Bilim- Sayfa 3

Mayıs 2019 – Bilim Raporu

//

Mayıs ayında en çok konuşulan ve merak edilen konular Chernobyl dizisinin de etkisiyle, nükleer santraller, kazalar ve Çernobil felaketi oldu. Bunun yanı sıra, Google’ın CRISPR haberinden, özel Bilimma röportajlarına kadar pek çok farklı alandan haberleri sizlere ulaştırdık. Emrah Kırdök ve ekibinin antik sakızlardan DNA elde ettikleri çalışmadan, Çağatay Tavşanoğlu’yla “Yangın ekolojisi” özel röportajına kadar küresel ve Türkiye’den bilim haberleri ve röportajlarını aşağıdan seçip okuyabilirsiniz. No Haber Başlığı Haber Konusu Haberin Detayları 1 Yangınlar kimi canlılar için hayattır Yangın ekoloğu Çağatay Tavşanoğlu, yangın ekolojisini, orman yangınlarını anlattı. https://www.bilimma.com/yanginlar-kimi-canlilar-icin-hayattir/ 2 Boğaz’ın piranası lüfer Gökalp ile telefon görüşmesi yaparak balıkçılığın durumu ve “Lüfer”…

Neden bilimin felsefeye ihtiyacı var?

//

Bilim ve felsefe arasındaki sıkı tarihsel bağlantılara rağmen, günümüz bilim insanları felsefeyi çoğu zaman bilime göre tamamen farklı, hatta düşmanca algılar. National Acedemy of Sciences‘de yayımlanan 5 Mart 2019 tarihli bir makalede felsefe ve bilim arasındaki bağa değinildi. Felsefe ve fen bilimleri teknikleri uzmanı Lucie Laplane ve ekibi, çalışmayı yürüttü. Araştırmacılar, felsefenin bilime olan katkısının en az dört şekilde olabileceğini söylüyor; bilimsel kavramların netleştirilmesi, bilimsel varsayımların veya yöntemlerin eleştirel değerlendirmesi, yeni kavram ve teorilerin formülasyonu ve farklı bilimler arasındaki diyaloğun geliştirilmesi. Kavramsal açıklama ve kök hücreler Öncelikle belirtmek gerekir ki felsefe kavramsal açıklama sunar. Kavramsal açıklamalar, bilimsel terimlerin kesinliğini ve faydasını…

Kuantum bilgisayar ile algoritma zamanda eski haline döndürüldü

/

Araştırmacılar, bir partikülün geçmişe kısa bir süre dönmesini simüle etmek için bir algoritma geliştirdi. Sonuçlar, kuantum sistemlerinde zamanın geri akışını keşfetmek için yeni yollar öneriyor. ABD Enerji Bakanlığı’nın (DOE) Argonne Ulusal Laboratuvarı başkanlığındaki uluslararası bir bilim insanları ekibi, bir tür bilgisayarı kısaca geçmişe döndürmeyi başardı. Scientific Reports dergisinde 13 Mart’ta yayınlanan sonuçlar, kuantum sistemlerinde zamanın geri akışını keşfetmek için yeni yollar öneriyor. Ekip, çalışmayı elektronlar ve kuantum fiziği kullanarak yaptıklarını söyledi. Araştırmacılar ayrıca, “En basit benzetmeyle bilardodaki açılış vuruşuyla dağılmış olan topların tekrar başlangıçtaki yerlerine dönmesine benzer bir eylemi gerçekleştirdik.” diyerek deneye benzetme yaptılar. Deney, zaman makinası ile gerçekleştirildi. Bu…

Güneş sisteminin en uzak nesnesi keşfedildi; FarFarOut

//

Astronomlar ‘FarFarOut’ (çok çok uzaklarda) olarak adlandırılan güneş sisteminin en uzak nesnesini keşfetti. Washington’da Carnegie Enstitüsü’ndeki astronom Scott Sheppard, bu hafta bir gözlem yaptı. Gözlemin sonucunda Sheppard, resmi olarak şimdiye dek bilinen en uzak Güneş Sistemi nesnesi olan Plüton’dan biraz daha uzakta bir nesneyi keşfetti. NASA çalışanı olan Sheppard’ın keşfettiği bu nesne onaylanırsa, resmi olarak Güneş Sisteminin en uzak cismi olacak. Bu keşif, Sheppard ve ortakları Chad Trujillo ve Dave Tholen’ın dünyanın en güçlü ve geniş açılı teleskoplarının bazılarıyla  gece gökyüzünü düzenli olarak taramaları sayesinde oldu. Bu araştırmalar neticesinde, Güneş’ten 9 milyar kilometre uzaktaki “FarFarOut” olarak adlandırılan nesneyi netleştirdiler. FarFarOut’un…

Yeni bir DNA; Hachimoji

///

“Hachimoji” isimli yeni bir DNA geliştiştirildi. Japonca’da “sekiz harf” anlamına gelen bu DNA, mutasyona uğrayıp gelişebiliyor ve bilgi taşıyabilecek bir model sunuyor. Science’te yayınlanan yeni bir makalede, bilim insanları Shuichi Hoshika ve ekip arkadaşları bu yeni DNA’yı geliştirdiler. Bu DNA, evrensel genetik kodda bulunan adenin, timin, guanin ve sitozine yeni eklenen P, B, Z ve S bazlarını, pürinler ve primidinler olarak kategorize edilmiş olanlarla aynı tür azot moleküllerine dayanıyor. Kendi baz çiftlerini oluşturmak için hidrojen bağları ile bağlanırlar ve S, B ile P ise Z ile bağlanır. Çalışmayı yapan bilim insanları doğal ve sentetik bazların farklı biçimlerinden yüzlerce hachimoji sarmalı…

Kanser tedavisinden orman yangınlarına kadar NASA çalışmaları

//

NASA’nın yayınladığı yeni bilgilere göre 2018 boyunca, Expeditions 54-58 (Sefer 54-58)’deki mürettebat üyeleri, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki 100’den fazla yeni Amerika Birleşik Devletleri bilim araştırmasını destekledi. Astronotlar, Şubat ayında 100 saati aşan yeni bir kayıt haftası da belirlediler. NASA’nın bu yıl yaptığı bazı araştırmalar Hedeflenen kanser tedavileri araştırıldı NASA astronotu Serena Auñón-Chancellor, Microgravity Science Glovebox (MSG) içindeki AngieX Kanser Tedavisi çalışması için araştırmalar gerçekleştirdi. Bu araştırma, mikro yerçekimi ile kültürlenmiş endotel hücrelerinin, tümör hücrelerini ve kan damarlarını hedef alan daha güvenli ve daha etkili bir tedaviyi test etmek için geçerli bir model olarak hizmet edip edemediğini incelemekte. İstasyon kameraları kasırga tespit…

Hippocamp’in Proteus’tan koptuğu belirlendi

//

Neptün’ün mini uydusu Hippocamp’in, gezegenin uydularından Proteus’tan kopmuş olabileceği ileri sürüldü. Bu iddiayı NASA (Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı) İnternet sitesinde yayınladığı açıklama ile ortaya attı. NASA’nın yayınladığı habere göre, California Üniversitesi, NASA Ames Araştırma Merkezi ve SETI Enstitüsü’nden bir grup araştırmacının iddiasına göre Hippocamp, Kuiper Kuşağı’ndan gelen bir gök taşının Neptün’ün büyük uydusu Proteus’a çarpması sonucu uydudan koparak oluştu. Gökbilimciler Hippocamp için “Burada olmaması gereken Ay” diyor Hippocamp, yaklaşık 20 mil yani 34 kilometre çapındadır. Hippocamp, Neptün’ün en dış yörüngesindeki Proteus’un daha önce bulunduğu yerdedir. Proteus’un kütle çekimiyle yörüngesini temizlerken kendisinin binde biri büyüklüğündeki bir gök cismini yok etmemiş…

Küresel Isınma terimini popülerleştiren Broecker öldü

/

Küresel ısınma teriminin yaygınlaşmasını sağlayan Wallace Smith Broecker, 87 yaşında hayatını kaybetti. Broecker, 1975 yılında, yükselen CO2 (Karbondioksit) seviyelerinin etkileri üzerine bir bildiriyle “küresel ısınma” terimini popülerleştiren bilim insanı idi. Broecker aynı zamanda, su ve besinleri dolaştıran küresel bir okyanus akıntıları sistemi olan Ocean Conveyor Belt (Okyanus Taşıyıcı Bölge) olarak adlandırdığı okyanus bölgesini ilk tanıyan kişi oldu. Broecker’in ölümüne ilişkin açıklamayı Columbia Üniversitesi Lamont-Doherty Dünya Gözlemevi yaptı. Ulusal Bilim Madalyası sahibi ve Ulusal Bilim Akademisi üyesi Broecker, hava sıcaklığından yağmur dağılımına kadar her şeyi etkileyen küresel okyanus akıntı ağının önemini tespit etmişti. 1959’da Columbia Üniversitesi’ne katılan bilim insanı, bilim çevrelerinde “iklim…

Opportunity son temaslara da yanıt vermedi

//

Opportunity ‘nin görevi sonlandırıldı. Amerika Birleşik Devletleri Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Mars’ta görevli olan gezgin keşif aracının misyonuna son verildiğini açıkladı. NASA’nın resmi internet sitesindeki açıklamaya göre keşif aracı Opportunity’nin yaklaşık 15 yıllık görevi bitti. “Mars Exploration Rover-B” (Mars Keşif Aracı-B / MER-B) olarak da adlandırılan Opportunity, 7 Temmuz 2003’te uzaya fırlatılıp, 25 Ocak 2004’te Kızıl Gezegen’in Meridiani Planum Platosu’na inmişti. Son olarak 10 Haziran 2018’de Dünya ile bağlantı kuran Opportunity’nin, aynı ay içinde Mars’taki kum fırtınasında Dünya ile irtibatı kesilmişti ve yeniden bağlantı kurmak için sürdürülen çabalar başarılı olamadı. NASA’nın California eyaletindeki Jet İtki Laboratuvarı mühendisleri, Opportunity’yi canlandırmak için yaptıkları…

‘Magnetopause’ davul gibi titreşimler çıkarıyor

/

Dünyanın manyetik kalkanının, güçlü darbelerden etkilendiğinde davul gibi titreşimler çıkardığı ortaya çıktı. Araştırmayı Londra’daki Queen Mary Üniversitesi’nde bir ekip yaptı. Nature Communications’da yayınlanan bu çalışmada, bu etkinin 45 yıl önce teorik olarak önerildikten sonra ilk kez gözlemlendiği açıklandı. Bir dürtü, kalkanın dış sınırına çarptığında (magnetopause), dalgalanmalar yüzey boyunca hareket eder ve manyetik kutuplara yaklaşırken geri yansır. Orijinal ve yansıyan dalgaların etkileşimi, diğerleri ileri geri titreşirken, belirli noktaların durmuş gibi göründüğü durgun bir dalga düzenine yol açar. Kalkanın dış sınırındaki hareketler, uzaydan gelen olayların elektrik şebekeleri, GPS ve hatta yolcu uçakları gibi teknolojilere potansiyel olarak zarar verebilmesi açısından önemlidir. 45 yıllık bir…