Fizik- Sayfa 2

//

Bilim İnsanları ‘Bebek Solucan Deliği’ Simüle Etti

Bilim kurgu türü eserlerde çokça görülen ancak gerçekte henüz ulaşılmamış olan bir uzay efsanesi gerçek olabilir. Şuan fiziksel olarak yaratılmamış olsa da araştırmacılar teorik olarak bir solucan deliği yarattıklarını söylüyor. Bilim insanları bir kuantum bilgisayarda iki küçük kara delik simüle ettiklerini ve…

Micius Kuantum Ödülü sahiplerini buldu

/

Kuantum bilim insanları, artık yeni bir ödüle sahip olabilecek; Micius Quantum Prize ( Micius Kuantum Ödülü ). Çin’de özel bir vakıf olan Micius Vakfı, Micius Kuantum Ödülü ‘nün ilk 12 kazananını açıkladı. 26 Nisan’da, Micius Vakfı, kuantum hesaplaması ve kuantum iletişimi üzerine çalışan 2018 ve 2019 ödüllerini kazananları açıkladı. Kazanan bilim insanlarından altısı, her yıl bir milyon yuan (yaklaşık 150.000 ABD Doları) alacak. Ödül dünyanın dört bir yanındaki kuantum bilim insanlarına verilmekle birlikte, Çin’in giderek daha fazla değer verdiği ve katkıda bulunduğu bir alanın önemini vurguluyor. Massachusetts Institute of Technology’den matematikçi Peter Shor; öncü kuantum algoritmaları yazmış olan Oxford Üniversitesi’nden  fizikçi…

14 yaşındaki dahi Hawking’in kara delikler entropisinde hata buldu

/

Kara delikler entropisi çalışmasıyla ilgili Stephen Hawking’in anısına İngiltere’de bastırılan para geri çekiliyor. Çünkü kara delikler çalışmasında hata tespit edildi. İngiltere Kraliyet Darphanesi tarafından Mart ayında piyasaya sürülen hatıra para, sanatçı Edwina Ellis tarafından çizilen Bekenstein-Hawking denkleminin stilize bir resmini içeriyordu. Fakat Fransız matematiksel fizik dahisi 14 yaşındaki Avril Lapremiere, Hawking’in 45 yıl boyunca farkedilmemiş olan hesaplamalarında bir hata buldu. Fransa’nın Sorbonne Üniversitesi’nde fizik araştırmaları yapan dahi Lapremiere, Hawking’in aksine kara delik entropisinin sonucu olarak 4 yerine 2’yi buldu. Lapremiere, başta hata yaptığını düşündüğünü söylüyor. Ancak tekrar tekrar araştırdığında sonucun gerçekten 2 olduğuna karar verdi. Hawking’in 45 yıllık çalışmasındaki hatanın…

Japonya Uluslararası Doğrusal Çarpıştırıcı’ya ev sahipliğinde kararsız

/

Japon hükümeti, Uluslararası Doğrusal Çarpıştırıcı’ya (International Linear Collider / ILC) henüz ev sahibi olamayacağını açıkladı. Uluslararası Doğrusal Çarpıştırıcı, deneysel olarak doğrulanması zor parçacıkların özelliklerini belirlemek için yeterli miktarda Higgs bozonu (kütleleri olmayan atomlara kütle kazandıran mekanizma) üretmeyi amaçlayan bir proje. ILC, 100 farklı üniversite ve laboratuvardan bin bilim insanı ve mühendise çalışma alanı sağlayacak. Daha önce Japonya, Avrupa (CERN) ve ABD (Fermilab), ILC’ye destek vereceklerini açıklamışlardı. Parçacık fiziği üzerine araştırmaların çoğunluğu CERN’de ve ikinci olarak da Fermilab’da yapılıyor. Yeni inşaa edilecek çarpıştırıcı ile Higgs Bozon’u hakkında daha ayrıntılı bilgiler elde edilecek. Higgs Bozon’unun diğer parçalarla ilişkisi de ortaya çıkarılabilecek. Japonya Eğitim, Kültür,…

Mete Atatüre ve ekibi çekirdekleri kuantum noktalarında kontrol etmenin yolunu buldu

/

Cambridge Üniversitesi Fizik bölümünde öğretim üyesi Prof. Dr. Mete Atatüre ve ekibi bir çekirdek denizini yarı iletken kuantum noktalarında kontrol etmenin bir yolunu buldu; böylelikle, çekirdekler bir kuantum hafıza aygıtı gibi çalışabilecek. Kuantum noktaları, binlerce atomdan oluşan kristallerdir ve bu atomların her biri, hapsedilmiş elektronlar ile manyetik olarak etkileşime girer. Eğer kendi aygıtlarına bırakılmış olsalardı, elektronların nükleer döngüler ile olan bu etkileşimi, elektronun bir kuantum biti (qubit) olarak kullanılırlığını kısıtlardı. Science‘da yayınlanan yeni bir makaleye göre, Cavendish Laboratuvarı’nda bulunan araştırma grubu, Cambridge Üniversitesi’nden Profesör Mete Atatüre tarafından yönetilen hesaplamayı, algılamayı ya da iletişim uygulamalarını araştırmak için kuantum fiziğinin kanunları ve görüşlerinden yararlanıyor. Mete…

H2-Oh! Suyun İki Sıvı Hâl Durumu

/

Sıvı hâl ve suyla ilgili bildiğinizi düşündüğünüz hey şeyi unutun..! Su, Dünya üzerindeki en temel moleküllerden biridir. Temel olarak bir sıvı hal durumunda bulunduğunu düşündüğümüz suyun aslında öyle olmayabileceği ortaya çıkarıldı. Bilim insanları, maddenin gerçekte ne denli tuhaf olabileceğini daha henüz kavramaya başlıyorlar. Bahsedeceğimiz olay şu ki: Araştırmacılar, suyun yapı ve yoğunluk bakımından büyük farklılıklar gösteren bir sıvı fazında değil, “iki farklı” sıvı fazda var olduğunu keşfettiler.  Dünyanın en basit elementi olan Hidrojen’de(H) yeni özelliklerin ortaya çıkmasına benzer olarak, şimdi bilim insanları suyun yapısının ne kadar karmaşık olduğunu keşfediyor. İki Sıvı Hâl Dünyadaki en temel moleküllerden biri olduğu kabul edilen…

Bu kafede cep telefonu kullanılamıyor !

//

İngiltere’de Gin Tub isimli barda müşteriler cep telefonu kullanamıyor, çünkü sahibi kafenin içine Faraday kafesi kurdu. Faraday kafesiyle fiziği günlük hayata uygulayan Steve Tyler, bunun aslında kolayca yapılabildiğinden bahsediyor. Evet aslında düşük maliyetle siz de eviniz de kurabilirsiniz.…

Dünyanın en küçük kardan adam görüntüsü

///

En küçük kardan adam ne kadar küçük olabilir? Western Universitesi’nde bulunan Western Nanofabrication Laboratuvarı dünyanın en küçük kardan adamını yaptı. Sadece 3 mikron (1 milimetre=1000mikron)  uzunluğunda olan kardan adam 3 tane 0.9 mikron çaplı silika küreden oluşuyor. Küreler elektron ışınlı basım ( electron beam lithography) ile birbirine bağlanmış. Kardan adamın gözleri ve ağzı ise odaklanmış iyon ışını ile kesilmiş. Kolların yapılması içinse platinyum kullanılmış. Prof. François Lagugné-Labarthet’in başında olduğu laboratuvarda imza atılan ilginç çalışmalar bulunmakta. En küçük kardan adam dışında pek çok çalışmaları bulunuyor. Dünyanın en küçük gülümseyen altını bu ilginç çalışmalardan biri, Diğer ilginç bir çalışma ise, ofise giren…

Einstein yanıldı mı? Yeni kütle çekimi teorisi!

//

Einstein genel görelilik kavramı ile kütle çekimi teorisine yeni bir bakış getirmiştir. 2010 yılındaysa araştırmacılar yeni bir kütle çekim teorisini ortaya koymuşlardı. Çok tartışma yaratan bu yeni kütle çekim teorisi ilk kez test edildi ve testlerinden başarıyla geçti. Yeni teori, 30000’den fazla galaksinin bağımsız bir çalışma ile incelenmesi ile ortaya kondu. Eğer teori daha ileri testleri de geçerse paradigma değişimine sebep olabilir, Einstein’in ortaya koyduklarını değiştirebilir. Yeni kütle çekimi teorisi, teorik fizikçi Erik Verlinde‘nin tanımlaması ardından “Verlinde Kütle Çekimi Hipotezi” olarak anılmaya başlandı. Eğer Verlinde‘nin hipotezi ileri testlerde de doğrulanırsa karanlık madde de dahil olmak üzere fiziğin yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir. Einstein…