Arkeoloji- Sayfa 2

/

Dr. Ceren Kabukçu ve Ekibi 70 Bin Yıllık Yemek Kalıntılarını İnceledi

23 Kasım Çarşamba günü, Cambridge Üniversitesi tarafından çevrimiçi bir makale yayınlandı. “Mağaralarda yemek pişirmek: Franchthi ve Shanidar’dan Paleolitik kömürleşmiş bitki besin kalıntıları” başlıklı makalenin başyazarı Liverpool Üniversitesi’nden Arkeolog ve Arkeobotanikçi Dr. Ceren Kabukçu, çalışmayla ilgili detayları Twitter hesabı üzerinden paylaştı. Hello everyone!…

İskandinavya’nın ilk sakinlerine ait DNA’lar sakızlarda keşfedildi

/

İskandinavya’ya 10 bin yıldan daha uzun zaman önce ilk yerleşen insanlar, DNA’larını çiğnenmiş huş ağacı kabuğunun üzerindeki katran sakızlarda bıraktı. İskandinavya’ya ilk yerleşen insanlara ait şimdiye kadar çok az kemik bulunmuştu ve kemiklerin büyük çoğunluğu arkeogenetik araştırmaya olanak verecek kadar DNA taşımıyordu. Araştırmacılar, keşfedilen sakızlardaki DNA’ların, bölgede bulunan en eski insan DNA’sı olduğunu ifade etti. İki kadın ve bir erkek olmak üzere üç farklı bireye ait genler, hem insan genetiği hem de madde kültürü ile ilgili oldukça önemli veriler sağlıyor. Çalışma, Stockholm Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapıldı ve Communications Biology‘de yayımlandı. İnsanlar, çok uzun yıllardır sakız çiğneme alışkanlığı edinmiş durumda. İnsanların bu…

Uluburun ile aynı sularda daha eski batık bulundu

/

Uluburun Batığı, yaklaşık 3 bin 400 yıl önce Akdeniz’in sularına gömüldü. Bu geminin, Ege ve Yunanistan, Mısır, Hitit, Suriye, Filistin, İsrail, Kenan Ülkesi ve daha pek çok medeniyete ait tam 20 bin parça eşya taşıdığı biliniyor. Yani bu batıkta Antik dönemin neredeyse hepsine ait bir ticari eşya vardı.   Uluburun Batığı’nı 1982 yılında sünger toplamak için dalış yapan bir kişi buldu ve ardından 1984 yılından beri batık üzerinde çalışmalar başladı. Batık, Antalya’nın Kaş ilçesinin 8.5 kilometre güneydoğusunda yer alır. Uluburun batığındaki değerli eşyalardan bazıları şöyledir; 318 tabaka Kıbrıs bakırı, Kıbrıs seramiği, silah yapımında kullanılmak üzere 11 ton bronz tabaka, Mısır kraliçesi…

Çin’de Kambriyen fosilleri bulundu

Bilim insanları, Çin’in Hubei eyaletindeki Danshui Nehri kıyılarında, yaklaşık 518 milyon yıllık olduğu tahmin edilen binlerce fosil buldu. Araştırmacılar bu fosilleri, en ünlü Kambriyen fosil topluluğu olan Kanada’daki Burgess Shale ile rekabet edebilecek seviyede görüyor. Paleontolog Dongjing Fu ve ekibi, fosillerin deri, göz ve iç organları gibi yumuşak dokularının bile çok iyi korunmuş olduğunu belirtiyor. Dongjing Fu liderliğindeki araştırmacılar, 20 bin küsur fosilden 4 bin 351’i inceledi. Bu taksonların yüzde 53’ü daha önce hiç gözlemlenmemiş. Fosillerin günümüzden 545 milyon yıl önce başlayıp, 495 milyon yıl önce sona eren Kambriyen dönemine ait olduğu düşünülüyor. Toronto’daki Royal Ontario Müzesi’nin paleontologlarından Jean-Bernard Caron,…

Çatalhöyük bireyleri ile Avrupalılar arasında bağ kuruldu

/

Çatalhöyük, dünyaca ünlü bir Neolitik dönem yerleşim yeridir. Yerleşim yerinin büyüklüğü, dikkat çekici şekilde korunması, çok sayıda Neolitik sanat eserinin varlığı ve çok sayıdaki arkeolojik verilerin bulunması, bölgenin önemini sağlamıştır. ODTÜ’de öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Somel ve ekibinin de içinde bulunduğu Çatalhöyük çalışması, MDPI’de yayımlandı. Araştırmacılar, Çatalhöyük’te bulunan çatıdan girişli evlerden çıkan insan iskeletleri üzerinde mitokondriyal genom çalışması yaptı. ODTÜ Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Somel ve ekibi, kurdukları NEOGENE projesiyle araştırmaya dahil oldu. NEOGENE’de ortak çalışan arkeologlar, biyologlar ve antropologlar, Anadolu’da yerleşik hayat ve tarımın yaygınlaşmasındaki etmenleri ortaya koymaya çalışıyor. Ekip, tek etmenin insan göçleri olmadığını…

1800 yıl öncesine dayanan ‘penis’ çizimi

/

İngiltere’de bulunan Hadrian Duvarı üzerinde, 1800 yıllık olduğu düşünülen penis çizimleri tespit edildi. Uzmanlar bu çizimin “iyi şans” anlamında olduğunu düşünüyor. Newcastle Üniversitesi arkeologları ve İngiltere’nin kültür mirasını korumayı amaçlayan ‘Historic England’ adlı devlet kurumundan bir ekip, Hadrian Duvarı yakınlarındaki bir taş ocağında milattan sonra 207 yılında Romalı askerler tarafından kazınmış penis çizimleri buldu. Roma Duvarı olarak da bilinen duvardaki kazı yerinde “Apro et maximo consvlibvs oficina mercati” yazısı da bulundu. Yazının M.S. 207 yılında yapılan Aper ve Maximus’un konsülüne atıfta bulunduğu belirtildi. Bir başka figürde ise birlik komutanı bir subaya ait olduğu tahmin edilen bir erkek çizimi de tespit…

Megalitler birbirinden bağımsız mı, değil mi?

/

Stonehenge başta olmak üzere on binlerce antik sitenin Avrupa’yı inşa ettiği tartışılmakta. Yeni bir çalışma, bu megalitlerin (anıt oluşturmak amacıyla kullanılan taşlar) bağımsız olarak bir araya getirilmediğini ve bunların yerine yaklaşık 7 bin yıl önce Kuzeybatı Fransa’nın Brittany bölgesinde tek bir avcı-toplayıcı kültüre kadar gidileceğini gösteriyor. University College London’da arkeolog ve Stonehenge uzmanı Michael Parker Pearson, “Bu, Brittany’nin, Avrupa megalitik fenomeninin kaynağı olduğunu kesinlikle gösteriyor” dedi. Birçok araştırmacıya göre ise megalitler birbirinden bağımsız inşa edildi Önceleri, çoğu antropolog, megalitlerin Yakın Doğu ya da Akdeniz kaynaklı olduğunu düşünürdü. Birçok modern düşünür, Avrupa’daki beş ya da altı farklı bölgede bağımsız olarak icat…

Yamnayaların Maykoplarla akrabalığı yokmuş

//

Nature Communications’da yayınlanan bir makaleye göre, 6 bin 500 ila 5 bin yıl öncesine dayanan bulgularda Kuzeydoğu Avrupa ırkları ile Yamnayaların etkileşime geçtiği saptandı. Çin’deki Xiamen Üniversitesi’nden Popülasyon Genetiği uzmanı Chuan-Chao Wang ve Almanya Jena’daki Max Planck İnsan Tarihi Bilim Enstitüsü’nden moleküler antropolog Wolfgang Haak öncülüğünde yapılan genetik analiz ile Yamnayalar hakkında ilginç sonuçlar elde edildi. Bilim insanları, Kafkasya’dan kazılan dört Yamnaya ve 12 Maykop dahil olmak üzere, 6 bin 500 ila 3 bin 500 yıl öncesine kadar uzanan bozkır mezarlarından elde edilen 45 kişinin DNA’sındaki kalıtsal değişiklik kümelerini analiz ettiler. Ardından, daha önce diğer eski Avrupalılardan, Asyalılardan ve Yerli…

Homo naledi : insanlığın evriminde yeni nokta

//

Homo naledi nedir? Diğer fosillerden ayıran önemli özellikleri nedir? Ve en son bulunan Homo naledi fosili bize ne anlatıyor? İnsan evrimine yeni yaklaşımlar katabilme potansiyeli taşıyan son araştırma H. naledi‘nin H. sapiens‘lerle aynı dönemde de yaşadığı ve ölü gömme davranışları olduğunu ortaya çıkardı. H. naledi, iki yıl önce Rising Star mağara sistemlerinin Dinaledi odasında bulunan ve daha önceden bilinmeyen bir hominin türü. Morfolojik özellikleri bakımından önemli bilgiler taşıyan H. naledi fosilleri son çalışmalarda yine aynı mağara sistemi içindeki önceki Dinaledi odasına 100 metre uzaklıktaki Lesedi Odasında da bulundu. Bu buluntulardan ortaya iki önemli sonuç çıkarıldı. H. naledi, modern insan Homo…

Osmanlı donanması Karadeniz’de İlk Defa Gün Yüzüne Çıkarıldı !

/

Osmanlı döneminde donanma ve deniz dediğimiz zaman aklımıza ilk Barbaros gelir. Bunun dışında Osmanlı Donanmasına ait gemiler ve gemi kalıntıları ise tahtadan oldukları için çok iyi korunmamıştır. Ancak deniz arkeolojisi konusunda araştırmalar yapan bilim insanları Karadeniz’de 41 tane Osmanlı ve Bizans’a ait batık tespit ettiler. Karadeniz, anoksik(oksijensiz) katmana sahip olmasından dolayı su altı çalışmaları için en ilginç noktalardan birini oluşturmaktadır. Karadeniz’de bulunan bu oksijensiz katman, burada yer alan batıkların bozulmadan korunmasında önemli bir etkiye sahip. University of Southampton (İngiltere) ve Centre For Underwater Archeology Sozopol (Bulgaristan)’dan araştırmacıların başı çektiği geniş bir ekibin yürüttüğü The Black Sea Maritame Archaelogy Project kapsamında gerçekleştirilen…