ASMR videoları etkili mi
/

ASMR videoları nasıl etki ediyor?

9 dakikalık içerik

ASMR videoları YouTube’daki arama metinleri arasında dünya çapında üçüncü sırada yer alıyor. Peki nedir bu ASMR? 

ASMR videoları, YouTube’da beynimizi rahatlatacak müziklerden, sakin bir uyku geçirmemizi sağlayan müziklere, sıradan işlerin yapıldığı videolara kadar birçok video türünü kapsıyor. ASMR’nin Türkçe karşılığı ise otonom duyusal meridyen tepkisi. Yani bir çeşit beyinsel orgazm olarak nitelendiriliyor. ASMR, bazı kişilerin fısıldama, hassas el hareketleri ve hafif dokunma gibi belirli “tetikleyicilerini” duyduklarında, gördüklerinde ve hissettiklerinde deneyimledikleri karmaşık bir duygusal durumdur. Bu his, başımızın tepe noktasından başlayarak, boynumuza ve uzuvlara yayılabilen bir karıncalanma hissi olarak tanımlanır. Karıncalanma hissi dalgalar halinde gelir, mutluluk ve gevşeme duygularının eşlik ettiği “hipnoz benzeri” sürükleyici bir durum oluşur.

ASMR’ye olan ilgi, terimin üretilmesinden bu yana son 10 yılda arttı; 2009’da YouTube’da kısa bir fısıltı videosu ile viral oldu. Bu videoları çekenlere ASMRtistler denilmekte ve ASMRtistler, sözde, videolarında milyonlarca görüntü toplayarak bu hipnoz benzeri coşkulu gevşeme durumunu ortaya çıkarıyor ancak araştırmalar, bununla tam olarak eşleşmedi. Bunun üzerine Essex Üniversitesinden bir araştırma ekibi, ASMR araştırmasının geleceği şekillenirken insanları, fikirleri ve kaynakları birbirine bağlayan bir araştırma ağını kurdu.

İlk ASMR videosundan biri;

ASMR herkesin deneyimlediği bir şey değil ancak bunu yaşayanların bildirdiklerinde tutarlılık olduğu artık biliniyor. Birincisi, araştırmacılar, ASMR’nin tipik olarak çocuklukta ortaya çıktığı konusunda hemfikir (Yaygın ilk örneklerden biri, okuldaki bit taramasında karıncalanma hissetmektir). İnsanlar, ASMR’nin bir “şey” olduğunu öğrendiklerinde, genellikle ya herkesin aynı deneyimi yaşadığını ya da kendilerine özgü bir durum olduğunu düşündüklerini bildirdi. İkincisi, insanların kendi zevkleri olmasına rağmen, ASMR tetikleyicilerinde dikkate değer tutarlılıklar bulunması. Yaygın tetikleyiciler arasında yumuşak dokunuş, fısıltı, yumuşak konuşma, yakın kişisel ilgi, hassas el hareketleri ve net sesler vardır. ASMR’yi tetikleyen durumlar genellikle bu tetikleyicilerin bir kombinasyonunu içeriyor. Örneğin, saçını kestirmek veya birinin çamaşır katlama gibi sıradan bir görevi tamamlamasını izlemek gibi. O halde, en popüler ASMR videolarının da bu tetikleyicileri simüle etmesi şaşırtıcı değil.

ASMR’de beyin karıncalanması 

ASMR ile ilgili üç beyin görüntüleme çalışması yapılmıştır. Bildirilen karıncalanmalar gerçek zamanlı olarak gerçekleştiğinde aktif hale gelen bölgelere bakıldı. Çalışmada araştırmacılar, ASMR’yi deneyimleyen 10 katılımcıyı inceledi.

Çalışma, ASMR karıncalanma dönemlerinin duygu, empati ve affiliatif (yakınlık) davranışlarla ilgili beyin bölgelerinde artan aktivasyon ile ilişkili olduğunu gösterdi. Bu bulgular başlangıç ​​niteliğinde ve küçük bir örneklem boyutuna dayanmakta ancak yazarlar ASMR’yi bakım ve tımar davranışlarına benzetiyor. Bu da ASMR’nin sosyo-duygusal bağla ilgili nörolojik yolları etkinleştirdiğini düşündürüyor.

Diğer iki beyin görüntüleme çalışması, ASMR’si olan ve olmayan insanlarla dinlenme halindeki beyin aktivitesindeki (insanlar sadece bir tarayıcıda yatarken) farklılıkları inceleyerek farklı bir yaklaşım benimsedi. ASMR’li kişilerin daha az farklı ve daha fazla harmanlanmış sinir ağlarına sahip olduğunu buldular. Bu da ASMR’nin duyularımızdan aldığımız duygusal tepkileri bastırma yeteneğinin azalması nedeniyle olabileceğini öne sürüyor; kötü bir şey gibi gelebilir ama böyle olmak zorunda değil. Duygusal deneyimlere yol açmak için hepimiz dış dünyadan gelen bilgileri (görüntüler, sesler, kokular) bütünleştiririz ancak bunu yapma şeklimiz farklılık gösterebilir. İç ve dış dünyalarımız arasındaki bağlantıları daha az engelleyebilmek, en sevdiğimiz müzikten tüylerimizin diken diken olması veya sanata tepki olarak karmaşık duygular yaşamak gibi daha yoğun pozitif duygusal deneyimler anlamına gelebilir. Aslında, ASMR’yi deneyimleyen kişilerin, müziğin neden olduğu titreme ve sinestezi (duyum ikiliği) gibi diğer karmaşık çoklu duyusal deneyimleri deneyimleme olasılığının daha yüksek olduğunu biliyoruz. Maalesef, ASMR’li kişilerin misfonya (sesten nefret etme) yaşaması daha olasıdır ki bu hiç hoş değildir.

Daha empatik ve hayal gücünde yetenekliler

Araştırmacılar, sinirsel farklılıkların yanı sıra, ASMR’li kişilerin, ASMR’yi deneyimlemeyenlerden farklı olduğu noktaları anlamaya çalıştı. Genel olarak araştırmalar, ASMR’yi deneyimleyen kişilerin daha kapsamlı veya merak uyandırıcı deneyimlere sahip olma eğiliminin daha yüksek olduğunu buldu. ASMR’ye sahip kişiler, hayal gücünü, entelektüel merakı, sanat ve güzelliği takdir etmeyi yansıtan “deneyime açıklık” kişilik özelliğinde daha yüksek puan aldılar. Ayrıca ASMR’li kişiler, çevresine karşı daha empatik ve kendini hayal gücüne, kurguya kaptırma yeteneğinde daha başarılı çıktı.

ASMR videolarındaki yorumlara hızlı bir bakış, sizi ASMR’nin insanlara gerçekten yardımcı olduğuna inandırmak için yeterli olabilir; ruh halini iyileştirmek, uykusuzluğu gidermek ve hatta yalnızlığa karşı koymak gibi. Şimdi bu anekdot iddialarını destekleyecek ön bilimsel kanıtlar ortaya çıkmış oldu. ASMR’li kişilerin, ASMR videolarını izlerken kalp atış hızlarında önemli düşüşler yakalandı. Bu stres azalmaları, farkındalık ve müzik terapisi sırasında yaşananlara benzerdi ancak ASMR’nin etkili bir tedavi şekli olarak kullanılıp kullanılmayacağı hala bilinmiyor.

Kaynaklar;

The Conversation

ZME Science

Sizin yorumunuz nedir?

Your email address will not be published.