Köşe Yazıları

Gözü arkada bırakmayan sukulentler

Sukulent

Görsel çevre kalitesi ile insanların fizyolojik ve psikofizyolojik tepkileri arasındaki ilişkiyi konu alan bilimsel araştırmalar devam ederken, doğanın insan sağlığı ve psikolojisi üzerine etkilerinin sonuçlandığı çalışmaların ne denli olumlu etki yarattığını hissettiğinizi ve bildiğinizi düşünüyorum. Aksi halde bu yazıyı okumak için kıymetli vaktinizi harcayacağınızı düşünmüyorum.

Gelelim beynin elektriksel aktivitesinde olumlu değişiklikler sağlayan bitkilerimizden, farklı renkleri ve minyatür görünümü ile ev ve ofislerimizde bakımını kolaylıkla yapabileceğimiz harika bir dekoratif bitki olan sukulente. Hangi tabloyu alırsanız alın, yıl içinde koyu pembeden açık pembeye, liladan griye renk geçişleri gösteren Echeveria’lar kadar görsel şölen sunacağını düşünmüyorum. Benim favori sukulentim olan Echeveria’lar yılın her mevsimi renk değiştirerek adeta yıl boyu güzellik sergiliyor.

Sukulent seçiminizi iklime göre yapmalısınız

Eğer çiçek bakmakta zorlanıyorsanız ve bitkinize ayıracak zamanınız yoksa sukulent sizin için şüphesiz doğru bir tercih olacaktır. Birbirinden farklı türde sukulentler olduğu için sukulentinizi seçerken ikliminize ve zevkinize en uygun olanı tercih etmelisiniz. İçinizdeki tasarımcıyı uyandırmak için aynı iklim isteğine sahip olmak koşuluyla farklı tür sukulentleri bir arada yetiştirebilir ve değişik kombinasyonlar deneyebilirsiniz. Ayrıca sukulentinizin yanına yosun ve ufak çakıllar gibi nesneler koyarak özel bir hava katabilir ve sukulent bahçenizin daha şık bir görünmesini sağlayabilirsiniz.

Sukulentinizin boyutuna göre saksı tercih etmelisiniz ayrıca saksı tercihi yaparken saksının altının delik olmasına özen göstermelisiniz. Gövdesine yetecek miktarda toprak koyduğunuz saksınıza sukulentinizi yerleştirip, toprakla etrafını çevirerek can suyunu verebilirsiniz. Sukulentler enden genişleyen bitkiler olduğu için çok kök salmazlar bu durum sizi endişelendirmesin. Sulama yapmadan önce toprağı elinizle kontrol ederek tamamen kuru olduğundan emin olmalısınız.
Sukulentlerin toprağının nemli olduğu durumlarda, sulamak için birkaç güne daha ihtiyacınız var demektir. Sukulentler, çok fazla suya ihtiyaç duymazlar. Kış aylarında 2 haftada 1 defa sulama yapmanız yeterlidir, havaların ısınmasıyla birlikte sulamayı 10 günde 1 defa olacak şekilde yapabilirsiniz, sıcaklıkların fazla olduğu günlerde ise haftada 1 defa sulayabilirsiniz. Sulama yaptıktan sonra, saksı tablasında biriken suyu dökmeyi ihmal etmemelisiniz ve su kalmamasına özen göstermelisiniz.

Sukulentler ışığı sever ama dikkat!

Sukulentler hem ev içinde hem dışarıda yetiştirilmeye uygun bitkilerdir. Sukulentlerinizi bol ışık alabilecek şekilde konumlandırın ancak uzun süre direkt güneş ışığı altında olmamasına dikkat edin. Direkt güneş ışığına uzun süre maruz kalan sukulentlerinizin ömrü kısa olacağı için ev veya ofisinizdeki sukulentlerin ışık kaynağı ile sukulentler arasında tül perde olması sukulentlerinizin ömrünü uzatacaktır.

Aydınlık ortamı seven sukulent, suyu gövdesinde biriktirir ve 15 ile 20 gün boyunca su verilmese dahi hayatta kalmak için su tutma özelliğini kullanarak gövdesinde bulunan su ile susuzluğunu gidererek yaşamayı sürdürür. Bu özelliği sayesinde acil şehir dışı seyahatlerinizde gözünüzü arkada bırakmanıza gerek yok.

Ev ve ofislerin yanı sıra özel gün organizasyonlarında da popüler olan sukulentlerin gelin çiçeği olarak tercih edilmesi çok hoşuma gitse de adet yerini bulsun diye çiçeği konuklara atma fikri aklıma geldikçe gelinler çiçeklerini hatıra olarak saklamalı fikrini savunuyorum. Eminim sukulentler minimal görünümleri ile damat yaka çiçeği ve gelin tacı olarak da muazzam bir tercih olacaktır.

Facebook Yorumları
Yazar Hakkında

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji bölümünden 2017 yılında mezun olan Şafak Esra Bitkisel Biyoteknoloji Bilim Dalında lisansüstü eğitimine devam etmektedir. Lisans sürecinde stres koşullarına dayanıklı bitki geliştirilmesi projesi ile TÜBİTAK 2209-A programı kapsamında proje yürütücülüğü yapmıştır, yüksek lisans tez konusu ise CRISPR/Cas9 sistemi aracılığıyla erkek kısır bitki geliştirilmesi üzerine olup aynı zamanda Curtovirüslere karşı şeker pancarında CRISPR/Cas9 temelli dayanıklılık sisteminin geliştirilmesi projesinde görev almıştır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinde İş ve Proje Geliştirme Uzmanı olarak çalışmaktadır. Bitkilerde gen transformasyonu ve gen modifikasyonuna ilgi duymakla birlikte bitkilerin etken maddelerinin ilaç olma potansiyellerini araştırmaktan zevk almaktadır.
Alakalı İçerikler
Köşe Yazıları

Çiçeklerin en nazlısı; Orkide

Bilim dünyasının son haberlerini kaçırmamak için eposta bültenimize hemen üye olun.

Bir Cevap Yazın