crush sendromu nedir ? deprem enkazında arama kurtarma
/

Crush sendromu – Neden enkaz altındakileri vatandaşlar çıkarmamalı?

Depremin bize hatırlattığı; enkaz altındaki kişilerde Crush sendromu olarak adlandırılan durum ortaya çıkabiliyor ve ilk yardım müdahalesi olmazsa enkazdan sağ çıkarılan kişi ilerleyen saatlerde hayatını kaybedebiliyor.

8 dakikalık içerik

Enkaz altında kalan insanları iyi niyetle hareket ederken ölüme sürükleyebiliriz. Nasıl mı? Crush sendromu, depremlerde travmanın (dış etkenlerin neden olduğu bölgesel yaralanma) doğrudan etkisinden sonra en sık ölüm nedeni olarak kayıtlara geçiyor. Bu sendrom, ezilme biçiminde yaralanma, uzun süreli sıkışma ve hareketsizlik sonucunda ortaya çıkar ve kasların aşırı ezilmesi, hızlı ve etkili bir tedavi uygulanmaması halinde kişiyi ölüme sürükleyebilir. 

Crush sendromu İzmir depremi ile birlikte yeniden gündeme geldi. Zira, deprem olduktan kısa bir süre sonra bir grup vatandaş, depremzedelere yardım etmek için enkaz altında kalan canlıları profesyonel arama kurtarma ve sağlık ekipleri gelmeden önce kurtarmak istedi. Ancak bu “kurtarma” aslında depremzedeleri ölüme bile sürükleyebiliyor. Çünkü “Crush sendromu” olarak bilinen durum ortaya çıkabiliyor. “Crush” kelime anlamı olarak ezilme, sıkışma veya travmaya uğramaktır. Bu sendrom tipik olarak savaşlar sırasında, madenlerdeki göçüklerde, endüstri ve trafik kazalarında ve en çok da depremlerde ortaya çıkar. Öyle ki Crush sendromu, depremlerde travmanın doğrudan etkisinden sonra en sık ölüm nedeni olarak kayıtlara geçmiştir. Ayrıca, bütün yaralanmaların yüzde 2 ila 5’inde Crush sendromu görülür.

Crush sendromunda ölüm nedeni ileri derecede hipovolemik şok (kan basıncı düşüklüğü, soğuk terleme vb.), hiperkalemi ya da hiperpotasemi (kanda potasyum iyonun miktarının artması), hipokalemi (potasyum eksikliği), metabolik asidoz (asit iyonlarının birikmesi veya aşırı bikarbonat iyonunun kaybedilmesi), akut böbrek yetmezliği ve kompartman sendromudur. Şokun temel nedeni olarak hücre dışı sıvının büyük bölümünün zedelenen kaslarda birikmesi gösteriliyor. Şok gelişimi, zedelenen kaslardaki azot oksite bağlı damar genişlemesi, hiperkalemi ya da hipokalemi ile hızlanarak tüm dolaşım sistemini olumsuz etkiler.

UMKE eğitiminden bir bakış; Crush sendromu nedir?

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalından Dr. Nüket Göçmen Mas, UMKE (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) sunumunda Crush sendromunu anlattı;

Kısalma özelliğini taşıyan hücreye kas hücresi, bunların oluşturduğu dokuya kas dokusu denir. Kasın iki ucunda bulunan ve kası, kemiğe bağlayan yapı ise tendondur. Kaslar yüzde 40 oranla vücudumuzun en büyük kitle içeren yapısıdır. Korunmasız olan kaslarımız, travmaya fazlasıyla açıktır. Rabdomiyoliz, çizgili kasların hasara uğraması, erimesi ve içeriğinin dolaşım sistemine girmesidir. Ezilme sendromu, travmanın yol açtığı rabdomiyoliz sonucunda gelişir ve bazı sağlık sorunlarını beraberinde getirir; akut böbrek yetmezliği, hipovolemik şok, hiperpotasemi, kalp yetmezliği, solunum yetmezliği ve infeksiyonlar gibi. Tüm crush sendromlu olguların 3’te 1’inde akut böbrek yetmezliği gelişir. Bu yüzden de crush sendromunun en önemli unsuru akut böbrek yetmezliğidir. Çok hafif yaralanmalarda bile crush sendromu gelişebildiği için, hastalar akut böbrek yetmezliği riskine karşı gözetim altında tutulur.

Bir enkazın kaldırılması mutlaka profesyonel arama – kurtarma ekiplerince yapılmalı ve sağlık ekiplerin hazır bulunmalıdır. Çünkü depremlerde ölüm nedeni çoğunlukla doğrudan travmaya bağlıdır ancak enkaz altından sağ çıkarılanların önemli bir bölümü hiperpotasemi ile kaybedilir. Marmara depreminde birçok hasta hiperpotasemiden kaybedilmiştir.

Enkaz altından çıkarılanlara ilk müdahale nasıl olmalı?

Crush sendromu gelişmesi için en az 4 saatlik basınç gerektiğini söyleyen araştırmaların yanı sıra bazı araştırmalar sendromun 1 saat içinde bile geliştiğini ortaya koyuyor.

Hiperpotasemi ve hipokalsemi sonucunda aritmi (kalp ritm bozukluğu) oluşabilir ve bu, hastayı ölüme sürükleyebilir. Bu nedenle, depremzedeler enkaz altından çıkarılırken tedavi olabildiğince erken başlamalı ve kurtarma sırasında da devam etmelidir. Ekipler, Crush sendromunun genel ve böbrekler üzerine olumsuz etkilerini önlemek için çok erken ve hızlı davranır. Buna göre;

  • Yıkıntı altında kalmış bir insanın serbest bir ekstremitesi (kol – bacak) görüldüğünde saatte 1,5 litre gidecek hızda izotonik NaCl (sodyum klorür) solüsyonu takılır.
  • Vücudunun tamamen serbestleştirilmesi için 45 ile 90 dakika geçebilir. Bu aşamada da solüsyon uygulanmaya devam eder.
  • Hastayı yıkıntıdan çıkarınca öncelikle idrar çıkarıp çıkarmadığına bakılır. Bu amaçla foley kateteri (bir tür idrar sondası) takılır.
  • İdrar çıkaramayan hastalarda öncelikle hipovolemi bulgularına (kan basıncı düşüklüğü, filiform nabız, soğuk terleme vb.) bakılır. Bulgular varsa en uygun solüsyonlar (kanamalı hastalarda kan, plazma, izotonik NaCl) kullanılarak hipovolemi tedavi edilir. İdrar çıkarmayan hastalara, tüm çıkardığı sıvıdan yaklaşık 1000-1500 ml daha fazla sıvı verilir.
  • Yıkıntıdan çıkarıldıktan sonra, az miktarda bile idrar akımı saptanan hastalarda bir sağlık kuruluşuna gidene dek mannitol-alkali diüretik tedavisine başlanır. Bu tedavi hiperpotasemi ve akut böbrek yetmezliğine karşı korunmada çok önemlidir.

Yani, zaman zaman depremin üzerinden günler geçmesine karşın enkazın altından insanlar ve hayvanlar sağ olarak çıkartılıp hayatta kalmaları sağlanırken, depremden 1-2 saat sonra profesyonel ekiplerce olmayan kurtarma girişimlerinde sağ çıkarılan kişiler ilerleyen dakikalarda Crush sendromu nedeniyle ölebiliyor. 

Kaynak;

UMKE – Dr. Nüket Göçmen Mas’ın sunumu

TTB Crush sendromu 

Sizin yorumunuz nedir?

Your email address will not be published.