2017 Suriye kimyasal saldırıyı Esad yapmadı mı?

Bilim insanları 2017’deki kimyasal saldırıyı Esad’ın yapmadığını söylüyor

7 dakikalık içerik

Suriye’de kimyasal saldırıyı Esad yapmamış olabilir.

4 Nisan 2017’de, Suriye Han Şeyhun‘da yapılan kimyasal saldırıda en az 80 kişi ölmüştü. Kimyasal sinir gazı olan sarin, maruz kalan canlıların ölümüne ve felç kalmasına neden oluyor. Kimyasal saldırı tüm dünyada yankı uyandırmış ve ABD, devlet başkanı Donald Trump’ın talimatıyla Suriye’nin Humus yakınlarındaki hava üssünü 59 Tomahawk füzesi ile vurmuştu; 3’ü asker, 5 kişi ölmüştü.

O günlerde ABD istihbarat teşkilatları, Suriye hükümetinin isyancıların bulunduğu beldede sarin dolu bir bomba attığına dair net kanıtlar bulduğunu açıkladı. 6 ay sonra, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü ve Birleşmiş Milletler, Ortak Soruşturma Mekanizması (JIM) raporunda da saldırılardan Esad sorumlu tutuldu.

Ancak geçtiğimiz günlerde yayınlanması planlanıp, yayın kararı durdurulan bir makaleye göre Esad, Han Şeyhun’da kimyasal saldırı düzenlememiş olabilir.

Makalenin, Princeton Üniversitesi’ndeki prestijli bir dergi olan Science & Global Security (SGS) tarafından yayınlanması planlanılıyordu. Fakat makale basılmaya başlandığında, SGS’nin editörleri, sert eleştiriler ve yayının Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve Rus hükümetine yardımcı olacağı konusunda uyarı aldıkları için yayını askıya aldı.

Makale: Saldırı, Suriye rejiminin tekelinde olmayan bir silahtan kaynaklandı

Makalenin yazarlarından Massachusetts Institute of Technology‘den (MIT) profesör Theodore Postol, füze savunması ve nükleer silahlar konusunda saygın bir uzman. Blog yazılarında ve röportajlarında Postol, Suriye rejiminin, Han Şeyhun kimyasal saldırısı ve inceleme yaptığı iki diğer saldırıdan sorumlu olmadığını savundu.

George Mason Üniversitesi’nden biyolojik ve kimyasal silah uzmanı Gregory Koblentz, Postol’ün ezici delilleri dikkate almadığını ve Postol’ün Esad yanlısı bir tutuma sahip olduğunu söyledi.

Uygulamalı matematikçi Goong Chen, Postol’ün iddialarını dikkate alarak Han Şeyhun’da olanları modellemek için yola çıktı ve Postol ve ekibiyle temasa geçti. Makalede belirtilen kimyasal bombanın atıldığı düşünülen çukuru buldular. Fotoğraflara, uydu görüntülerine, cephane kalıntılarına ve tanık görüşmelerine dayanarak, JIM, yaklaşık yarım metre derinliğindeki deliğin, Suriye hükümetince bir uçaktan atılan bombadan kaynaklandığı sonucuna varmıştı. Ancak Chen’in modelleri, Suriye hükümetinin tekelinde olmayan bir silah olan, küçük bir patlayıcı savaş başlığıyla donanmış 122 milimetrelik bir topçu roketi tarafından oluşturulabileceğini öne sürüyor.

13 Eylül’de araştırmacı topluluğu Bellingcat, makaleyi eleştirdi. Topluluk, modellerde taklit edilen çukurun Han Şeyhun’dakilerle eşleşmediğini ve 122 mm topçu roketinin oluşturduğu gerçek çukurlar gibi görünmediğini savundu. Bunun üzerine Postol, Bellingcat’ın kurucusu ABD’li gazeteci Eliot Higgins’i, “bilimsel bir eğitimi yok, bilimi bilmiyor ve hiçbir bilimsel eğitimle ilgilenmiyor” şeklinde ifadelerle eleştirdi.

Postol, soruşturma raporlarını, ABD’nin füze saldırılarını aklamak için yapılarak ‘sahte’ olmakla suçluyor.

Dergi, makaleyi yayımlamaması için uyarıldı

Koblentz, derginin editörlerinden Pavel Podvig‘e makaleyi yayınlamaması için birkaç e-posta attı.  Koblentz, Podvig’i “Bu son çalışmaya çok dikkatli yaklaşmalısınız” mesajıyla uyardı. Ayrıca Koblentz, makalenin “Esad rejiminin suçlarını örtbas etmeye yaradığını” ve “derginin itibarını kalıcı olarak lekeleyeceğini” ileri sürdü.

Bu ayın başlarında yayınlanan bir bildiride SGS editörleri, makalenin aslına göre değerlendirilen düzenlenmiş bir versiyonunu yayınlamayı planladıklarını açıklamıştı. Hatta editörler, çalışmanın yöntemine yönelik eleştirileri yanlış bulmuştu. Ancak 24 Eylül’de geri adım attılar. Editörler, bağımsız bir gözden geçirme sürecinin yaşanacağını, editörlerin makaleyi beklemeye aldıklarını ve makalenin inceleneceğini belirtti.

Makalenin askıya alınma kararı sonrasında Chen, şaşkın olduğunu söylerken; Postol, makalenin nihayetinde yayımlanacağına güvendiğini söyledi.

Söz konusu makale, bir varsayım senaryosunun adli bilgisayar simülasyonlarını kullanarak teknik bir analiz sunmakta. Çalışma, Han Şeyhun’daki kimyasal silah saldırısının özel bir yönünü, yani sarin gazının kaynağı olduğu belirlenen çukurun oluşumunu modellemekte. Yazarlar, bu analizin, Ortak Soruşturma Mekanizması’nın bazı önemli bulgularını sorguladığını öne sürüyor. Editörler ise, böyle bir iddiayı onaylamak veya çelişmek için daha fazla analiz ya da yeni kanıtların gerekli olacağına inanıyor.

Kaynaklar;

Science Mag

Science Mag-2

Science and Global Security-editörlerin açıklaması

Sizin yorumunuz nedir?

Your email address will not be published.