İnsansı fosili

3.8 milyon yıllık kafatası Lucy’nin atalarının olası yüzünü gösteriyor

4 dakikalık içerik

3.8 milyon yıllık bir kafatası, “Lucy“nin (Australopithecus afarensis fosili) olası atalarının yüzünü ortaya koyuyor. Yeni keşfedilen fosilleşmiş insansı kafatası, bilinen en eski Australopithecus anamensis kafatası olarak tanımlandı. Australopithecus anamensis‘in 4,2 ila 3,9 milyon yıl önce; Australopithecus afarensis‘in ise 3,8 ila 2,9 milyon yıl önce yaşadığı düşünülüyor.

Etiyopya’nın Woranso-Mille bölgesinde bulunan bir insansıya ait kafatası, Australopithecus anamensis olarak sınıflandırıldı. Cleveland Tabiat Tarihi Müzesi’nden paleoantropolog Yohannes Haile-Selassie liderliğindeki araştırma ekibinin çalışması, 28 Ağustos tarihinde Nature‘da yayımlandı. Bulunduğu yer olan Miro Dora’dan dolayı yeni fosil, MRD olarak adlandırılıyor. Araştırmacılar, fosilin muhtemelen erkek bir bireye ait olduğunu söylüyor.

3.2 milyon yıllık kısmi iskeletten oluşan Lucy, Australopithecus afarensis‘in bilinen örneklerinden. Woranso-Mille bölgesi çalışma ekibinde yer almayan Missouri Üniversitesi’nden (ABD) paleoantropolog Carol Ward, “Muhteşem bir keşif. Benim ekibim de dahil ekipler, bunun gibi bir australopith (bilinen en eski insansı fosilleri) kafatası arıyordu. Beklediğimiz örnek buydu.” şeklinde konuştu. Çünkü, şimdiye kadar ki A. anamensis fosilleri yalnızca kısmi üst ve alt çeneler, dişler, bir kafatası bölümü ve bazı alt vücut kemiklerinden oluşuyordu. Daha önce Kenya ve Etiyopya’da bulunan bu örnekler 4,2 milyon ila 3,9 milyon yıl öncesine dayandırılıyor.

A. afarensis ve A. anamensis en az 100 bin yıl beraber yaşadı

Paleoantropolog Yohannes Haile-Selassie, Australopithecus anamensis’e ait kafatasını tutuyor. Foto; Cleveland Tabiat Tarihi Müzesi

Case Western Reserve Üniversitesi’nden (ABD) jeolog (yer bilimci) Beverly Saylor, fosilin bulunduğu alanın yakınındaki volkanik kaya katmanlarının yaşlarını tahmin ederek fosili tarihlemeye çalıştı. Jeolojik bulgular, fosil A. anamensis bireyinin bir nehrin göle döküldüğü kumlu tortular ile kaplı alanda bulunduğunu gösteriyor. Saylor, bölgenin büyük ölçüde kuru ancak bazı ormanlık alanların da bulunduğunu ve volkanik püskürmelerin bazen çevreyi örttüğünü açıkladı.

A. anamensis ilk olarak 1995’te, çoğunlukla Kenya’da bulunan 4 milyon yıllık diş ve çene fosilleri ile tanımlandı. Tarihler ve bazı anatomik benzerlik göz önüne alındığında, araştırmacıların çoğu, türlerin birbirinin yerine geçtiğini düşünüyordu. Yani A. anamensis‘in yavaş yavaş yerini A. afarensis’e bıraktığı üzerinde duruluyordu. Ancak bu çalışma ile iki türün en az 100 bin yıl kadar birlikte yaşadığı sonucuna ulaşılıyor. Ekip, kafatasının çıkık elmacık kemikleri, uzun köpek dişleri ve oval şekilli kulak deliklerinin, daha büyük beyinli, düz yüzlü A. afarensis yerine A. anamensis’e benzediğini açıkladı.

Kaynaklar;

Science Mag

Science News

Sizin yorumunuz nedir?

Your email address will not be published.