genetiği değiştirilmiş gıdalara ilişkin AB Mahkemesi kararı

Genetiği değiştirilmiş mahsullerin tespiti bilmecesi

5 dakikalık içerik

Genetiği değiştirilmiş mahsulleri, diğer genetiği değiştirilmiş organizmalarla (GDO‘lar) aynı katı düzenlemelere tabi tutan Avrupa mahkemesinin 2018 yılı kararı, Avrupa genelindeki gıda test laboratuarları için bir bilmece yarattı. Bilim insanları,  genetiği düzenlenmiş mahsullerin izinsiz satışını tespit etmekte zorlanıyor.

Avrupa Birliği Adalet Divanı (ECJ),  25 Temmuz 2018’de bir karar alarak, laboratuarların gen-düzenlenmiş mahsulleri aramasını gerektirdi. Zaten bu laboratuvarlar onaylanmamış GDO’lu gıdalar için yükleyicileri ve süpermarketleri kontrol etmekteydi. Ancak laboratuvarlar için bunu yapmak hiç de kolay değil.

Gen düzenlemeleri çoğu zaman sadece birkaç DNA harfini değiştirirken, geleneksel genetik değişiklikler genellikle bir türden diğerine daha uzun DNA uzantılarının nakledilmesidir. Almanya’nın Leibniz Üniversitesi‘nden genom düzenlemenin yasal yönlerini inceleyen Martin Wasmer, “Bu (gen-düzenleme) değişikliklerin bazıları, doğal olarak meydana gelen organizmalardan ayırt edilemeyecek kadar küçük.” diyerek, işin kolay olmadığını vurguluyor.

Gen düzenlenmiş mahsuller kimi ülkelerde pazarda

Mahkemenin katı düzenleyici yaklaşımı aynı zamanda diğer tarımsal güçlerden de belirgin şekilde farklı. Haziran ayında, ABD Tarım Bakanlığı (USDA), düzenlenmiş mahsulleri, doğada oluşabilecek mutasyonlarla düzenlemeyi amaçlamadığını açıkladı. Brezilya, Arjantin ve Avustralya da benzer bir tutum izliyor. Gen-düzenlenmiş mahsuller bu ülkelerin bazılarında pazara giriyor. Şubat ayında, Minnesota‘da bulunan tarımsal biyoteknoloji şirketi Calyxt, ABD’de genetiği düzenlenmiş soya fasulyesinden yapılan ilk yüksek-oleik asit yağı satışını açıkladı. Geçtiğimiz ay Germantown’daki Intrexon biyoteknoloji şirketi ise, kahverengileşmemiş, genetiği düzenlenmiş marulun ticari denemelerine başladıklarını belirtti.

Bu gelişmeler, yasal olmayan gen düzenlenmiş bir yiyeceğin sonunda Avrupa’nın süpermarket raflarına ulaşma riskini artırıyor.

Eski (genellikle yabancı DNA içeren) genetik olarak değiştirilmiş mahsullerdeki nispeten büyük değişmiş DNA dizileri, genom içine yerleştirilmiş olan DNA parçacıklarını güçlendiren basit laboratuar testleri kullanılarak tespit edilmeye başlanmıştı. Gen düzenlemelerini araştırmak, kısa silmeler veya eklemeler için genomları analiz eden daha geniş DNA sıralama teknolojilerinde mümkün olabilir. Ancak çok az sayıda AB laboratuvarı genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili uygulamalar için görevlendirildi.

Bilim insanları, düzenlemeleri bulabilseler bile, düzenleyicilerin, tanımladıkları DNA varyantının doğal bir mutasyondan ziyade gen düzenlemenin sonucu olduğunu kanıtlamak için mücadele etmeleri gerektiğini söylüyor.

Avrupa GDO Laboratuvarları mahsulleri tespit etmekte zorlanıyor

Araştırmacılar şimdiye dek, hangi genetiği değiştirilmiş mahsullerin satış için onaylandığı ve nerede olduğu hakkında bilgi almak için düzenleyici kurumlara güveniyordu. Bu tür bilgiler bilim insanlarına GDO’ları tespit etmeye yarayan testler tasarlamak için ihtiyaç duydukları araçları vermiş ve genellikle bu ürünleri üreticilerine kadar izlemenin bir yolunu sağlamıştır.  Ancak birçok ülke, genetiği değiştirilmiş ürünlere ilişkin bir düzenleme getirmemeye karar verince, pazara ulaşanları takip etmek de daha zor hale geliyor.

Avrupa GDO Laboratuvarları Ağı – test laboratuvarları konsorsiyumu – Mart ayında bir açıklama yaparak, “bu boşluğu doldurmak çok önemli” diyor. Ekip, “Uygulama laboratuarlarının, değiştirilmiş DNA sekansları hakkında önceden bilgi olmadan AB pazarına giren gıda ve yemlerde, resmi olmayan genetiği düzenlenmiş bitki ürünlerinin varlığını tespit edebilmesi son derece olanaksız” şeklinde bir açıklama yaptı.

Kaynak;

Nature

Sizin yorumunuz nedir?

Your email address will not be published.