HAFTANIN BİLİM HABERLERİ

0
66

Haftanın bilim haberleri : Geçtiğimiz günlerde yaşanan bilimsel gelişmeler ve bilim haberleri nelerdi? (21.08.17)

Figure A, Kontrol (karboksi metil selüloz),
             RJ (royal jelly- Arı sütü),
            rDef1 (recombinant defensin1) ile yara iyileşmesi aşamalarının kıyaslanması

Araştırmacılar yara iyileşmesini hızlandırmaya yardımcı olabilecek yeni bir arı sınıfı keşfettiler

Bal arıları, böcek dünyasının küçük ve çalışkan süper kahramanlarıdı. Tarımsal üretimde gerek duyulan tozlaşmaya yardımcı olmasının yanı sıra, bal ve balmumu gibi faydalı maddeler üretirler.

Bal, binlerce yıldır antiseptik özelliği olmasıyla oldukça değer görüyordu. Ancak araştırmacılar, daha az bilinen kuzeni, arı sütünün, yara iyileşmesini hızlandıran özel moleküllere sahip olduğunu keşfettiler. Arı sütü işçi arıların salgıladığı, tüm larvalarını ve özellikle de kraliçe arılarını beslemek için kullandıkları besindir.

İnsanlar arı sütünü elde edebilmek için kraliçe larva üretimini teşvik etmeleri gerektiğini, kraliçe arıların gelişirken bu süt havuzunda yüzmekte olduklarını gördüklerinde anlamışlardı.

Kaynak: Nature

Kanser tedavisinde alternatif tıp, ölme riskini ikiye katlayabilir

Haftanın bilim haberleri içinde yeni bir araştırmaya göre, iyileştirilebilir kanseri tedavi etmek için geleneksel kanser tedavileri yerine alternatif tıp seçimi beş yıl içinde ölme riskinizi iki katına çıkarabileceği haberi dikkatleri çekiyor. Alternatif tıbbın pek çok insan için popüler bir tercih olduğu gerçeğini inkâr edemeyiz. Ancak yeni veriler, kanser teşhisi ile karşı karşıya kalınınca geleneksel tıbbı reddetmenin son derece riskli bir kumar olduğunu gösteriyor.

Kaynak: JNCI

Yeni mikro robotlar, asit içinde yüzmeye ve mide ülseri için ilaç taşımaya uygun olarak tasarlandı

Her biri insan saçının yarısı genişliğinde olan mikromotor botlardan oluşan bir filo, farelerde mide ülserini iyileştirmek için kullanıldı. Bu tür botlar, canlı organizmalarda ilk kez kullanıldı.

Geleneksel olarak alınan antibiyotik ilaçlar, midede asitlerle körelmiş/köreltilmiş olabilir. Ancak, bu minyatür botların bağırsaktaki koşullara dayandığı ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı kendilerini pilot edip korudukları görülmüştür.

Kaynak: Nature

Araştırmacılar, kronik ağrıları tedavi eden bir sınıf ağrı kesici geliştirdiler

Araştırmacılar, belirsiz bir sinir yoluna etki eden yeni bir ağrı giderme sınıfı geliştirdiler. Bu ilacın farmasötik anlamda pazarlanabilmesi için uzunca bir süre klinik test sürecine girmesi gerektiği halde, bileşik diğer opioid-alternatifleri kadar iyi çalışıyor gibi gözüküyor. İstenilen, “Daha az dozla, daha uzun süre etki”…

Kaynak: ACSpublications

8
Odaklanmış lazer kaynağı, PcH2 moleküllerinin termal bir ışınını üretir.

Bilim adamları, Einstein’ın Genel Görelilik Teorisini doğrulayan ilave kanıtlar sağladı

Samanyolu’nun kalbi, Dünya’dan yaklaşık 26,000 ışıkyılı uzaklıkta olan galaktik merkez, Güneş’in 4 milyon katı kadar büyük bir kara deliğe ev sahipliği yapıyor.

Haftanın bilim haberleri içinde bu çalışmada ise, bilim adamları ilk defa yıldızların yörüngelerini bu dev boşluğun etrafında kaydetti ve sonuçlar Einstein’ın genel görelilik teorisini doğruladı. Einstein’ın ortaya çıkmasından bir adım geri gidecek olursak, Newton’un yerçekimi şunu tahmin ediyordu: Astronomik cisimlere uygulanan yer çekimi, kendi kütleleri ile orantılıdır.

Kaynak: The Astrophysical Journal

9

Kuantum tuhaflığı (ing. quantum weirdness), parçacık ötesinde ilk defa test edildi

Kuantum fiziğindeki belirli bir deney üzerinde yapılan küçük bir düzenleme, bilim adamlarının moleküllerin dalgalar halinde nasıl davrandıklarını ilk kez gözlemlemelerine izin verdi. Sonuçlar karmaşık kuantum olaylarını kapsayan teorinin tam olarak ne olduğu ile tutarlı çıktı. Bu nedenle burada herhangi bir radikal yeni fizik teorileri beklemeyin. Ancak, çoğu kuantum deneyinde olduğu gibi, böyle karşı-sezgisel bir teorinin eylemde görülmesi başınızı döndürücü.

Kaynak: ScienceAdvances

10
SCT türevi euploid iPSC’lerden PGCLC türetme ve spermatogenez.

Araştırmacılar, Mars yüzeyininin hemen altında önemli miktarda buz bulunduğunu düşünüyorlar

NASA’nın Mars’a ait en eski verilerine daha yakından bakıldığında, bilim insanlarının görmeyi beklemediği şaşırtıcı bilgiler ortaya çıkıyor: “Kızıl Gezegen hiç olmaması gereken yerlerde buz saklıyor.” Mars Odyssey kaynaklı okumalar yeniden analiz edildiğinde, Kızıl Gezegen’in ekvatorunun etrafındaki Mars yüzeyinin hemen altında gömülü halde su buzu ortaya çıkıyor. Ancak Mars’ın iklimi hakkında bilinenler göz önüne alındığında, böylesine bir durum mümkün görünmüyor.

Kaynak: ScienceDirect

Bilim adamları, genetik kısırlığın üstesinden gelmenin bir yolunu buldular

Bilim adamları, genetik olarak infertil erkek farelerden sağlıklı yavru elde ettiler. Bu da insan infertilitesinin farelerle ortak olan genetik nedeninin üstesinden gelmek için potansiyel yeni bir yaklaşım öneriyor.

Cinsiyetimiz X ve Y kromozomları tarafından belirlenir. Genellikle, kızların iki X kromozomu (XX) ve erkeklerin bir tane X ve bir tane Y (XY) kromozomları vardır. Ancak, her 500 erkek çocuktan 1’i ekstra X veya Y kromozomlarıyla doğar. İki yerine üç cinsiyet kromozomuna sahip olmak, olgun sperm oluşumunu bozabilir ve infertiliteye neden olabilir.

Kaynak: Sciencemag

Gökbilimciler bir Süpernova’nın, komşusu olan yıldız ile çarpışmasını ilk kez gerçek zamanlı gözlemlediler

Haftanın bilim haberleri gerçek zamanlı bir gözlemi de içeriyor. Yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıkta, NGC 5643 galaksisinde patlayan bir yıldızın, komşusu olan güneşe gaz ve radyasyon dalgası göndererek çarptığı kaydedildi. Astrofizikçiler bunu gözlemlemek için halihazırda bekliyorlardı. Olayı yakından takip eden araştırmacılara göre, bu olay süpernovaların ne gibi süreçlerden geçtiğinin kanıtıdır ve uzayda geniş mesafelerin şu anda nasıl ölçüleceğini potansiyel olarak etkilemektedir.

Kaynak: The Astrophysical Journal

Avustralyalı araştırmacılar fıstık alerjisine yönelik bir tedavi buldular

Uzun süren bir araştırmada, fıstık alerjisine yönelik oral bir tedavinin, çocuklara uygulandıktan dört yıl sonra etkili olduğu kanıtlandı. Rapora göre, çocuklara 18 ay boyunca her gün az miktarda fıstık ve probiyotik verildi. Bu tedavi yöntemi, sözü edilen süre sonunda çocukların fıstığa verdikleri tepkinin azalmasını sağladı.

Kaynak: The Lancet

Bir Cevap Yazın