Paleontoloji

//

Dinozor sonrası döneme ait memeli fosilleri bulundu

Dinozor sonrası döneme ait önemli memeli fosilleri bulundu. Fosiller, yaklaşık 1 milyon yıllık süreçte dünyanın asteroid darbesinden sonra nasıl toparlandığına ışık tutuyor. 66 milyon yıl önce, 10 km çapında olduğu düşünülen dev bir asteroidin Dünya’ya çarparak yaşamı uzun yıllar baskıladığı ve pek…

Dinozor sonrası döneme ait memeli fosilleri bulundu

//

Dinozor sonrası döneme ait önemli memeli fosilleri bulundu. Fosiller, yaklaşık 1 milyon yıllık süreçte dünyanın asteroid darbesinden sonra nasıl toparlandığına ışık tutuyor. 66 milyon yıl önce, 10 km çapında olduğu düşünülen dev bir asteroidin Dünya’ya çarparak yaşamı uzun yıllar baskıladığı ve pek çok yok oluşa sebep olduğu biliniyor. Asteroid darbesinin ardından Dünya üzerindeki canlıların yüzde 75’i yok oldu. Bunlardan adını en sık duyduğumuz canlı da dinozorlardı. Asteroid darbesinin ardından pek çok tür yok olsa da, dünya kendini yavaş yavaş toparladı ve memeliler ile çiçekli bitkiler ortaya çıkmaya başladı. Ancak bilim insanları ortaya çıkan bu türlere ilişkin çok az bilgiye sahip.…

Türkiye’nin ilk antik DNA laboratuvarı

////

Antik DNA laboratuvarları antik kazılardan elde edilen biyolojik materyallerdeki nükleik asitleri izole edip analiz eden araştırma merkezleri olarak son dönemlerde oldukça gündemde. 2019 yılı içinde Hacettepe‘de kuruluşunu tamamlayarak açılan antik DNA laboratuvarının ardından, ilk antik DNA çalışmalarının ülkemizde nerede yapıldığını, Hacettepe Üniversitesi antik DNA laboratuvarına temel olan ilk çalışmaları araştırdık. 2012 yılında Prof. Dr. İnci Togan, ODTÜ’de, Türkiye’nin ilk antik DNA laboratuvarını kurdu. Bu laboratuvarda çalışmalar yapan araştırmacılardan biri de Yardımcı Doç. Dr. Mehmet Somel. ODTÜ’de Biyoloji alanında lisans ve biyoteknoloji programında yüksek lisans eğitimi gören Somel, Almanya’daki Leipzig Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nde çalışarak, Leipzig Üniversitesi’nden doktora derecesini aldı.…

40 bin yıllık dev kurt ve 50 bin yıllık mağara aslanı fosilleri bulundu

/

Sibirya’da Prehistorik döneme ait 40 bin yıllık bir kurdun kafatası ve beyin fosili bulundu. 40 santimetre uzunlukta olan kafatası, günümüz kurtlarından daha büyük olduğuna işaret ediyor. Fosil, 2018 yazında Kuzey Yakutistan’ın Abyisky bölgesinde Tirektyakh Nehri kenarında bölge sakini olan Pavel Efimov tarafından keşfedildi. Efimov’un keşfinin ardından incelenen fosilin, en az 40 bin yıl öncesine tarihlenen Pleistosen kurdu olduğu anlaşıldı. Pleistosen kurdunun mamut benzeri kürkü ve büyük dişleri halen sağlamlığını koruyor. Kurdun öldüğünde iki ila dört yaşlarında bir yetişkin olduğu tahmin ediliyor. İsveç Doğa Tarihi Müzesi’nin bilim insanları, Pleistosen avcının DNA’sını inceleyecek. Saha Cumhuriyeti Bilimler Akademisinden Albert Protopopov araştırmaya ilişkin, “Bu eşsiz…

Yarasa kanatlı dinozor fosili bulundu

//

Yarasa kanatlı dinozor fosili keşfedildi. Uçabilen ya da kanat yapıları barındıran dinozor iskeletleri kuşların ve dinozorların evrimiyle ilgili çok şey söylüyor. Bu yüzden yeni keşfedilen yarasa kanatlı dinozr fosili oldukça önemli. İki yıl önce, kuzeydoğu Çin’deki Wubaiding Köyü’nden bir çiftçi, ilginç bir fosile rastladı. Bu bölgede bulunan tek hayvan fosili semenderlere aitti. Ancak Çin Bilimler Akademisi’nden Min Wang yeni örneği gördüğünde, bir dinozor olduğundan emindi. Yarasa kanatlı dinozor, deri zarlarını destekleyen ve ağaçlar arasında dolaşmasına imkan veren uzun bir bilek kemiğine sahipti. Yarasa kanatlı dinozora, “Ambopteryx longibrachium” ismi verildi. Ambopteryx longibrachium, Latincede “kanat, uzun kol” anlamına gelmektedir. Yani kanatlı uzun kol…

Denisova Mağarası dışındaki ilk Denisovan fosili

/

Denisova Mağarası dışındaki ilk Denisovan fosili, Tibet’te keşfedildi. Tibet Platosu’ndan bulunan çene kemiğinde, Orta Buzulçağı’na ait bir Denisovanlı tespit edildi. Şimdiye kadar, eski insan türünün fosilleri yalnızca Sibirya’daki Denisova mağarasında bulunmuştu. 1980’de Tibet’teki bir Budist rahip dua etmek için kutsal sayılan bir mağaraya girdi ve yerde, iki diş ile birlikte bir insan çene kemiğinin yarısını buldu. Ardından fosil, Lanzhou Üniversitesi’ne teslim edildi. Bilim insanları fosilin, 160 bin yıl önce yaşamış olan bir Denisovana ait olduğunu bildirdi. Fosil, Sibirya’daki Denisova Mağarası dışında bulunan bu türün ilk kanıtıdır ve modern insanların bu akrabalarının bir zamanlar Orta ve Doğu Asya’nın çoğunda yaşadığı teorisini vurgulamaktadır. Toronto…

Yumurtasıyla ölen ilk kuş fosili; Avimaia schweitzerae

/

Yumurtasyla ölen ve fosilleşen kuş 115 milyon yıl sonra gün ışığına çıkarıldı. Bu kuş ve yumurtalarının fosilini, Alida M. Bailleul ve ekibi, Çin’in kuzeybatısında buldular. Ekip, kuşu Avimaia Schweitzerae olarak isimlendirdi. Çin Bilimler Akademisi Omurgalı Paleontoloji ve Paleoantropoloji Enstitüsü’nden (IVPP) Dr. Alida Bailleul ve ekibi Çin’in kuzeybatısında bulunan bir fosilin, 110 milyon yıllık olduğunu tespit etti. Avimaia Schweitzer olarak isimlendirilen kuş, Chordata familyasından, Aves sınıfından Avimaia cinsi olarak geçiyor. Avimaia Schweitzer, kuş anlamına gelen Avi ve anne anlamında gelen Maia kelimesi birleştirilerek ve moleküler paleontolojinin öncülerinden Amerikalı paleontolog Mary Higb Schweitzer’i onurlandırmak için soyadının eklenmesiyle bu adı aldı. Veri, Gansu Eyaleti,…

Kaplumbağa fosilinde kemik kanseri bulundu

//

Kemik kanseri, fosilleşmiş bir eski kaplumbağada tespit edildi. National Geographic raporunda, 240 milyon yıllık kaplumbağanın, bir tür kemik kanseriyle öldüğü ifade edildi. Kanser yaygın olarak sanıldığının aksine sadece insanlarda ortaya çıkan bir hastalık değil. Ayrıca kanser sadece son dönemde ortaya çıkan bir hastalık da değil. Aslında milyonlarca yıl önce de canlılar kanser oluyor ve bu sebeple yaşamlarında sorun yaşıyor ya da ölüyorlardı. Ancak yumuşak dokulardan geriye pek bir kalıntı kalmadığı için geçmişte yaşanan kanser gibi hastalıkları tespit etmek pek mümkün olmuyordu. Ancak yeni bulunan bir fosil, 240 milyon yıl öncesinde de canlıların kanser olabileceğini gösterdi. Canlıların yumuşak ddokuları fosilleşmemesine rağmen,…