellikleri bakımından önemli bilgiler taşıyan H. naledi fosilleri son çalışmalarda yine aynı mağara sistemi içindeki önceki Dinaledi odasına 100 metre uzaklıktaki Lesedi Odasında da bulundu. Bu buluntulardan ortaya iki önemli sonuç çıkarıldı. H. naledi, modern insan Homo sapiens yer yüzündeyken bulunuyordu ve yine H. naledi ölülerini gömme davranışları geliştirmişti. Yani kendine özgü bir kültürü vardı. Bu iki bilgi insan evrimine dair bakışımızı değiştirebilir.

Homo naledi
Neredeyse tam halde çıkan Homo naledi metakarpal kemiklerinin dorsal ve parmal görünümü. (Figure 6. ; http://dx.doi.org/10.7554/eLife.09560.008 )

Homo naledi : standart dışı bir Homo türü

Erken Homo türlerine benzeyen Homo naledi, küçük vücutlu insan popülasyonlarına benzer bir vücut morfolojisine sahip. Ancak kafatası ve beyin boyutu incelendiğinde, Australopiths’e benzediği ve Homo türlerinden küçük hacimlere sahip olduğu gözlenmekte. Bu durum ise H. naledi’yi Australopiths ve Homo arasında bir noktaya konumlandırılabileceğini gösteriyor. Bunun yanı sıra H. naledi; aynı mağara odasında 15 tane özenli gömülmüş örnek olarak bulunmuş. 15 bireylik bir koleksiyonun çıkması bu türü anlamak açısından önemli. Ayrıca bu iskeletlerin özenli ve düzenli bir şekilde gömülmüş olması, H. naledi hakkında sosyolojik yapıya ve kültüre dair farklı sorularında sorulabileceğini işaret ediyor. Çünkü ölülerini gömen türler sadece insanlar ve Neanderthal’ler.

Homo naledi
Dinaledi odasıdan çıkan Homo naledi kemik buluntuları. 737 tane anatomik element bulunmuştur. (Figure 1. http://dx.doi.org/10.7554/eLife.09560.003 )

Bunun yanı sıra araştırmacılar başka soruların cevaplarını da yine H. naledi ile araştırmaya başladılar. Güney Amerika’da bulunan taş aletlerden bir kısmının H. naledi‘lerin yapıp yapmadığı gündeme geldi. Araştırmayı sürdüren araştırmacılardan Lee Berger, Homo naledi ile H. sapiens arasında hibritleşme olup olmadığı, taş aletlerin hangilerinin H. naledi tarafından ortaya konmuş olabileceği ve insan evriminin düşünüldüğünden daha da karmaşık olduğunun gözlendiğine dair açıklamaları önem taşıyor. Ayrıca Ulusal Doğa Tarihi Müzesi Smithsonian Enstitüsü İnsanın Kökeni Programı direktörü Rick Potts, insan evrimine dair yeni araştırmaların ve bu geçmişi zenginleştiren buluntuların “şempanzeden evrimleşen insan” imgesinin aşılmasında da önemli rol oynayacağını belirtiyor.

Dinaledi odası ve Lesedi odası dar ve çalışması zor mağaralar. Lesedi odası Dinalediye göre daha rahat olsa bile, tek seferde en fazla bir araştırmacı içine girebiliyor.

H. naledi, a new species of the genus Homo from the Dinaledi Chamber, South Africa, 2015

New fossil remains of H. naledi from the Lesedi Chamber, South Africa, 2017

The age of H. naledi and associated sediments in the Rising Star Cave, South Africa, 2017

Kapak Görseli: Sol: John Hawks/ Witwatersrand Üniversitesi; Sağ: Mark Thiessen/ National Geographic, Homo naledi kafası rekonstrüksiyonu, John Gurche

Paylaş
Önceki İçerikPopüler Bilim için yeni bir soluk : Bezelye
Sonraki İçerikDoğa Harikaları – Türkiye’nin Eşsiz Coğrafyası

Hacettepe Biyoloji Bölümünden 2011 yılında mezun olduktan sonra ODTÜ’de Antik DNA çalışmaları ile lisans üstü eğitimini sürdürmüştür. Lisans eğitiminde ve daha sonrasında ekoloji ve popülasyon ile ilgilenmiş olup, vektör ekolojisi üzerine çalışmaları ve yayınları bulunmaktadır. ODTÜ’de lisans üstü çalışmalarına devam ederken biyoteknoloji girişimciliğine adım atmış olup, Türkiye’de inovatif biyoteknoloji ekosisteminin gelişmesi için çalışmalarına devam etmektedir.

Bildiklerini ve öğrendiklerini paylaşmaktan büyük mutluluk duyan Elçin, doğrulanabilir Türkçe bilimsel yayın kaynaklarının az olmasından rahatsız olmuş ve ortağı Emre ile birlikte Bilimma’yı kurmuştur. Ekim 2016’dan itibaren bilimsel haber ve bilgilerin sorgulanabilir kaynaklarla insanlara ulaşması için yazılar yazmaktadır.

Fotoğraf çekmek, arazi çalışmalarına katılmak ve gezmek başlıca ilgi alanları olup, ERES Biyoteknoloji’de projelerini sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın