Köşe Yazıları- Sayfa 4

Bilim insanlarından akademiye, gündelik hayata ve bilim dünyasına yönelik yazılar

//

Biyolojik Cinsiyetin Tarihi – 2

Biyolojik Cinsiyet Biyolojik cinsiyetler ne zamandır bizimle birlikte ve nasıl ortaya çıktı? Önceki yazıda temel olarak canlılığın ortaya çıkması ve çoğalma/üreme strajeilerinin gelişmesinden bahsetmiştik. Bu yazıda dişi ve erkek eşeylerinin oluşumundan bahsedeceğim. Önceki yazı: Biyolojik Cinsiyetin Tarihi-1 Üreme ve değiş tokuş ekonomisi…

Otofaji diyeti – Aslında böyle bir diyet yok!

/

Otofaji diyeti diye bir şeyin aslında olmadığını biliyor musunuz? Otofaji konusu Nobel ödülleriyle gündeme geldi. Ancak bu durumdan fayda sağlamak isteyenleri de beraberinde getirdi. Otofaji diyeti gibi aslında bir temeli olmayan ve sadece metabolizmayı strese sokarak sadece otofaji değil, metabolizmanın tüm acil durum sistemlerini teşvik eden uydurma diyet tavsiyeleri hızla yayılmaya başladı. İşin aslını sizlerle paylaşıyoruz, böyle bir diyet uzmanlar tarafından tavsiye edilmiyor. Ve bunun yanı sıra unutulmamalı ki otofaji bir hücre içi mekanizma olup, hem iyi hem de daha kötü metabolik olaylarda yer alabilme potansiyeline sahip. Otofaji nedir?  Bu yıl Nobel ödülü Yoshinori Osumi’nin otofaji konusundaki araştırmasına verildi. Hücre…

İlk AIDS hastası kimdi?

/

1982 yılında eşcinsel bir havayolları çalışanında nedeni belirlenemeyen bir hastalık görüldü. Dugas ilk başlarda derisindeki bilinmeyen problemlerle karşılaştı. Ancak bu süreç içinde bir teşhiste konulamadı. Benzer belirtiler gösteren diğer hastalarla birlikte, semptomlarından yola çıkılarak “eşcinsel kanseri” olarak tanımlanan bir hastalık taşıdıkları öne sürüldü. Daha sonra araştırmaya dahil olan sosyolog William Darrow, Dugas’ın günlük hayatını inceledi ve AIDS’in cinsel yolla bulaştığına dair ilk kanıtlar ortaya çıkmaya başladı. 1984 yılında ölen Kanadalı Gaétan Dugas’ın hastalığı uzun süre araştırıldı. 1987’de AIDS salgınıyla ilgili çıkan kitapta kendisi “Sıfırıncı” hasta olarak tanıtıldı. Çünkü AIDS hastalığı ve HIV virüsü Amerika’da ilk kez onda tanımlanıp cinsel yolla bulaştığı gösterildi.…

Detoks ürünleri, aslında psikolojik pehriz mi?…

/

Detoks ilgi çekici ve sanki sağlıklı yaşamın formülünü tek başına barındıran bir kelime olarak hayatımızdaki yerini koruyor. Özellikle “sağlıklı yaşam” endüstrisi bu kavramı severek kullanıyor. Aslında karaciğeriniz, böbrekleriniz, cildiniz ve diğer organlarınız ihtiyacınız olan detoksifikasyonu zaten yapmakta. Ancak “sağlıklı yaşam” ürünü pazarlamacıları öyle bir durum varmış gibi gösteriyorlar ki sanki bu detoksifikasyon ürünlerini kullanmazsanız hastalanacakmışsınız gibi bir algı yaratıyorlar. Detoks yeşili! Pek çok mağazanın raflarında tabletler, çözeltiler, çaylar, yüz maskeleri, banyo tuzları, saç fırçaları, şampuanlar, vücut jelleri ve içecekler gibi pek çok ürün bulunuyor. Bununla da bitmiyor tabiki detoks için yoga, lüks kaçamaklar, masajlar ve seansları içeren pek çok uygulama…

Aslında “Otofaji”: Nobel ödülleriyle dolu bir geçmiş!

/

Otofaji, orjinal hali ile autophagy latince auto-kendi ve phagein-yemek kelimelerinden oluşan birleşik bir kelimedir. Otofaji, 1960’lı yıllarda hücrenin kendi içindeki materyalleri kapalı membranlar içinde lizozomun yardımıyla yıkmasından yola çıkarak inşa edilen bir yaklaşımdır. 1990’da Yoshinori Ohsumi’nin zekice tasarladığı bir dizi deneye kadar çalışılması zor bir konu olarak beklemiş olması Ohsumi için önemli bir fırsat yaratmıştır. Çalışmalarında Ohsumi mayalarda bu süreç için gerekli genleri belirlemiş ve yine mayalarda otofajinin temel mekanizmasını ortaya çıkarmıştır. Bunun yanı sıra benzeri mekanizmaları insan hücrelerinde de göstermiştir. Ohsumi’nin bulguları hücrenin içeriğini nasıl dönüştürdüğünü anlamamız için yeni bir yaklaşım sağlıyor. Enfeksiyonlara karşı gelişen reaksiyonlardan açlık durumuna karşı geliştirilen tepkiye…

İki kadın, bir erkek ve bir bebek!

/

Geçtiğimiz günlerde annesi, babası ve donorünün DNA’sına sahip üç ebeveyni olan ve  ilk bebek doğdu. Özellikle “Ebeveynlik” kavramı üzerinden tartışmalara da sebep olan bu üç ebeveynli bebek (A.H.) ilk ancak görünen o ki son bebek olmayacak. 1990’larda mitokondri aşılama çalışmalarıyla üç ebeveynli bebek denenmişti. Ancak başarılı olamayan ve genetik sorunlara sahip embroyoların geliştiği bu çalışmada geliştirilen  yöntemlerin insanlarda kullanılması FDA tarafından onaylanmamıştı. New Scientist‘in raporuna göre A.H.’nin ebeveynleri Ürdün’den ve bu çiftin başarısız gebelik ve taşıyıcı anne deneyimleri bulunuyor. Bunun sebebi de A.H.’nin annesinin Leigh’s Sendromu taşıyıcısı olması. Leigh’s sendromu küçük bebeklerde gelişim bozukluğuna sebep olan bir hastalık. Mitokondri dediğimiz…