Biyoloji

/

CRISPR teknolojisine katkı sunabilecek bir keşif; retronlar

CRISPR teknolojisine katkı sunabilecek yeni çalışmalar yayımlanıyor. Mikropların henüz tam olarak bilinmeyen DNA’sı virüsleri yenmeye yardımcı olabiliyor ve genom düzenleme potansiyeline sahip olan bu mikroplar, CRISPR teknolojisi için de faydalı olabilir. Örneğin, retronlar, bazı bakterilerde bulunan DNA, RNA ve protein kompleksleridir ve…

CRISPR teknolojisine katkı sunabilecek bir keşif; retronlar

/

CRISPR teknolojisine katkı sunabilecek yeni çalışmalar yayımlanıyor. Mikropların henüz tam olarak bilinmeyen DNA’sı virüsleri yenmeye yardımcı olabiliyor ve genom düzenleme potansiyeline sahip olan bu mikroplar, CRISPR teknolojisi için de faydalı olabilir. Örneğin, retronlar, bazı bakterilerde bulunan DNA, RNA ve protein kompleksleridir ve şimdi araştırmacılar, gen düzenlemede faydalı olabilmesi için bunların üzerinde çalışıyor.  Araştırmacılar 7 yıl önce bakteriler tarafından virüsleri engellemek için kullanılan bir savunma sistemini şimdi CRISPR teknolojisi olarak bilinen gen düzenleme aracına dönüştürdüklerinde, doğaya bakışımız yeni bir teknolojiye ilham verdi. Ancak ortaya çıkan başka bir gen düzenleme çalışması uygulamada gecikti. Son birkaç yıldır, araştırmacılar retronları (bazı bakterilerde bulunan DNA,…

Sıtma paraziti Plasmodium’un gen ifadesini değiştirerek nasıl dormant hale geçtiği bulundu

//

Sıtma paraziti Plasmodium falciparum kurak mevsimlerde insan konakta hareketsiz kalarak saklanıyor. Birleşik Krallık’taki Exeter ve Almanya’daki Heidelberg üniversitelerinden araştırmacılar, sıtma parazitinin uygun olmayan koşullarda bile hayatta kalma stratejisini araştırdı. Ekip, parazitin gen ifadesini değiştirerek dormant yani uyku haline geçtiğini buldu.  Yeni araştırmalar, sıtmaya neden olan Plasmodium falciparum parazitinin, insan kan akışında tespit edilmeden hayatta kalmak için gen ifadesini değiştirebileceğini gösterdi. Aralarında Exeter Üniversitesinden Dr. Mario Recker‘ın da bulunduğu uluslararası araştırmacılardan oluşan bir ekip, Plasmodium falciparum adlı parazitin olumsuz koşullar altında nasıl görünüşte dormant (uykuda) olabileceğini inceledi. Çalışma, sıtmanın baş göstermesinden önce yağmur mevsiminde sivrisinek popülasyonları yeniden ortaya çıktığında, parazitin gözlenebilir semptomlar…

Ergen bebekler doğuran sinek; Çeçe sineğinin üreme stratejisi

/

Çeçe sineği (Glossina) alışılmışın dışında farklı bir üreme stratejisine sahip. Bu sinek türünün dişileri, kendisiyle aynı ağırlıkta ve hatta kendisinden bile daha ağır olabilen yavrular dünyaya getiriyor. Uyku hastalığına yol açan Trypanosoma gambiense parazitini taşıyan çeçe sinekleri, Orta ve Batı Afrika’da özellikle Zaire’de ırmak kenarlarında yaşıyor. Yeni yayımlanan bir çalışma, çeçe sineğinin üreme stratejisini açıklıyor.  Hayvanlar aleminin çoğunluğunda yavrular ebeveynlerinden daha küçük doğar ancak çeçe sineği de dahil birkaç böcek ailesinin üreme stratejisi biraz farklı. Bazı böceklerde anneler kendi ağırlığında ya da kendisinden daha büyük yavrular dünyaya getirir. Bu farklı üreme şekli iki ana faktör sayesinde mümkün oluyor; ilk olarak,…

Organizmaların organizasyonlarını anlamak için yeni bir model

//

Organizmaların organizasyonunu tanımlayan yeni bir model, biyolojik süreçlerin daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir. Max Planck Enstitüsünden bir grup araştırmacı, canlı sistemlerdeki fiziksel hareketleri farklı bir yöntemle araştırıyor.  İlk bakışta, bir kurt sürüsünün vinaigrette sosu (yağ ve sirke karışımı) ile pek ilgisi yok gibi geliyor. Max Planck Dinamik ve Öz-Organizasyon Enstitüsü Direktörü fizikçi Prof. Dr. Ramin Golestanian liderliğindeki bir ekip, avcıların ve avların hareketi ile sirke ve yağın ayrılması arasında bağlantı kuran bir model geliştirdi. Ekip, şimdiye kadar sadece cansız madde için geçerli olan teorik bir çerçeveyi genişletti. Avcılara ve avlara ek olarak, enzimler veya kendi kendini organize eden hücreler gibi diğer…

Astrobiyolog Betül Kaçar NASA’da Görev Alacak

////

Astrobiyolog Betül Kaçar, Nasa’da yeni oluşturulan evredeki yaşamı araştıracak ekibe kabul edildi. Betül Kaçar bu haberi Twitter’da takipçileriyle paylaştı ve pek çok tebrik mesajı aldı. Betül Kaçar’ın mesajı: “Guzel bir haber. Kelimelere dokmekte zorlaniyorum, ama soyle: Evrende yasamin izlerini arastirmak icin olustulan yeni bir NASA ekibine kabul edilmisim. Bu seneye ufak bir saglik sorunu ile basladim, ilac gibi geldi bu haber sabah sabah. Herseyin basi saglik diyerek bitireyim :)” Guzel bir haber. Kelimelere dokmekte zorlaniyorum, ama soyle: Evrende yasamin izlerini arastirmak icin olustulan yeni bir NASA ekibine kabul edilmisim. 💪Bu seneye ufak bir saglik sorunu ile basladim, ilac gibi geldi bu…

Yazın popüler siması : “Et Yiyen Örümcek” – Et yemiyor ve zehirli değil!

///

Et yiyen örümcek et yer mi? Et yiyen örümcek zehirli mi? Et yiyen örümcek zarar verir mi? Et yiyen örümcek gerçek mi? Aslında medyanın “bilerek” ya da bilmeden yanlış bir şekilde “et yiyen örümcek” diye servis ettiği böğüler et yemez, zehirsizdirler, ısırırlarsa canınız yanabilir ama sizi yemezler. Böğü Böğü, kurak ekosistemlerde yaşayan örümcek benzeri bir eklembacaklıdır. Böğü’nün kelime anlamı “güneşten kaçan” olup bilimsel olarak solifugidler olarak isimlendirilirler. Solifuge, solpugid, solifugid gibi adlandırılmalar da yine böğüler için yapılır. Çeşitli yörelerde sarı kız, deve örümceği, böyü, böğ, rotto, büfe, güve, mele, ankabut, helpazük, rıttayle, gindır ve kızılgöz gibi isimlerle anılır. Böğüler yani…

İki grup balık antifriz yapmak için ayrı genler geliştirdi

/

Çinli biyolog Chi-Hing Christina Cheng, 20 yıl süren araştırmaları sonucunda, gezegenin soğuk bir ucundan diğerine uzanan bir balık gizemini çözdü. 1984’te Antarktika’da çalışmaya başlayan Cheng, ortağı Arthur DeVries ile kıta altı sularında yüzen bir balık grubu olan nototenleri (Notothenia cinsi balıklar) inceledi. Nototenler, kendi antifrizlerini üretir (kan dolaşımındaki buzun oluşmasını önleyen bir protein). Protein, bir treonin ve iki alanin içeren, sürekli tekrarlanan aynı üç kimyasal yapı taşından oluşur. Bu tekrarlayıcı birim, buz kristallerine yapışarak, su moleküllerinin birleşmesini engelleyen ve kristallerin büyümesini önleyen bir bariyer oluşturur. Dolayısıyla bu proteine antifriz denilebilir. Cheng ve DeVries, bu antifriz proteinini yapan genin beklenmedik bir kökene sahip…

HARVARD DOKTORALI SEMİR BEYAZ İYTE’DE

//

Harvard Üniversitesi doktora mezunu Dr. Semir Beyaz, lisans eğitimini tamamladığı İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde seminer verecek. 4 Şubat Pazartesi günü yapılacak seminerin konusu “Dietary regulation of cancer and immunity (Kanser ve bağışıklığın diyet düzeni).” İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden 2009 yılında fakülte birincisi olarak mezun olan Dr. Semir Beyaz, İYTE’de düzenlenecek bir seminerle tecrübelerini ve çalışmalarını paylaşacak. Dr. Beyaz, Amerika Birleşik Devletleri’nde Harvard Tıp Fakültesi kanser ve kan hastalıkları merkezinde kan hücreleri ve kök hücreler ile epigenetik üzerine çalışmış, ardından Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) kanser merkezinde ise beslenme, kök hücre ve kanser arasındaki ilişki üzerine…

Güneşte Hapşırma Geni: ACHOO

////

Güneşte hapşırma sizde de oluyor mu? Güneşte hapşırma, ya da ışığa duyarlı hapşırma refleksi veya otozomal dominant zorlayıcı helyoflorometik patlama sendromu bunun sebebi. İsmi karmaşık görünse de binlerce yıllık bir sürecin basit ismi: ışığa bakınca hapşırmak. Temel olarak, karanlık bir alandan daha aydınlık bir yere gidilince veya güneşe direkt bakılınca refleks olarak hapşırılması durumu. Aristo bir güneş hapşırıcısıydı! İnsanlık güneşte hapşırma olayını en az birkaç bin yıldır biliyordu. Aristo muhtemelen bir güneş hapşırıcısıydı, çünkü problemler kitabında “Güneş neden hapşırtıyor?” diye sormuştu. Cevabı ise, burun içinde terlemeye neden olan güneş ışığıydı ve bu nemden kurtulmak için hapşırdığı şeklindeydi. Fakat, birkaç bin…

Yeni MEB müfredat taslakları tartışma yarattı!

///

Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Güncellenen Öğretim Programları” bilgilendirme toplantısında önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren 1,5 ve 9. sınıflarda uygulanacak içerisinde evrim teorisi konusunun bulunmadığı yeni müfredatın taslaklarını 10 Şubat Cuma gününe kadar http://mufredat.meb.gov.tr sitesinde askıya çıkardıklarını açıkladı.…