Biyoloji

/

Bilim İnsanları Ölümsüz Denizanalarının Sırrını Çözdü

İspanya’daki bilim insanları ölümsüz denizanası olarak bilinen canlının sırrını çözdü. Bu canlılar yeryüzünde oldukça uzun ömürleriyle tanınıyor. Ayrıca yaşlanmıyor ve tekrar tekrar genç konumlarına geri dönüyorlar. Bu canlıların genetik kodlarını araştıran bilim insanları, yaşlanma etkileri hakkında sırları çözebilir. Sürekli Genç Kalıyor ve…

Bilim İnsanları Ölümsüz Denizanalarının Sırrını Çözdü

/

İspanya’daki bilim insanları ölümsüz denizanası olarak bilinen canlının sırrını çözdü. Bu canlılar yeryüzünde oldukça uzun ömürleriyle tanınıyor. Ayrıca yaşlanmıyor ve tekrar tekrar genç konumlarına geri dönüyorlar. Bu canlıların genetik kodlarını araştıran bilim insanları, yaşlanma etkileri hakkında sırları çözebilir. Sürekli Genç Kalıyor ve Kendi Kendini Yenileyebiliyor 29 Ağustos 2022 tarihinde Ulusal Bilimler Akademisi Bildiriler Kitabında yayınlanan çalışmada biyolog Maria Pascual-Torner, Victor Quesada ve Oviedo Üniversitesi’ndeki meslektaşları yer aldı. Biyolog bilim insanları yaptıkları bu çalışmada “Turritopsis Dohrnii” diye bilinen denizanası türünü inceledi. Sürekli genç kalan ve tekrar tekrar kendini yenileyebilen bu türün genetik dizisi haritalandı. Turritopsis Dohrniiler diğer denizanası türleri gibi deniz…

Ankara Üniversitesi’nde Kimyasal Kullanılmadan Mantar Üretildi

//

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde kimyasal kullanılmadan kültür mantarı yetiştirildi. Bir süredir sürdürülen mantar üretimi nihayet sonuçlandı. Bu üretim Türkiye’nin ilk tematik teknokenti olan Tarım, Hayvancılık ve Gıda Teknokenti’nde gerçekleştirildi. Kestane Mantarı ve Beyaz Şapkalı Kültür Mantarı Üretildi Ankara Üniversitesi Tarım, Hayvancılık ve Gıda Teknokenti’nde Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü’nce mantar üretim tesisi kurulmuştu. Bu tesiste hiçbir kimyasal madde kullanılmadan üretilen mantarların ilk hasadı gerçekleşti. Kestane mantarı ve beyaz şapkalı kültür mantarı yetiştirilen projede iki ayrı üretim odası kullanıldı. Tamamen biyolojik müdahalelerle yetiştirilen mantarlar başarılı bir şekilde toplandı. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof.…

Geliştirilen Yeni Bir Teknik Mercan Ağarmasını Önleyebilir

//

Avusturalyalı bilim insanları, denizlerde mercan ağarma riskinin en yüksek olduğu yumuşak mercanları tespit etmek için bir model geliştirdi. Bu sayede deniz suyunun ısınması sonucu ortaya çıkabilen ağarma riskini yaşama ihtimali en yüksek olan mercan türleri kolaylıkla tespit edilebilecek. Bahsi geçen yeni model resiflerin korunması açısından büyük öneme sahip. Mercan Ağarması Ne Anlama Gelir? Mercan ağarma, bir diğer adıyla mercan beyazlaması olarak bilinir. Mercanlar, sahip oldukları yoğun renkli yapıyı, zooxanthellae adı verilen mikroskobik alglere borçludur. Bu algler ve mercanlar, hayatlarını sürdürme konusunda birbirlerine destek olurlar. Ancak okyanustaki bir takım değişiklikler bu birlikteliği etkileyebilir. Ağarmanın en belirgin nedenlerinden biri, küresel ısınmadır. Suyun…

Yeni Yosun Türünün İsmini Türk Bilim İnsanları Verdi

/

Bafa Gölü’nde yaptıkları çalışmada yeni bir yosun türü tespit eden 2 Türk bilim insanı, Kanarya Adaları’nda üzerinde çalışma yapılan ve yayın aşamasında olan aynı tür için isim önceliğine sahip oldu. 2 Türk bilim insanı, Bafa Gölü'nde tespit edilen yeni kırmızı yosunu bilim dünyasına kazandırdı Böylece, Kanarya Adaları'nda keşfedilen ve yayın hazırlığı yapılan aynı türün isminde önceliği elde etmiş oldular#Yeşilhat🌱https://t.co/a1Sgk3DHQt pic.twitter.com/HxzYSEP8Qy — Yeşilhat (@AA_Yesilhat) June 2, 2022 “Daha Önce Kayıtlara Geçmemiş Bir Türle Karşılaştık” Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnci Tüney Kızılkaya, 2018 yılında Bafa Gölü’nde farklı olduğunu düşündüğü bir tür ile…

25 Nisan Dünya DNA Günü 19. Kez Kutlanacak

/

Bilim camiasında önemli bir yere sahip olan 25 Nisan Dünya DNA Günü yaklaştı. 25 Nisan’da eğitimciler, öğrenciler ve halk; DNA hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilecek. Bugünün kutlanması, gelecek nesillerin genetik hakkında bilinçlenmesi adına önemli görülüyor. Bu nedenle gerek eğitim kurumlarında gerekse aile içerisinde, Dünya DNA Günü etkinlikleri ile çocukları bilime yaklaştırmak gerekiyor. DNA günü, ABD Ulusal İnsan Genom Araştırma Enstitüsü (NHGRI) tarafından kabul edildi. 25 Nisan’da kutlanan bu gün ilk kez 2003 yılında kutlanmaya başladı. Dünya DNA Günü Bu sene 19. defa kutlanacak. Peki, bu önemli gün nasıl kabul edildi? 25 Nisan Dünya DNA Günü Küresel Bir Hareket Dünya…

Karıncalar Kanserli Hücreyi Saptayabiliyor!

/

Bilim insanları,  Fransa’da karıncalar üzerine ilginç bir araştırma gerçekleştirdi. Bu araştırmaya göre karıncalar, kanserli hücreyi sağlıklı hücreden ayırt edebiliyor. Bu çalışma sayesinde karıncaların eğitilerek kanserli hücreyi tespit edebileceği gözlemlendi. Pek çok bilimsel çalışmada faydalanılan koklayıcı köpeklerin yerini, maliyetinin daha az olması nedeniyle karıncaların alabileceği konusu gündeme geldi. Kanserin Erken Tespiti İçin Ucuz ve Verimli Bir Araç Sorbonne Paris Nord Üniversitesi’nde bir grup araştırmacının yaptığı çalışma iScience üzerinden yayınlandı. Yayınlanan bilimsel makalede, “Kanser dünyada önde gelen ölüm nedenleri arasında gelir. Halk sağlığı için kritik bir zorluğu vardır. Kanserin erken tespiti için ucuz ve verimli bir araç geliştirmek gerekiyor” şeklinde açıklama yapıldı.…

mRNA Aşıları Covid-19 Enfeksiyonunu Geçirmekten Daha İyi Koruyuculuk Sağlıyor

////

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), ülke çapında yaptığı araştırmada bu sorunun cevabını “evet” olarak yanıtlıyor. Dokuz farklı eyalette 201.000‘den fazla hastaneye yatış vakasından 7.000 vaka bu araştırma için kriterlere uygun görüldü. Araştırma ekibi, hastaneye yatışlarından 3 ay öncesinde Covid-19 testi pozitif çıkmış bireylerin yanı sıra Pfizer veya Moderna aşısı olan ve öncesinde Covid-19 teşhisi konmamış kişileri analiz etti. Araştırma ekibi, önceden Covid-19 enfeksiyonu atlatıp aşılanmamış yetişkinlerin, aşı olanlara göre hastaneye yatma olasılığının yaklaşık beş kat daha fazla olduğunu buldu. Ayrıca bu araştırma kapsamında 65 yaş üstü yetişkinler üzerindeki analizlerde mRNA aşılarının hastaneye yatışları önlemede enfeksiyonu daha önce geçirmeye…

Seaspiracy İkilemi: Balıkçılık Deniz Yaşamını Nasıl Etkiliyor?

////////

Seaspiracy İkilemi: Balıkçılık Deniz Yaşamını Nasıl Etkiliyor? Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, 2021 yılı için başlattığı webinar serisinin ilkini 6 Mayıs 2021 tarihinde Perşembe günü saat 17.30’da gerçekleştirecek. Ali Tabrizi’nin yönettiği belgesel filmi Seaspiracy üzerine konuşulacak etkinliğe link üzerinden katılabilirsiniz. Ayrıca konuşmacılar hakkında ek bilgi edinmek isterseniz yine link üzerinden detaylara vakıf olabilirsiniz. “Komplo mu, gerçeklik mi?” “Komplo mu, gerçeklik mi?” sorusundan yola çıkarak, balıkçılığın deniz ve okyanus yaşamı üzerindeki etkisinin irdelendiği Netflix belgeseli etkinlikte enine boyuna incelenecek, sorgulanacak. Belgesel genel olarak, endüstriyel balıkçılığın detayları, okyanusların 2048 yılında boşalacağı iddiası, balık türlerinin küresel çöküşü, aşırı avlanma, istenmeyen balıkların yakalanması, yaşam…

CRISPR teknolojisine katkı sunabilecek bir keşif; retronlar

/

CRISPR teknolojisine katkı sunabilecek yeni çalışmalar yayımlanıyor. Mikropların henüz tam olarak bilinmeyen DNA’sı virüsleri yenmeye yardımcı olabiliyor ve genom düzenleme potansiyeline sahip olan bu mikroplar, CRISPR teknolojisi için de faydalı olabilir. Örneğin, retronlar, bazı bakterilerde bulunan DNA, RNA ve protein kompleksleridir ve şimdi araştırmacılar, gen düzenlemede faydalı olabilmesi için bunların üzerinde çalışıyor.  Araştırmacılar 7 yıl önce bakteriler tarafından virüsleri engellemek için kullanılan bir savunma sistemini şimdi CRISPR teknolojisi olarak bilinen gen düzenleme aracına dönüştürdüklerinde, doğaya bakışımız yeni bir teknolojiye ilham verdi. Ancak ortaya çıkan başka bir gen düzenleme çalışması uygulamada gecikti. Son birkaç yıldır, araştırmacılar retronları (bazı bakterilerde bulunan DNA,…

Sıtma paraziti Plasmodium’un gen ifadesini değiştirerek nasıl dormant hale geçtiği bulundu

//

Sıtma paraziti Plasmodium falciparum kurak mevsimlerde insan konakta hareketsiz kalarak saklanıyor. Birleşik Krallık’taki Exeter ve Almanya’daki Heidelberg üniversitelerinden araştırmacılar, sıtma parazitinin uygun olmayan koşullarda bile hayatta kalma stratejisini araştırdı. Ekip, parazitin gen ifadesini değiştirerek dormant yani uyku haline geçtiğini buldu.  Yeni araştırmalar, sıtmaya neden olan Plasmodium falciparum parazitinin, insan kan akışında tespit edilmeden hayatta kalmak için gen ifadesini değiştirebileceğini gösterdi. Aralarında Exeter Üniversitesinden Dr. Mario Recker‘ın da bulunduğu uluslararası araştırmacılardan oluşan bir ekip, Plasmodium falciparum adlı parazitin olumsuz koşullar altında nasıl görünüşte dormant (uykuda) olabileceğini inceledi. Çalışma, sıtmanın baş göstermesinden önce yağmur mevsiminde sivrisinek popülasyonları yeniden ortaya çıktığında, parazitin gözlenebilir semptomlar…