Sağlık- Sayfa 8

//

Aşı Olmayanlar, Aşı Olanların Hastalık Riskini Artırıyor

Kanada Tabipler Birliği Dergisi (CMAJ)’nde yayınlanan yeni bir çalışma, aşısız bireylerin aşılı olanların güvenliğini tehdit ettiğini gözlemledi. Bu yeni modelleme çalışması SARS-Cov-2 aşı oranları yüksek olsa bile, aşısız kişilerin aşılı kişilerde hastalık riskini artırdığını öne sürdü. Aşısız Kişiler Aşılananlar Arasında Orantısız Risk…

Grip virüsünün en iyi arkadaşı; düşük nem

/

Yale araştırmacıları, kış aylarında insanların hastalanma ve gripten ölme ihtimalinin önemli bir nedeni olduğunu belirtti; düşük nem. Uzmanlar, düşük hava sıcaklıklarının ve düşük nemin grip virüsünün bulaşma olasılığını arttırdığını biliyorlardı. Ancak bilim insanları, düşük nemin bağışıklık sisteminin grip enfeksiyonuna karşı savunmasındaki etkisi hakkında daha az bilgiye hakimlerdi. İmmunobiyoloji profesörü Akiko Iwasaki liderliğindeki Yale araştırma ekibi, insanlar gibi viral enfeksiyonlara karşı dirençli olarak genetiği değiştirilmiş fareler kullanarak bu soruyu araştırdı. Farelerin hepsi aynı sıcaklıkta, fakat düşük ya da normal nemde odalara yerleştirildi. Daha sonra uzmanlar, fareleri influenza A virüsüne maruz bıraktı. Araştırmacılar, düşük nemin hayvanların immün tepkisini üç şekilde engellediğini buldu; birincisi, solunum yolu…

Bilimsellikten uzak doktora rağmen sağlıklı çocuklar

/

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli Prof. Dr. Alişan Yıldıran, bir dergide makale yayımladı. Yıldıran yazdığı makale ile başta tıp camiası olmak üzere birçok vatandaşın tepkisini çekti. Yıldıran makalesinde, kısırlığın asıl sebebinin aşılar olduğundan, akraba evliliğinin tıbbi olumsuz etkileri olmadığına kadar birçok tartışmalı ifadelerde bulundu. Makaleden bir bölüm; Samsun Tabip Odası soruşturmayı başlattı Alişan Yıldıran’ın makalesi tartışılırken, Samsun Tabip Odası’nı arayarak bahsi geçen doktora yönelik yapılacak önlemler hakkında bilgi edindik. Samsun Tabip Odası Başkanı Dr. Murat Erkan ile yaptığımız görüşmede Erkan, Yıldıran hakkında hukuki süreci başlattıklarını, soruşturmanın sürdüğünü söyledi. Dr. Erkan, Yıldıran’ın açıklamalarının toplum sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğini belirterek…

Geleneksel tıp bilimsel mi?

/

Sağlık Bakanlığı, 2 yıl önce “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları” adıyla bir yönetmelik yayımladı. Yönetmeliğin ardından açılan “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi (GETAT)” klinikleri faaliyetlerini sürdürüyor. Daha çok koruyucu tıp yöntemlerinin uygulanacağı kliniklerdeki başlıca tedavi türleri şunlar; akupunktur, sülük, mezoterapi, hipnoz, hacamat, fitoterapi, refleksoloji, homeopati, osteopati, ozon, apiterapi, proloterapi, larva ve müzikterapi. 2 yıllık süreçte 20’ye yakın üniversitede Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama Merkezi hizmete açıldı. Ayrıca 500’e yakın Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Ünitesi de açıldı. Geleneksel tıp yöntemlerine ilişkin, 2. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi düzenleniyor. Kongre, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Sağlık Bakanlığı ile Dünya Sağlık Örgütü işbirliğinde düzenleniyor.…

Kırmızı et ölüm riskini arttırabilir

/

Yeni bir çalışma, kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin – küçük miktarda bile olsa –  özellikle kalp-damar hastalıklarına yol açarak ölüm riskini artırabileceğini gösterdi. Loma Linda Üniversitesi Adventist Sağlığı Bilimleri Merkezi’nin yaptığı çalışmaya göre, kırmızı ve işlenmiş et, özellikle kalp-damar hastalıklarına yol açıyor. Çalışmanın baş yazarı Loma Linda Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu’nda doktora öğrencisi Saeed Mastour Alshahrani. Alshahrani, araştırmanın, görece daha yüksek seviyelerde kırmızı et tüketimini inceleyen ve bunları düşük tüketimlerle karşılaştıran önceki çalışmaların bıraktığı önemli bir boşluğu doldurduğunu söyledi. Alshahrani, “Düşük seviyedeki işlenmiş kırmızı et tüketiminin kardiyovasküler hastalıklarla ve et yemeyenlere kıyasla kanser ölümleriyle ilişkisine daha yakından bakmak istedik.” dedi. Çalışma…

Uyanması kolay uyku ilacı geliştirildi

/

Uyanmayı kolaylaştıran yeni bir uyku ilacı geliştirildi. Japonya’daki Kagoshima Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı daha iyi uyanma performansını iyileştiren Dora-22 isimli ilacı geliştirdi. Uyuduğumuzda beynimiz bilgiyi işlemeye devam eder. Ancak talamusumuz sayesinde bu, uyku kalitesini etkilemez. Birçok uyku ilacı, inhibe edici özelliklere sahip bir kimyasal olan GABA-A’nın etkilerini artırarak çalışır. Böylece bu ilaçlar, beyin aktivitesini yavaşlatır ve uykuyu kolaylaştırır. Ancak bu merkezi sinir sistemi (CNS) depresanları da birini uyandırmak için gereken uyaran miktarını arttırır. Başka bir deyişle, bir alarm durumunda insanların uyanmalarını zorlaştırır. Örneğin, bu ilacın etkisi altındaki kişilerin bir yangın alarmı sesiyle uyanamadıkları tespit edilmiştir. Şu ana kadar ki en az yan…

30 yıl aradan sonra gelen tetanoz vakası

/

Tetanoz vakası, Amerika Birleşik Devletleri’nin Oregon eyaletinde 2017 yılında, 30 yıllık aranın ardından görülmüştü. Oregon’da doğduğundan beri hiç aşı olmayan 6 yaşında bir çocuk, 2017’de ailesinin çiftliğinde oynarken alnını kesti. Yara evde temizlendi ve dikildi. Altı gün sonra aile çocuğu hastaneye götürdü. Doktorlar çocuğu tedavi etmeye başladılar. Çocuğun rahatsızlığı toprakta bulunan bakteriyel sporların neden olduğu ağrılı ve hatta ölüm riski taşıyan tetanozdu. Portland’daki OHSU Doernbecher Çocuk Hastanesi’nde pediatrik enfeksiyon hastalıkları uzmanı olan Dr. Judith Guzman-Cottrill, karanlık bir odada sedasyon (sakinleştiricili tedavi) yapan çocuğun tedavisiyle ilgilendi. Bu süreçte çocuk, tetanozun yol açtığı saldırgan spazmları durdurması için ilaçlar kullanmasına rağmen, yanında bulunan…

Büyükanneler torunların ömrünü mü etkiliyor?

//

Büyükannenin yaşı ve torunlarına ne kadar yakın yaşadığı bu çocukların hayatta kalmalarını etkileyebilir. Bu ilginç araştırmayı Science News’te yayınlanan bir haber bizlere sunuyor. Habere göre, iki araştırmadan birincisi 1700-1800’lerde yaşayan Finli aileler arasında, genç torunların hayatta kalma oranlarının, anneannelerin/babaannelerin yakınlarda yaşadığı ve 50 ila 75 yaşları arasında olduğu zaman yüzde 30 arttığı yönünde. İkinci çalışma, büyükannenin çok uzakta yaşadığı zamanlarda bile hayatta kalmaya yararının devam edip etmediğini inceledi. Çalışmalar, hayvanlar aleminde nadir görülen menopozun varlığını açıklamak için daha geniş bir çabanın parçası olarak görülüyor. “Büyükanne hipotezi” olarak adlandırılan bu çalışma, evrim açısından bakacak olursak, kadınların uzun ömürlülüğünün torunlarının hayatta kalmasına…

Güneşte Hapşırma Geni: ACHOO

////

Güneşte hapşırma sizde de oluyor mu? Güneşte hapşırma, ya da ışığa duyarlı hapşırma refleksi veya otozomal dominant zorlayıcı helyoflorometik patlama sendromu bunun sebebi. İsmi karmaşık görünse de binlerce yıllık bir sürecin basit ismi: ışığa bakınca hapşırmak. Temel olarak, karanlık bir alandan daha aydınlık bir yere gidilince veya güneşe direkt bakılınca refleks olarak hapşırılması durumu. Aristo bir güneş hapşırıcısıydı! İnsanlık güneşte hapşırma olayını en az birkaç bin yıldır biliyordu. Aristo muhtemelen bir güneş hapşırıcısıydı, çünkü problemler kitabında “Güneş neden hapşırtıyor?” diye sormuştu. Cevabı ise, burun içinde terlemeye neden olan güneş ışığıydı ve bu nemden kurtulmak için hapşırdığı şeklindeydi. Fakat, birkaç bin…

Kansere Karşı Cephane: Nanodiskler

//

Nanodiskler : Kanserden Kurtuluyor Muyuz? Nanodiskler kansere çare olabilir mi? Yıllar önce, ölümcül hastalıklara karşı tedavi aşısı bulunduğunda, insanlık tarihinin en büyük kurtuluşu yaşanmıştı. Önlenemez olarak görülen salgın çiçek hastalığının çözümü Edward Jenner’ in mucizevi aşısında gizliydi. Yıllar geçti ve bu defa kanser günümüzün en büyük sorunu haline gelmeye başladı.  Kanserin bir hastalıktan ziyade, “hastalık grubu” olarak algılanması daha doğru olacaktır. Bu bağlamda kanser, vücut hücrelerinin durmadan bölünme yeteneği kazanması ve bu hücreleri çevreleyen dokuya yayılması ve hatta bazı durumlarda diğer doku ve organlara da sıçraması durumlarının genel adı olarak düşünülebilir. Vücudun birçok noktasında, sayısız genden veya moleküler mekanizmadan kaynaklanabilen kanser,…

Organoid ; İnsanlığa yeni soluk

/

Organoid nedir? Organoidler , organa benzeyen ve onun gibi faaliyet gösteren çoklu hücre türlerini içeren üç boyutlu yapılardır. Bu çalışmada, organoidlerin insan kök hücrelerinden üretildiği ve akciğerin bir bütün olarak tüm özelliklerini taklit edebildiği belirtildi. Organoid nasıl çalışır? Yeni akciğer ‘organoidleri’, Columbia University Medical Center (CUMC) araştırmacıları tarafından, insan pluripotent kök hücrelerinden üretildi. Organoid, akciğerin görevlerini taklit ederek gerçekleştiriliyor ve 3-D yapıya sahip mini akciğerler olarak üretiliyor. Bilim insanları, laboratuvar ortamında ürettikleri bu organoidleri, insan akciğer rahatsızlıklarının modelleri için kullandı ve önemli veriler elde etti. Akciğer organoid yapılarının bu kullanımının, birçok akciğer hastalıklarının teşhisi ve tedavisinde ciddi fayda sağlayabileceği ön…