antarktika kıtası

Antarktika kıtası iklim değişikliğinden uzaya birçok şeyi anlamamızı sağlıyor

4. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nde çekilen Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika belgeselinin bize kattığı Antarktika hakkındaki bilgileri derledik.

8 dakikalık içerik

Antarktika kıtası bayrağı, resmi saat dilimi, sahibi olmayan bir kıta. Antarktika’daki bilimsel araştırmalar 1961’de imzalan Antarktika Anlaşması ile başladı. Bu anlaşmayla birlikte Beyaz Kıta, “bilimsel bölge” ilan edildi. Türkiye ise 1995 yılında anlaşmaya taraf olarak gözlemci ülke statüsü aldı. Türkiye, gözlemci ülke statüsünden sıyrılıp danışman ülke olabilmek için kıtaya bilim seferleri düzenlemeye ve kalıcı bir üs kurma çalışmalarına başladı. 2019 yılında düzenlenen 3. Antarktika Seferinde ülkemiz, Horseshoe Adası’nda bir kamp kurdu; Türk Bilimsel Araştırma Kampı. 

Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika belgeselinden bu haber serimizin ilkinde bahsetmiştik. Belgesel, küresel iklim değişikliğini anlamamıza katkıda bulunan ve iklim değişikliğinin aslında başlangıç noktası olarak kabul edilen kutup bölgelerine vurgu yapıyor. Hatta belgeselin sonuna doğru, tüm insanlığın taşın altına elini koyması gerektiğini belirten o söz damgasını vuruyor: “İnsanlık yön değiştirmezse, 21’inci yüzyılda dünya haritasını savaşlar değil, iklim değiştirecek.

Dünyadaki buzulların yüzde 90’ı Antarktika kıtasında bulunuyor. Küresel ısınmanın etkisiyle bölgede yılda yaklaşık 250 milyar ton buzul eriyor. Başka deyişle her yıl yüz milyon olimpik yüzme havuzunu dolduracak kadar buzul eriyor. Erime devam ederse yüzyılın sonunda deniz seviyesi 65 santimetre yükselerek Dünya haritasını değiştirecek. Bu da bazı şehirlerin ve ülkelerin tamamen sular altında kalması demek. Deniz seviyesinin yükselmesi bir yarımada olan Türkiye’nin sahillerinin de sular tarafından yutulması anlamına geliyor. 2060 yılına kadar deniz seviyesindeki yükseliş nedeniyle 1,6 milyar insanın evsiz kalması, 20 yıl içinde ise en az 192 milyon insanın iklim mültecisi olması bekleniyor.

Antarktika bilimsel üs konumunda bir kıta demiştik. Öyle ki bu doğal laboratuvarda yaşayan canlılar, bilim insanlarının çalışmalarına birçok yönden katkıda bulunuyor. Antarktika’daki olağandışı koşullarda oluşan maddeler, antibiyotik dirençli enfeksiyonlardan kansere kadar çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek ilaçlara dönüştürülmeye başlandı bile. Kutup araştırmalarının amacı, sonuçlar yaşam tarzımızı gözden geçirmemizi sağlarsa ortaya çıkıyor.

Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika kıtasının coğrafyası

antarktika nasıl bir kıta
Türk bilim insanları, Antarktika’da çalışmalar yaparak Antarktika araştırmalarında “biz de varız” dedi.

Dün yayımladığımız bu haber serimizin ilk bölümünde 4. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde çekilen Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika belgeselinden bahsetmiştik. Bu belgesel, “Bir kıta hayal edin; resmi bir saat dilimi olmasın, sahibi, bayrağı, başkenti olmasın, yerli halkı dahi bulunmasın. Sınırları içinde tek bir sürüngen, tek bir ağaç görünmesin. Dünyanın en uç, en izole noktasında üzerinde kan dökülmüş bir toprak olmasın. Bu kıta bir hayal değil, bu kıta Antarktika. Yerkürenin geçmişi, bugünü, yarını bu doğal laboratuvarda saklı.” ifadesiyle başlıyor.

Antarktika kıtasında şimdiye kadar ölçülen en düşük sıcaklık -89 derece. Yaz ayı Kasımda başlayıp Şubatta bitiyor. Antarktika’nın nispeten daha ılıman koşullara sahip kuzey bölgeleri ise turistlerin uğrak noktası. 1950’lerde kıtada başlayan turizm ile o yıllarda kıtada yıllık yaklaşık 100 kişi ağırlanırken, şimdi yıllık 55 bin turist kıtayı ziyaret ediyor.

Penguenlerin anavatanı olan Antarktika’da yerel halk temel olarak foklardan, kuşlardan ve balinalardan oluşuyor. Deniz böceklerinin haricinde karada yaşayan tek böcek türü var. İnsanla temasları yok denecek kadar az olan hayvanlar, ne insandan kaçıyor ne de saldırgan davranıyor. Oysa insan yaşamı on binlerce öteden bile bakir yaşamı tehdit ediyor.

Beyaz Kıta’ya ayak basan ilk Türk; Atok Karaali

Yeryüzünün su ve gıda deposu olarak tanımlanan Beyaz Kıta, 14 milyon kilometre kareyle dünyanın kare yüzölçümünün onda birini kaplıyor. Kaptanı Derya Piri Reis, 1513 yılında çizdiği haritayla Türk ve dünya denizcilerinin bu uzak coğrafyaya dair ilk rehberi olmuştur. Şimdi ise birçok ülkenin yaptığı gibi Türkiye’den 24 kişilik bilim heyeti de bu kıtaya giderek araştırmalarını sürdürdü.

Türk bilim ekibi, Türkiye’den Antarktika’ya gidene kadar uzun saatlerini uçak ve gemilerde geçirdi. Şili’nin en güneyindeki Puerto Williams, ekibin, Antarktika’ya ulaşmadan önceki son durakları oldu. Buraya ekip, 30 saatlik uçuşlarla ulaştı. Türkiye’nin yaklaşık 17 katı büyüklüğünde olan Antarktika’ya ulaşan ekibimiz, burada ilk izlenimlerini yaptı. Bu yıl, insanlığın kıtaya ilk kez adım atmasının tam 200. yıldönümüydü.

Yarım asır önce Atok Karaali, Antarktika’ya ayak basan ilk Türk bilim insanı olmuştu ve Karaali Kayalıkları’na ismini verdi. Ardından Umran İnan, kıtaya ayak basarak İnan Tepesi’ne; kıtada bilinen ilk Türk bilim kadını Serap Tilav ise Tilav Buzul Dili’ne adını verdi.

Antarktika haber serimizin ilki;

Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika belgeseli

Sizin yorumunuz nedir?

Your email address will not be published.