//

Çoklu Zeka Kuramı ve Spor İlişkisi

9 dakikalık içerik

“Profesyonel bir sporcunun potansiyelinin en iyisini başarabileceği disiplin hangisidir?”, “Sporcuların, en güncel antrenman teknikleri, en iyi beslenme programlarını uygulamaları rekabete dayalı sporlarda fark yaratmada yeterli midir?“ , “Yapılan spor türü kişisel gelişimimize ve sosyal hayatımıza sağlıklı bir vücuttan daha fazlasını mı katar?“

Eğitim bilimcileri ve spor bilimcileri, bu ve bunun gibi birçok sorunun daha keskin yanıtları için Harvard Üniversitesinden Prof. Dr. Howard GARDNER’ın  Çoklu Zeka Kuramının bizlere rehber olabileceğini yordamaktalar.

Howard Gardner  zekâyı tek ve baskın bir yetenek olarak görmekten ziyade, Çoklu Zeka Kuramı ile zekanın çeşitli ve özel boyutlardan oluştuğunu öneren bir model sunar.

Gardner bir davranışın bir zekâ olabileceğine dair birçok ölçüt dile getirmiştir ve  dokuz yeteneğin bu ölçütleri karşıladığını savunur:

  • Uzamsal
  • Sözel
  • Mantıksal-Matematiksel
  • Kinestetik
  • Müziksel
  • İçsel
  • Sosyal
  • Doğasal
  • Varoluşsal

Yukarıdaki zekâ çeşitlerinin yanı sıra, Gardner ahlâk zekâsı’nın da 10. boyut olmaya değer olduğunu belirtmektedir.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Spor Bilimleri Fakültesi akademisyenlerinden Meltem DÜZGÜN ve Orkun AKKOÇ Çoklu Zeka Kuramının spor disiplinlerine ve sporculara olan marjinal vaatleri olduğunu ortaya koydu.

Gazi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisinde yayınladıkları makalelerinde, ulusal ve uluslararası yaptıkları literatür taraması neticesinde 12 adet çoklu zeka kuramının sporcular üzerinde yapılan araştırmalardan elde edilen verileri analizi edilerek, araştırma bulgularını yorumluyorlar.

Akademisyenlerimizin bu bağlamdaki sonuç ve önerileri ;

“Ortaya konulan hiçbir performans tek bir zekâ alanına bağlı değil. Kişinin baskın zekâ alanından ayrı olarak diğer zekâ alanları da etkili. Kişiler bir etkinlik sırasında çok yönlü zekâlarından destek alırken, diğer taraftan kendi güçlü zekâlarını ortaya koyarlar. Böylece diğer zekâ alanlarının gelişimini sağlarlar. Özetle literatürlerde, sporcularda bedensel- kinestetik zekâ düzeyinin diğer çoklu zekâ alanlarından daha baskın olduğu çalışma sonuçlarında görülmektedir. Çocukları sadece bedensel performansları ile değerlendirmenin dışında çoklu zekâ alanlarını ve baskın zekâ türleride belirlenmelidir. Bedensel-kinestetik zekâ boyutu diğer zekâ alanlarına göre daha yüksek ve baskın olan çocuklar becerileri doğrultusunda spora yönlendirilebilir. Türk sporunda daha fazla başarı elde etmenin yolu özellikle çocuk yaşlarda bedensel-kinestetik zekanın gelişimi ve buna uygun spor sistemi ile olabilir. Sporun icracısı olan antrenörler ve eğitmenler bu konuda bilgilendirilerek öncelikle sporcularının çoklu zekâ alanlarını belirleyerek ve antrenmanlarını bu kuramın özelliklerine göre gerçekleştirerek daha başarılı olacakları düşünülmektedir. 

Günümüzde okullarda hızlı bir bilgi akışı olmaktadır. Sürekli yeni şeyler öğrenerek kendini yenileyen bireyler yetiştirilmektedir. Bu anlamda okullarda öğrenciyi, öğrenmeye aktif olarak katan ve ezberlemeyi değil öğrenmeyi öğreten bir yöntem olarak çoklu zekâ kuramı tercih edilmelidir ve spor alanında da çoklu zekâ kuramı öğretmenlere ve antrenörlere öğretilmeli ve uygulattırılmalıdır. Antrenörler ve beden eğitimi öğretmenleri sporcuları yetiştirirken antropometrik özelliklerine ve fiziksel performanslarına dikkat ederken zekâ boyutuna da önem vermelidirler. Kazanmada beyin gücünün kas gücü üzerindeki etkisi araştırılmalıdır ve çalışmalar yapılmalıdır. Fakat literatüre bakıldığında spor ve çoklu zekâ kuramı ile ilgili yeterli düzeyde çalışma bulunmakla beraber, yer alan çalışma sonuçları yeterince tartışılamamıştır. Bu araştırma ışığında ilerde yapılacak çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. 

Spor ve çoklu zekâ kuramı konusunda ileride yapılacak olan araştırmalar için bazı öneriler aşağıda sunulmuştur. 

  • Farklı spor branşlarında ve fazla sayıda katılımcı ile yapılan çalışmalar arttırılmalıdır. 
  • Çoklu zekâ düzeylerini belirlemeye yönelik farklı araştırmalar yapılırken psikomotor, bilişsel ve duyuşsal düzeyde gelişime de katkı sağlayıcı araştırmaların yapılması faydalı olacaktır. 
  • Sporcular ve çoklu zekâ kuramı konusunda, diğer ülkelerdeki araştırmalar incelenebilir. 
  • İleride yapılacak çalışmalarda çoklu zekâ alanları içerisinde yer alan sekiz zekâ alanında da eşit derecede önemli olduğu göz önünde bulundurulmalı ve gelecekteki çalışmalar bu doğrultuda yapılmalıdır. “

Her ne kadar Gardner’a ve çoklu zeka kuramının özüne yapılan eleştiriler olsa da yapılan çalışmalar bize kuramın temel olarak anlamlı kolerasyonları yordama kabiliyeti sunduğu yönündedir.
Olimpiyat altın madalyası sahibi Milli Sporcumuz Mete GAZOZ’un başarısındaki önemli etkenlerden biri olarak sunduğu multidisipliner olması, okçuluğun yanı sıra  yüzme, basketbol, resim ve piyano ile ilgilenmesi veya dünya futbolunda Barcelona Futbol Kulübünün alt yapısı olan La Mansia tesislerinin genç sporcuları için futbol disiplini üzerine uzmanlaşmanın yanı sıra, akademik bir eğitim imkanı da sunarak oyuncuların komple bir kişisel gelişimini sağlarken, güçlü ve zayıf özelliklerinin analizinde uygunluklarına göre oyun stili tayini gibi hususlarda fark yaratıyor olması düşünüldüğünde çoklu zeka kuramının sporcuların potansiyellerinin hangi yönde maksimize olabileceği gibi anlamlı seçimler yapabilmemize yardımcı olabilir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.