Haber

Bilimsel dergilerin format farklılıkları araştırmacıları zorluyor

Bilimsel makaleler için yeniden biçimlendirme şartlarının zorluğunu bir grup bilim insanı araştırdı. Bilim insanları, PLOS One‘da yayımladıkları çalışmada, dergilerin yalnızca yüzde 4’ünün ilk başvuruda format gözetmediklerini ortaya koydu. 30 Ekim 2019’da yayımlanan çalışmada, yeniden biçimlendirme sürecinde harcanan zamanın, çoğu yayını en az 2 hafta geciktirdiği ve bu yeniden biçimlendirme süreçlerinde tüm dünyada 1,1 milyar dolar yıllık ek kaynak harcandığı vurgulandı.

Araştırma makalelerinin çoğu ilk başvuruda yayımlanmak üzere kabul edilmez. Makalelerin red edilmesinden sonra araştırmacılar, başka bir dergide makalenin yayımlanabilmesi için yeniden düzenlemeler yapmak zorunda kalır. Mevcut yeniden biçimlendirme sürecinin getirdiği yük, bilim insanları tarafından şimdiye kadar çok az konu edinilmişti.

Stanford ve California üniversitelerinde görevli bilim insanlarının çoğunlukta olduğu bir araştırma ekibi, InCites Journal Citation Reports veri tabanından seçilen 96 dergiden rastgele yeni yayımlanan üç makaleyi seçti. Ekip, yeniden biçimlendirme süreci hakkında bilgi toplamak için, ilgili toplam 288 yazara anket gönderdi. Aynı bilimsel merkezli dergilerin makale formatlarında önemli farklılıklar bulundu ve her dergi, makaleleri kendi formatlarında sunmak istiyordu. Dergilerin sadece yüzde 4’ü ilk başvuruda format gözetmedi. Ankete yanıt veren 203 yazardan (yüzde 71,5 cevap oranı), sadece yüzde 11,8’i yeniden biçimlendirme sürecinden memnun olduğunu belirtti.

Yeniden biçimlendirme sürecinin, çoğu makelenin yayımlanmasını en az iki hafta geciktirdiği bulundu. Buna ilaveten, yeniden biçimlendirme, makalelerin yaklaşık yüzde 20’sinde üç aydan fazla gecikmeye sebep oldu. Dergilerin formatlarına uyma çabası, tüm dünyada araştırma ekiplerine yıllık toplam 1.1 milyar dolardan fazla ekonomik yük getirdi (Ekonomik yük hesaplamasında doktora sonrası araştırmacı maaşı seçildi.)

Çalışmaya göre yazarların büyük çoğunluğu mevcut süreçten memnun değil. Ekip, dergiler arasında yeniden biçimlendirme şartlarını uzlaştırmayı veya evrensel formatsız bir ilk başvuru politikası oluşturmanın bu sorunların giderilmesine katkıda bulunabileceğini öneriyor.

Aynı odaklı dergiler bile farklı formatlar istiyor

Dergilerin formatlarında önemli farklılıklar vardı. Ekip, inceleme için seçilen 96 dergide makaleler için belirlenen 12 anahtar değişkeni karşılaştırdı. Bu makele formatlarının farklılığını göstermek için, mikrobiyoloji ve gastroenteroloji dergilerinin bulguları örnek olarak Tablo 1‘de gösterilmekte.

Aynı bilimsel odaklı dergiler arasında bile, yayımlanma şartları oldukça değişkendi. Örneğin, gastroenteroloji dergilerinde (7/12) format boyutları farklılık gösteriyordu. Yalnızca 4/12 dergide yazar katkı bölümü ve 8/12 dergide ise bir kapak mektubu isteniyordu. Makalelerin kelimesi sınırlamaları sadece 5/12 dergide açıkça belirtiliyordu ve bu da 3 bin 500 ile 6 bin kelime arasında değişiyordu. 12 dergiden 2’sinin tablo / şekil sınırlamaları; 4 derginin alıntıların sayısı konusunda kısıtlamaları bulunuyordu. Ek olarak, tüm gastroenteroloji dergileri bir özet gerektirmekle birlikte, özet için kelime sınırları 150 ila 300 kelime arasında değişmiştir.

Mikrobiyoloji dergileri için farklılıklar daha da çoktu. Örneğin, yalnızca 4/12 dergide bir yazar katkı bölümü gerekiyordu. Özet gastroenteroloji dergilerinde yaygın olmasına rağmen, mikrobiyoloji dergileri için bu geçerli değildi; 7 dergi standart özetlere ihtiyaç duymadığını belirtiyordu. Analizler sonucu, dergilerin yalnızca 4 / 96’sı (yüzde 4’ü) ilk başvuruda format aramıyordu.

Yeniden biçimlendirme süreci bilim insanlarının vaktini alıyor

Ekibin vurguladığı yeniden biçimlendirme sürecindeki başlıca zaman alıcı süreçler arasında, makele yapısını ayarlamak (örneğin soyut formatları değiştirmek), şekil formatlarını değiştirmek ve dergiler arasında önemli ölçüde değişen kelime sayılarını tutturmak bulunuyor.

Yazının kendisini gözden geçirmenin de ötesinde, yazarlar, genellikle çevrimiçi kurallarına uyum sağlamak zorunda. Bunlar, tüm yazarların e-postaları, ofis adresleri ve açıklamaları için verileri tekrar girmek gibi birçok başlıkta. Çoğu yazar bu yeniden biçimlendirme sürecinde “çok fazla zaman” harcadığını bildirdi.

Çalışma, yeniden biçimlendirme sürecinde -editörlerin makale başına 1 saat olarak tahmin ettiklerinin aksine-, yazarların yaklaşık yüzde 91’inin dört saatten fazla zaman harcadığını ve yüzde 65’inin yayından önce düzenlemenin sekiz saatten fazla sürdüğünü gösteriyor.

Ekip, çoğu zaman yüksek eğitimli bilim insanlarının keşif yerine yeniden biçimlendirmeye adadığı zaman miktarındaki sıkıntıyı dile getirdi. Özellikle genç araştırmacılar için bu tür gecikmeler, eğitim sürelerini arttırabilir, kariyer gelişimini geciktirebilir ve süreli hibelerin korunmasını zorlaştırabilir. Bu gecikmeler önemli ekonomik yük de getirebilir.

Kaynak;

PLOS One

Yazar Hakkında

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü mezunudur. Bilim ve teknoloji haberciliğinden önce spor ve gündem alanlarında muhabirlik yaptı. Paylaşmak istediğiniz haberler için +90 (541) 380 12 73 numaralı whatsapp ihbar hattımızdan veya [email protected] adresinden ulaşabilirsiniz.
Alakalı İçerikler
Haber

Bilimsel makale yazmanın püf noktaları

Bilim dünyasının son haberlerini kaçırmamak için eposta bültenimize hemen üye olun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir