antarktika belgeseli
/

Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika belgeseli

4. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında çekilen Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika belgeselinde Türk bilim insanlarının çalışmaları anlatıldı.

11 dakikalık içerik

Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika belgeseli geçtiğimiz hafta TRT ekranlarında yayına girdi. Peki, bu belgesel ne anlatıyor? Türkiye bilim ekibi, Antarktika seferinde ne tür çalışmalar yaptı? Antarktika nasıl bir kıta? Belgeseli henüz izleyemeyenler için derledik; iki bölümden oluşan haber serimizin bu kısmında Türk bilim insanlarının 4. Ulusal Antarktika Bilim Seferinde yaptığı çalışmalara yer verdik. İkinci bölümde ise Antarktika hakkında bilgiler vereceğiz. 

Türkiye Antarktika’ya kutup seferlerine 2017 yılında başladı. Bu tarihten beri her sene Beyaz Kıta’ya bilimsel seferler düzenleniyor. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Antarktika seferinin ekip lideri Prof. Dr. Ersan Başar, ekip koordinatörü Doç. Dr. Burcu Özsoy‘du. Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika belgeselinin yönetmeni ise Burcu Camcıoğlu. Belgesel iki kişilik mini bir ekiple, zorlu hava şartlarında çekildi.

Şubat ayında düzenlenen kutup seferi, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) tarafından yapıldı. Ekipte çoğunlukla kadın araştırmacılar yer aldı ve ekip toplamda 24 kişiden oluştu. Ekip, yaklaşık olarak bir ay kaldıkları adada 15 bilimsel çalışma üzerinde araştırmalarını yürüttü.

Antarktika seferinin son gününde gelen haber ise Dünyamız için kötüydü; Brezilya üssünde ölçülen hava sıcaklığı 20.7 santigrat dereceyi bulmuştu. Bu, Antarktika’da ölçülen en yüksek sıcaklık olarak kayıtlara geçti. Ayrıca bilim ekibimiz, yüzyıllardır buzlarla kaplı olan bir kanalın tamamen erimesine de şahit oldu. Türkiye bilim ekibi, son anda alınan bir kararla bu kanaldan geçerek rotasını değiştirdi.

Türk bilim insanlarının kutup seferindeki çalışmaları

antarktika belgeseli
Türk bilim insanları, Antarktika’da bulunduğu sürede birçok örnek topladı.

8 farklı üniversiteden akademisyen, Harita Genel Müdürlüğünden, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden ve Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesinden araştırmacılar sefere katılmıştı.

Antarktika’da 30 ülkenin 100’e yakın bilimsel araştırma üssü var. Polonya üssünde çalışma yapan Işıl Nur Güraslan, kayaçlar üzerinde jeolojik incelemeler yapıp kayaç örnekleri topladı. Güraslan, Dünyanın jeolojik tarihini anlamamıza yönelik kritik araştırmalar yapıyor.

Antarktika sadece Dünya’yı değil, uzayı anlamak için de çıkış noktası. Zira Dünya’da Mars’a en yakın koşullar bu coğrafyada sağlanıyor. Lojistik Sorumlusu Özgün Oktar diyor ki, “Sadece Türkiye’de bazı çalışmaları yapmak dünyayı anlamak için yeterli değil. ABD’nin Ay’a gitmesi, şu an Mars çalışmalarının sürdürülmesi aslında Antarktika’ya dayanıyor. Uzak bir noktada izole bir hayat sürmek, izole bilimsel çalışmalar yapmak insanları uzay çalışmalarına hazırlıyor. Aynı zamanda Dünya’nın tamamını anlamamıza da yardımcı oluyor. Sadece kutuplar değil, okyanuslar da bu açıdan çok önemli.”

Dismal Adasında Türkiye’nin Antarktika’daki ilk Küresel Uydu Konumlama Sistemi (GNSS) istasyonu kuruldu. Antarktika Kıtasında şu anda 100’ün üzerinde sabit GNSS istasyonu bulunduğunu söyleyen Harita Genel Müdürlüğü’nden Dr. Mühendis Binbaşı Soner Özdemir, “Türkiye’nin istasyonunun farkının anakarada bulunmayarak ulaşılması ve işletilmesi zor bir adada bulunması. En yakın istasyondan 70 km uzaklıkta ve bu yüzden bu istasyonun verileri değerli hale geliyor. Uluslararası bilim camiasından da talep görüyor.” dedi. Bu sistem Türkiye’nin Antarktika’da ABD ve Rusya ile işbirliğini de artırıyor. Sistemin amacı, küresel iklim değişikliğinin izlenmesine katkı sağlamak olarak açıklanıyor.

Antarktika’da elde edilen veriler bilimsel çalışmalar için yayımlanacak

antarktika belgeseli
Antarktika’da kurulan Meteoroloji Gözlem İstasyonu.

Bilim ekibimiz, 3. Antarktika seferinde kurulan Meteoroloji Gözlem İstasyonundaki verileri kayıt altına alıp, bakım onarım çalışmalarını yaptı. Veriler Ankara’ya gönderilerek ikinci bir doğruluk testine tabi tutulduktan sonra bilimsel amaçla kullanılmak üzere herkese açık şekilde yayımlanacak.

Ekip üyelerinin bir kısmı adada su örnekleri toplayarak mikroskobik su yosunlarının izini sürdü. -80 dereceden 80 dereceye kadar yaşayabilen bu canlılar, tıp ve bilim camiasına fayda sağlayabileceği gibi yeni bir sürdürülebilir enerji kaynağı da olabilir. Antarktika’da Türkiye kampının bulunduğu Horseshoe Adası‘nda kar suyu ile beslenen dört göletten birinde çalışma yapan bilim insanları, mikroskobik su yosunlarını araştırdı. Ekibin dikkatini bloom yapmış su yosunları çekti ve özel bir tür olup olmadığı incelenmek üzere örnek toplandı. Su yosunlarının önemi, biyoyakıt kaynağı olarak kullanılabilmesinde ortaya çıkıyor. Küresel ısınmayı artıran sebeplerden biri olarak fosil yakıtlar öne çıkmaktadır. Bu da güneş enerjisi, rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklarla birlikte ayçiçek yağı, kanola yağı gibi farklı alternatiflerden yakıt üretimini ortaya çıkarıyor ancak eksik yönleri tamamlamak için 3. nesil biyoyakıt kaynağı olarak mikroskobik su yosunlarının önerildiğini söyleyelim.

Deniz tabanı ile en üstü arasındaki mesafe ölçülerek derinlik hesaplamaları yapıldı. Bunu Oşinografi ve Hidrografi Daire Başkanlığından Mühendis Üsteğmen Tuğba Çınar liderliğindeki bir ekip yürüttü. Böylece deniz haritası oluşturuldu. Denizcilerin bu haritaları kullanmasıyla emniyetleri sağlanmış oluyor. Ayrıca oşinografik veriler toplanarak suyun özellikleri ortaya çıkarılıyor; ses hızı, suyun iletkenliği, suyun yoğunluğu, suyun basıncı, su sıcaklığı, suyun tuzluluğu gibi. Bu veriler sayesinde Antarktika’nın şu anki durumu ile gelecekteki değişimler ölçülebilir. Böylece iklim değişikliği hakkında bilgi edinilebilir. Tüm bunların yanı sıra deniz haritası sayesinde bu yıl araştırma gemisi geçici üssün bulunduğu adaya çok daha fazla yaklaşabildi.

Öğretmen Canan Evecen ise, gelecek kuşakları iklim bilinciyle yetiştirmek için tıpkı Evliya Çelebi gibi seferin seyir defterini tuttu.

Bir başka ekip penguen dışkıları, okyanus suları, kıyı yosunları, taş toprak numuneleri toplayarak bunlarda kirleticilerin (çöplerin) varlığını araştırmaya koyuldu.

Özetle Türkiye kutup bilim seferinde, Türk kampı geliştirildi, konteynerların içerisine yeni eklemeler yapıldı, GNSS istasyonu kuruldu, meteoroloji istasyonunun güncellemesi yapıldı. Antarktika’da yapılan bilimsel çalışmalarda elde edilen birçok materyal laboratuvar şartlarında incelenmek üzere Türkiye’ye götürüldü ve bunlar ilerleyen tarihte bilimsel yayın olarak yayımlanacak.

Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika belgeselinden hareketle yaptığımız haber serimizin ikincisi yayımda;

Antarktika kıtası iklim değişikliğinden uzaya birçok şeyi anlamamızı sağlıyor

Belgeselin tamamı;

Sizin yorumunuz nedir?

Your email address will not be published.