Haber

Biyoloji müfredatı ırkçılığı azaltabilir mi?

Biyoloji müfredatında yapılacak düzenlemeler ile ırkçılık azaltılabilir mi? New York Times‘tan Amy Harmon’un haberinde, araştırmacılar bu konu üzerinde duruyor. 

Amerikan liselerinde kullanılan biyoloji ders kitapları, Afrika kökenli Amerikalıların neden çok sık futbolcu olarak temsil edildiğini ve orantısız sayıda Amerikalı bilim insanının neden beyaz veya Asyalı olduğunu açıklayabilen genetiğin hassas noktalarına yaklaşmıyor. Ancak bu ay başlayan bir çalışmada, ülkenin dört bir yanından bir grup biyoloji öğretmeni kafa kafaya verdi. Bilim sınıfının, ırkçı hoşgörüsüzlüğün temeli olan insan farkları için temelsiz genetik gerekçelere karşı bir tampon sağlamaya yönelik en iyi yer olabileceği fikrini test ediyorlar. 

Meselenin özü insanların ırkçı ayrımlarını önlemenin yolunun biyoloji dersleri olduğudur. Müfredatta yetersiz açıklanan genetik değişim, DNA konularının daha detaylı işlenmesiyle ırkçılığa engel olacağı düşünülüyor. Bu yüzden Dr. Donovan’ın çalışmasına dayanılarak, 8. sınıf öğrencilerine yönelik pilot uygulama yapılacak. Konu anlatılmadan önce ve sonra anket yapılacak.

Anketler bazı yeteneklerin genetikten kaynaklandığına olan ırkçı tutumu ölçmek için yapılacak. Ders sonunda yapılan anket ile genetiğin işleyişini öğrenen öğrencilerin tutum değişikliği anlaşılacak. Pilot uygulama için öğretmenler eğitiliyor. 5 eyaletten 7 okul uygulamaya dahil edilmiş durumda. Şu an biyoloji öğretmenlerinin konuyu nasıl anlatmaları gerektiği konusunda eğitimler sürüyor. 

Yeni müfredat için öğretmenler gelebilecek her türlü soruya karşı eğitiliyor

Yeni yaklaşım, insan popülasyonları arasındaki genetik farklılıkların derecesine çok az zaman ayıran (veya her türdeki özelliklerin karmaşık bir gen ve çevre karışımı tarafından nasıl şekillendiğini) klasik genetik müfredattan büyük bir sapmayı gösteriyor. Aynı zamanda, bilim eğitimcileri arasında ırkla ilgili soruların sosyal bilgilerdeki meslektaşlarına bırakıldığı yönündeki inanca meydan okuyor.

Günümüzün ırksal kategorilerinin tarihi, genetik alanından çok önce ortaya çıkmış ve her türlü ayrımcı politikaları haklı göstermek için kullanılmıştır. Kültür ve aileye bağlı bir sosyal kavram olan ırk, modern coğrafi genetik gruplamaları tanımlamak için genellikle “soy” veya “nüfus” gibi kavramları kullanan modern insan popülasyonu genetiğindeki bir çalışma konusu değildir. Ancak bu durum, birçok Amerikalının, “genlerin ırk gruplarında farklı becerilere, özelliklere yol açtığı” yönündeki fikirlerini engelleyemedi. 

Bazı biyoloji öğretmenleri arasında, genetik öğretim programlarında doğrudan ırktan söz etmekten kaçınmanın geri tepmeye yol açabileceği hakkında bir algı oluştu. Bu konuda, çalışmayı yönlendiren, kar amacı gütmeyen BSCS Science Learning‘deki bir bilim eğitimi araştırmacısı Brian Donovan, “Tehdit edici olduğunu biliyorum. Hatırlanması gereken şey, çocukların zaten ırk ve biyolojik algılarının olduğu ancak bunların hayatlarına rehberlik yapmadıklarıdır.” dedi.

İnsan popülasyon genetikçileri, toplumda bulunan ırkçı eşitsizliklerin kendi başlarına ilgili genetik farklılıkları göstermediğini uzun zamandır vurgulamakta. Alandaki önde gelen araştırmacıların yayınladığı son bir makale, siyah ve beyaz Amerikalılar arasındaki sağlık eşitsizliklerinin, atalardan miras alınan DNA’dan ziyade ırkçılık gibi çevresel etkiler tarafından açıklanan istatistiksel modeller çağrıştırıyor. Yine de genetik yanılgıların, ırkla ilgili ayrımcı Amerikan tutumlarında rol oynadığı konusunda endişeler artıyor.

Zengin, çoğunluğu beyaz olan liselerden gelen 721 öğrenciden oluşan 2018 yılında yapılan bir ankette Dr. Donovan, beş kişiden birinin “Irksal bir grubun üyeleri, genetik nedeniyle başka bir ırksal grubun üyelerinden daha iddialı” gibi ifadelerle hemfikir olduğunu tespit etti. Beyaz Amerikalı yetişkinler de benzer yüzdelere sahip; bir sosyolog ekibinin tahminine göre siyah-beyaz insanlar arasındaki gelir farkını genetik farklılıklara bağlamakta.

New York Üniversitesi’nden Ann Morning, “Amerika’da ırksal eşitsizliğin genetik nedenlerine olan inanç yaygın olmaya devam ediyor.” şeklinde konuştu. 

Biyoloji dersleri temelsiz genetik açıklamaları kitlesel olarak dağıtıyor

biyoloji dersleri ırkçılığı etkiler mi
Kaynak; CC0 Public Domain

Dr. Donovan, okul öncesi biyoloji derslerinin, ırksal eşitsizlik için temelsiz genetik açıklamaları kitlesel ölçekte dağıtmanın tek yolu olduğunu savundu. Orta okullar ve liseler, çoğu Amerikalıya genetik konusunun öğretildiği ilk ve belki de tek yer. Dr. Donovan, okullardaki genetik konuların hassaslığını ve önemini bu şekilde vurguladı.

Yeni müfredat, günümüzün ırksal kategorileri ile esnek şekilde ilişkilendirilen coğrafi popülasyonlar arasında küçük genetik farklılıklar olduğunu kabul ediyor. Ancak ünite aynı zamanda genetikçilerin neyi yinelediğini de aktarıyor: İnsanlar çevrelerini ve kültürlerini genleriyle miras alırlar ve onlardan kurtulmak çok zor bir iştir. 

Dr. Donovan’ın pilot çalışması, Ulusal Bilim Vakfı’ndan araştırma bursu almasını sağladı. Yeni çalışma, öğrencilerden ünite öncesi ve sonrasında anketleri doldurmalarını isteyerek müfredatın bu tür tutumlar üzerindeki etkisini ölçecek.

Hayali öğrenciler Taylor ve Robin’in ırklara ilişkin düşünceleri

Dersler, iki hayali genç Robin ve Taylor etrafında yapılandırıldı. Taylor, insanlar arasında genetik farklılıklar olduğunu ancak bu farklılıkların ırkla ilişkili olmadığını düşünüyor. Robin, ırksal bir gruptaki genetik farklılıkların küçük olduğunu ve çoğu genetik farklılığın farklı ırklardan insanlar arasında olduğunu düşünüyor (yani genetik farklılığın küçük olduğunu ama sebebinin ırk olduğunu). Gerçek şu ki, ikisi de tam olarak doğru bir görüşe sahip değil. Gerçekte fark, dünya üzerine yayılan insanların milyonlarca yıl izolasyon içinde ayrı yaşamasıdır. Aslında grupların kendi içindeki farkları ırkların farklılıklarından daha fazla (Asya ve Avrupa insanını grup olarak alırsak). Sonuç olarak Taylor küçük genetik farklılıkların olduğunu kabul edecek. Robin ise ırksal farklılığı fazla abartmaması gerektiğini anlayacak.

Ancak iki hayali genç hala bir soru hakkında düşünüyor; Robin, atletik veya entelektüel yetenekler için genler bulunduğuna inanıyordu. Aynı zamanda Ulusal Futbol Ligi’ndeki ve matematik ile fen dünyalarındaki ırksal eşitsizliklerin bunun en iyi açıklaması olduğunu düşünüyordu. Taylor, genlerin bununla ilgisi olmadığını söyledi. Yine, ne Robin ne de Taylor haklı. Genetik miras var ama çok küçük ve nadir bir etki.

Bilinmeyen faktörler ile sosyal ve fiziksel çevre (sağlık, beslenme, fırsatlar vb) de kişisel özelliklerin gelişimini etkiler. Öğrencilere ırkçılığın siyah-beyaz Amerikalılar için nasıl derinden farklı ortamlar ürettiği hakkında bilgi verildi. Robin’e göre, dersler, hepsinin karmaşıklığını kavramak, özellikle atletizm veya zeka için bir gen, hatta birkaç gen olduğunu, ya da birçok genin kümülatif etkisinin kesin bir fark yaratabileceğini iddia etmeyi imkansız hale getirdi. Donovan öğretmenlere müfredatın Taylor tarafından temsil edilen bakış açısına da karşılık verdiğini söyledi; “Bu yetenek yalnızca ‘nasıl büyüdüğünüzü, sahip olduğunuz fırsatları, yaptığınız seçimleri ve gösterdiğiniz çabayı’ etkiliyor.”

Son araştırmalar, genetik varyantların aynı popülasyon grubundaki bireyler arasındaki farklılıkların şekillenmesinde rol oynadığını gösteriyor. 

Kaynak;

NY Times

Yazar Hakkında

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü mezunudur. Bilim ve teknoloji haberciliğinden önce spor ve gündem alanlarında muhabirlik yaptı. Paylaşmak istediğiniz haberler için +90 (541) 380 12 73 numaralı whatsapp ihbar hattımızdan veya [email protected] adresinden ulaşabilirsiniz.
Bilim dünyasının son haberlerini kaçırmamak için eposta bültenimize hemen üye olun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir